Diriliş düşüncesinin mimarı Sezai Karakoç Hakk'a yürüdü

Adnan Yılmaz
Adnan Yılmaz

Di­ri­liş dü­şün­ce­si­nin mi­ma­rı Sezai Ka­ra­koç Hakk'a yü­rü­dü

Şair ve mü­te­fek­kir ve Yazar Sezai Ka­ra­koç 88 ya­şın­da ha­ya­tı­nı kay­bet­ti. Di­ri­liş dü­şün­ce­si­nin mi­ma­rı olan Ka­ra­koç, Türk ede­bi­ya­tı­na kat­tı­ğı sa­yı­sız eser­le ha­fı­za­la­ra ka­zın­dı. Ka­ra­koç'un ce­na­ze­si, 17 Kasım 2021 ta­ri­hin‘ de ikin­di na­ma­zı­nı mü­te­akip İstan­bul Şeh­za­de­ba­şı Ca­mi­sin­de kı­lı­nan ce­na­ze na­ma­zı­nın ar­dın­dan ca­mi­nin ha­zi­re­si­ne def­ne­dil­di.

"Ben bir beyaz saçlı aşık, sen bir ih­ti­yar...

O gün bana yak­la­şır­ken ey ilahi yar,

Esir­ge­me göz­le­rim­den bir son bu­se­ni,

Kir­pi­ğin­den yavaş yavaş bir damla aksın,

Çünkü ruhum, sen de o gün an­la­ya­cak­sın

Ki hiç kimse benim kadar sev­me­miş seni"

Sezai Ka­ra­koç

De­ğer­li Dost­lar!

“Sezai Ka­ra­koç Üs­ta­da ve Di­ri­liş Genç­li­ği’ ne; mil­let ola­rak sahip ol­du­ğu­muz ve ta­ri­hî süz­geç­ten geçen de­ğer­le­ri­mi­zi kendi in­sa­nı­mı­za ve bütün in­san­lı­ğa ta­nıt­mak kül­tü­rel kal­kın­ma açı­sın­dan son de­re­ce önem­li ol­du­ğu gibi aynı za­man­da in­sa­ni bir so­rum­lu­luk­tur.

Ya­şa­yan de­ğer­le­ri­miz­den biri olan Sezai Ka­ra­koç, ede­bi­ya­tı­mı­zın ge­le­ce­ği­ni şe­kil­len­dir­me­si ve bu bağ­lam­da top­lu­ma kat­kı­la­rı açı­sın­dan önem­li bir yere sa­hip­tir.

Üstat Sezai Ka­ra­koç ki şa­ir­li­ği­nin ya­nın­da fikir, sanat ve ede­bi­yat ala­nın­da yaz­dık­la­rı ile Cum­hu­ri­yet Dö­ne­min­de sanat ve ede­bi­yat dün­ya­sı­na dam­ga­sı­nı vur­muş abide şah­si­yet­ler­den bi­ri­si­dir.

Eser­le­rin­de, bir ta­raf­tan İslam Me­de­ni­ye­ti­nin geç­mi­şin­de­ki par­lak dö­nem­le­ri­ne gön­der­me­ler­de bu­lu­nan Ka­ra­koç, bir ta­raf­tan da “yenik” me­de­ni­ye­ti­mi­zi “ihya ha­re­ke­ti” diye ad­lan­dı­ra­bi­le­ce­ği­miz “Di­ri­liş” fikri et­ra­fın­da de­rin­le­me­si­ne tah­lil ve sen­tez­le­re var­mak­ta­dır.

Onun şi­ir­le­rin­de ve te­fek­kü­rün­de mazi, öz­le­nen bir ha­tı­ra, ye­ni­den ya­şa­nı­la­bi­lir bir me­de­ni­yet ta­sa­rı­mı­nın il­ke­le­ri giz­li­dir.

Bu yö­nüy­le Ka­ra­koç, Yahya Kemal’in:

“Ne ha­ra­bî ne ha­ra­ba­tî­yim

Kökü ma­zî­de olan âtî­yim…”

Di­ze­le­rin­de­ki derin ma­na­yı faz­la­sıy­la hak eden sa­nat­kâr, ide­olog ve bir te­fek­kür adamı ol­mak­la sim­ge­len­miş­tir.

