GÖNÜL İNSANI OLMAK

Hamdi Yüce
Hamdi Yüce

"Dostlarını daima vefa ile hatırla...!

Arayan sen ol, bulan sen.

Tanıyan sen ol, kucaklayan yine sen...!

Kula vefası olmayanın

Hakk'a (CC) vefası olmaz" ( Hz Mevlana).

Gönül insanı, yolu insan sevgisinden geçen, gönüllere nazar eden, kalp, dil ve davranışlarıyla göz ve gönüllerde yer bulandır. Onda insanların faydasına olacak ileriye doğru hamleler vardır. Yapamasa da beyninde ve yüreğinde yapabilmek istemenin sancısı yerinde durduramaz eder onu.

" Önce o, sonra ben" düşüncesini bilmez. Bu açıdan bencil hiç değildir. İnsanlara ulaşmak, gönüller kazanmak bu yüzden niyeti ve fiiliyatıyla da uyumludur.

Gönle girmek, kalplere dokunmak ve kazanmak için kendini zorlamaz. Bu sebeple yüreğinden yüreklere bir başka akar. Bilir ki vermeden almak ona Züldür. "Ne ekersen onu biçersin" anlayışı hareket noktasıdır. O, yüreğinin gittiği yere gitmeyi sever. Onun sermayesi vicdanı, yüreği, inancı, dilidir. Hasbi ruhlu biridir. Diğer kâm'dır. (başkasını düşünen) Nerde ağlayan bir göz, mahzun yürek veya düşkün birini görse yüreği kanar. İçi dağlanır. Kalp ve beden harekete geçer. Hedefi bellidir: Gönle dokunmak, gönül almak, gönül yapmak ...

Gönül insanı, insana değer verendir. Bakış açısındaki merkez nokta insandır. "Yaratandan ötürü yaratılanı hoş görür." İnsanların da kendi gibi şaşar beşer olduğunun bilincindedir.

"Aç sineni ummanlar gibi olsun/ Ulaşamayacağın gönül, uzanamayacağın el kalmasın " düsturu ona yol gösterir.

İnsan odaklıdır. Kalpten kalbe yol gittiğinin bilincindedir. Yere göğe sığmayan Allah'ın o gönüllere sığdığının farkındadır Bir gönül yıkmanın " Kâbe" yıkmak kadar kahredici olduğunu bilir. Bu yüzden gönüllere çok hassastır.

Dilini yüreğiyle ısıtır da öyle servis eder muhatabına. Kalp kırmayı bilmez. Bilmez ama kalbi de çok narindir. Çabuk incinse de muhatabının pişman olabileceğini, bir gün özür için, helalleşmek için gelirse affedeceği beklentisindedir. Yani affedici biridir." Yaradan bile yığınla günahı ve kusuru olsa, tevbe eden kulunu affediyorsa ben niye affetmeyeyim " düşüncesindedir.

Alçak gönüllüdür, engin yüreklidir, izzetlidir, vakurdur. Etrafında göremediği bir sevgi halesi vardır onun hep.

Kendisini(haddini) bilir, sonra vefa bilir, hatır bilir, kadir bilir,, üslup bilir, adap bilir. Oturması, kalkması, kelamı estetiktir. Kelam- ı kibar, kibar-ı kelam yani.

Ahlâklıdır, merhamet sahibidir. Kul hakkına riayet eder, elinden ve dilinden başkasının zarar görmediğidir. Gönül kırmamaya çok özenlidir.

Bakışı ibret, sözü hikmet, duruşu vakarlı, gönlü alçak, fikri tefekkürdür. Yaradan ile yaratılan arasında hep bağ kurmaya çalışır. Bu bağı kesintisiz kurma gayretindedir. Gördüğü görmediği her ne varsa Evren'de onlara Allah'ın sanatı gözüyle bakar. Bu bakış hem yaradana hem de yaratılana olan sevgisini arttırır. Hal böyle olunca da hem yaşamaya hem insanlara mana gözüyle bakar ve muhabbet duyar ..O sebeple hayatın ve yaşamanın gayesinin ne olduğunu aklından çıkarmaz ."Bu dünyaya neden geldik, niçin varız" sorularıyla yaratılış amacına uygun davranmak ister.

Gönül ehli olmak, gönüllere bir köprüdür. Gönüller inşa etmektir.

Madem öyle ve madem ölümlüyüz. Şu gök kubbede yaratan ve yaratılan için ne yaparsak hoş bir sada olarak o kalacaktır bizden geriye.

En kalbi duygularımla selamlıyorum zatınızı aziz okuyucu

- Elbistanın Sesi Gazetesi, Hamdi Yüce tarafından kaleme alındı
https://www.elbistaninsesi.com/makale/10026159/hamdi-yuce/gonul-insani-olmak