AZİZ DOST

Feyzi Taşolar
Feyzi Taşolar

Ya işte böyle aziz dost,

Anla beni!.

An­lat­ma­dan anla beni.

Sorma, sor­gu­la­ma!.

Din­le­me­den anla beni.

Bak Gü­ne­şe gölge düş­müş,

Hi­la­le hüzün çök­müş.

Do­lu­nay’ın gözü dolu,

Yıl­dız­lar kır­gın ve dar­gın.

Bu­lut­lar ağ­la­dı, ağ­la­ya­cak.

Ka­rar­dı ay­dın­lı­ğın özü,

Kı­zar­ma­dı ar­sı­zın yüzü.

Yer­kü­re­nin özü çat­la­dı;

Arın­dan, utan­cın­dan…

Ve edep meze oldu;

Mey­ha­ne­ler de ak­şam­cı­la­ra.

Sen hâla bana:

Dayan di­yor­sun; da­ya­na­mı­yo­ro­rum.

Sab­ret di­yor­sun; ede­mi­yo­rum.

Görme di­yor­sun; gö­rü­yo­rum.

Duyma di­yor­sun; du­yu­yo­rum.

An­la­ma di­yor­sun; ama an­lı­yo­rum.

Ne olur AZİZ DOST,! Sen de anla beni;

Sor­ma­dan, sor­gu­la­ma­dan;

Din­le­me­den ve de yar­gı­la­ma­dan;

SEN DE ANLA BENİ;

NE OLUR!..

- Elbistanın Sesi Gazetesi, Feyzi Taşolar tarafından kaleme alındı
https://www.elbistaninsesi.com/makale/9967318/feyzi-tasolar/aziz-dost