Onun dü­şün­ce dün­ya­sı, me­de­ni­ye­ti İslam ve Ha­ki­kat tezi çer­çe­ve­sin­de ol­gun­la­şıp ge­li­şir.

Onun zih­nin­de, dü­şün­ce­sin­de ve ka­le­min­de in­san­lı­ğı ku­cak­la­ya­cak yeni bir me­de­ni­ye­ti nasıl ihya ede­bi­li­ri­zin kay­gı­sı var­dır.

Di­ri­liş Nesli’nin Amen­tü­sü’nde or­ta­ya koy­du­ğu um­de­le­ri, “Taha’nın Ki­ta­bı”nda “Taha” adıy­la sem­bol­leş­tir­di­ği örnek bir gence ödev ola­rak yük­le­miş; bu yö­nüy­le de Türk ede­bi­ya­tın­da “Âsım’ın Nesli” gibi ideal insan an­la­yı­şı­na kendi bakış açı­sın­dan kat­kı­da bu­lun­muş­tur.

Her sa­nat­çı, mü­tef­fek­kir; için­de doğ­du­ğu kül­tü­rel dün­ya­nın hem mi­ras­çı­sı­dır hem de onu ge­liş­ti­ren, ye­ni­den oluş­tu­ran emek­çi­si­dir. İdeali olan “ufuk­lar ve daha öte­si­ni” gös­ter­mek ister.

Bir kez daha vur­gu­la­mak ge­re­kir ki Sezai Ka­ra­koç, ya­şa­dı­ğı­mız çağı ve bu çağı oluş­tu­ran kül­tü­rel te­mel­le­ri bi­linç­le kav­ra­mış bir dü­şü­nür ve sa­nat­çı­dır.

O, ideal bir in­san­dır. Onun dile ge­tir­di­ği Di­ri­liş öğ­re­ti­si, ilk in­san­dan baş­la­ya­rak me­de­ni­yet­le­rin, top­lum­la­rın va­ro­luş­la­rı­nın ta­ri­hî-sos­yo­lo­jik pers­pek­tif­le bütün di­na­mik­le­ri­ni dik­ka­te ala­rak bü­tün­cül bir şe­kil­de açık­la­yan bir dü­şün­ce­dir.

Bü­tün­cül özel­li­ği ile Di­ri­liş, aynı za­man­da me­ta­fi­zik ve ma­ne­vi bir öğ­re­ti­dir. Bu ba­kım­dan Di­ri­liş öğ­re­ti­si, yeni bir za­ma­nı; sa­nat­la, dü­şün­cey­le, me­ta­fi­zik­le, es­te­tik­le, er­dem­le, si­ya­set­le ve bi­lim­le oluş­tur­ma ide­ali­dir; bu ide­alin çağ­rı­sı­dır. Onun çağ­rı­sı tüm in­san­lı­ğı mu­ha­tap kabul eden ev­ren­sel bir in­san­lık ide­ali­dir.

Sezai Ka­ra­koç, Batı’nın ve Doğu’nun kül­tü­rel dün­ya­sı­nı özüm­se­miş, onu bi­lim­sel ola­rak tet­kik etmiş bir dü­şü­nür­dür.

Di­ri­liş dü­şün­ce­si­ni, 200 yıl­lık de­ği­şim ma­ce­ra­mız ile in­sa­nı­mı­zı ve me­de­ni­ye­ti­mi­zi ku­şa­tan ger­çek­le­ri bir bü­tün­lük için­de olan­ca de­rin­li­ği ile an­la­mış ve an­lat­mış­tır. O, büyük mil­let fo­toğ­ra­fı­nı bir bütün ha­lin­de çek­me­yi, onu sa­na­tı ve dü­şün­ce­siy­le bir ide­ale dö­nüş­tür­me­yi ba­şar­mış bir bi­lin­cin, bir sesin sa­hi­bi­dir.

Eğer ya­şa­dı­ğı­mız şu gün­le­ri ve dün­ya­nın ge­çir­di­ği sos­yal, eko­no­mik ve si­ya­si kriz­le­ri dik­ka­te alır­sak Sezai Ka­ra­koç, “Dün­ya­nın Bi­lin­ci” ola­rak “Di­ri­liş Öğ­re­ti­si­ni” an­lat­tı­ğı eser­le­riy­le kar­şı­mız­da bir “Dü­şün­ce Kı­la­vu­zu” ola­rak dur­mak­ta­dır.

Ül­ke­mi­zin ye­tiş­tir­di­ği dü­şün­ce ve kül­tür ha­ya­tıy­la ya­kın­dan il­gi­le­nen her­ke­sin ta­nı­yıp sev­di­ği de­ğer­li bir yazar, şair ve dava ada­mı­dır Sezai Ka­ra­koç.

Daha ya­şar­ken hak­kın­da en çok kitap ve ma­ka­le ya­zıl­mış önem­li isim­ler­den biri ol­ma­sı ise hiç de te­sa­düf de­ğil­dir.

Hece, Yedi İklim, Biat, Türk Ede­bi­ya­tı, Ki­tap­lık ve Lu­din­gir­ra; Sezai Ka­ra­koç ile il­gi­li özel sayı ya­yın­la­mış bazı der­gi­ler­dir.

Şaban Abak’ın “Yıl­dız Tu­tul­ma­sı”, Şakir Dic­le­han’ın “Sanat ve Dü­şün­ce Dün­ya­sın­da Sezai Ka­ra­koç”, Ebu­be­kir Eroğ­lu’nun “Sezai Ka­ra­koç’un Şiiri”, Prof. Dr. Turan Ka­ra­taş’ın “Doğu’nun Ye­din­ci Oğlu Sezai Ka­ra­koç, Dok­to­ra Tezi”, Doç. Dr. Mu­hit­tin Bilge’nin “Me­de­ni­ye­tin Di­ri­li­şi, Yük­sek Li­sans Tezi”, Prof. Dr. İlhan Genç’in “Leyla İle Mec­nun’un İki Şairi, Fu­zû­lî ve Sezai Ka­ra­koç”, Doç. Mü­ni­re Kev­ser Baş’ın “Di­ri­liş Taş­la­rı: Sezai Ka­ra­koç’un Dü­şün­ce ve Sa­na­tın­da Temel Kav­ram­lar, Dok­to­ra Tezi ile aynı ya­za­rın Sezai Ka­ra­koç Şi­irin­de Me­ta­fi­zik Vurgu ve Dr. Mus­ta­fa Çoban’nın” Di­ri­liş Nes­li­nin Ma­ne­vi Di­na­mik­le­ri” onun için ya­zıl­mış eser ve in­ce­le­me­ler­den sa­de­ce ba­zı­la­rı…

Ali Hay­dar Hak­sal’ın “Ele­ğim sağ­ma­lar­da Gök Anıtı”, Meh­met Çe­lik-Ya­kup Çelik’in “Sezai Ka­ra­koç Anma Ki­ta­bı” ve Prof. Dr. Ali İhsan Kolcu’nun “Sezai Ka­ra­koç’un Po­eti­ka­sı”, Sıd­dık Ak­ba­yır’ın “Yok­tur Göl­ge­si Tür­ki­ye’de-Se­zai Ka­ra­koç”, Ka­ra­koç’la il­gi­li ka­le­me alı­nan de­ğer­li ki­tap­lar ara­sın­da­dır.

Bunun yanı sıra Kah­ra­man­ma­raş Be­le­di­ye­si, “Kah­ra­man­ma­raş’ta Sezai Ka­ra­koç’la Kırk Sa­at-Sem­poz­yum Bil­di­ri­ler Ki­ta­bı” ve İstan­bul Fatih Be­le­di­ye­si ”Dü­şün­ce ve Sanat Dün­ya­mız­da Ka­ra­koç, Sem­poz­yum Bil­di­ri­le­ri” adlı birer kitap ya­yın­la­mış ol­ma­la­rı ise onun ne kadar önem­li bir şah­si­yet ol­du­ğu­nu gös­ter­mek­te­dir.

Ay­rı­ca Di­yar­ba­kır Dicle Üni­ver­si­te­sin­de 2012 yı­lın­da Sezai Ka­ra­koç ko­nu­lu bir sem­poz­yum dü­zen­le­ne­rek çok yönlü bir ça­lış­ma ya­pıl­mış­tır.

Top­lum­la­rın ye­tiş­tir­di­ği dü­şün­ce, sanat ve ilim adam­la­rı­na karşı her­ke­sin ge­rek­li saygı ve ehem­mi­ye­ti gös­ter­me­si top­lum­la­rın daha üret­ken ve daha ve­rim­li ola­bil­me­si için ka­çı­nıl­maz­dır.

Top­lum­la­rın söz ko­nu­su ki­şi­le­rin de­ğe­ri­ni tak­dir etmek ve on­la­rı ge­lecek ku­şak­la­ra ta­nıt­mak gibi bir borcu bu­lun­mak­ta­dır. Ka­le­me almış bu­lun­du­ğum bu ki­tap­çı­ğın temel amacı da işte bu bor­cun öden­me­si­ne küçük de olsa bir kat­kı­da bu­lu­nul­ma­sın­dan iba­ret­tir.

Bu ça­lış­ma­mız­da dü­şün­ce ve dava adamı Sezai Ka­ra­koç’u biz­zat kendi ifa­de­le­riy­le ta­nıt­mak için yo­rum­dan zi­ya­de alın­tı­la­ra yer ver­me­ye azami öl­çü­de gay­ret ettik. İste­dik ki genç­le­ri­miz üs­ta­dı­mı­zı kendi ifa­de­le­ri ve üs­lu­buy­la ta­nı­sın.

Neden Genç­lik?

Çünkü mil­let­le­rin bu­gü­nü­nü, ya­rı­nı­nı ve is­tik­ba­li­ni ema­net ede­cek­le­ri ye­gâ­ne ser­ma­ye­si genç­ler­dir.

“Bis­mil­lah “di­ye­rek “Ye­ni­den Di­ri­liş Genç­li­ği“ adlı ki­ta­bı yaz­mış ol­ma­mı­za en büyük etken; 41 yıl­lık hiz­met­kâr­lık tec­rü­be­mi­zin ar­dın­da­ki “Halka Hiz­met Hakk’a Hiz­met­tir” düs­tu­ru­nu ak­tar­mak ve bu ve­si­ley­le Allah‘ın rı­za­sı­nı ka­zan­mak­tır. Genç­le­ri­mi­zi rol model ola­rak ya­şa­yan üstat Ka­ra­koç ile bir nebze de olsa bu­luş­tu­ra­bil­me­nin he­ye­ca­nı­nı ve aş­kı­nı du­yu­yor ol­mak­tır. Evet, ça­lış­ma­la­rı­mı­za hız verip bu uğur­da ilk adı­mı­mı­zı attık. Her şey zaten atı­lan ilk adım­la baş­la­mı­yor mu? Genç nesle, unu­tul­ma­ya yüz tutan de­ğer­le­ri­mi­zi ha­tır­lat­mak, millî ve ma­ne­vî de­ğer­le­riy­le bu­luş­tur­mak için yola ko­yul­duk. Aziz mil­le­ti­mi­ze yön ver­miş kah­ra­man­la­rı­mı­zın unu­tu­lup git­me­si­ni de­ğer­le­ri­mi­zin yok ol­ma­sı­nı is­te­mi­yor­sak “Ye­ni­den Di­ri­liş Genç­li­ği’ne “ih­ti­ya­cı­mız var­dır. Derdi; dev­let, vatan, mil­let, ezan, bay­rak olan her­ke­sin ba­şı­mı­zın üs­tün­de yeri var­dır ve onlar bu mil­le­tin temel ta­şı­dır. Biz de aziz mil­le­ti­miz­le, yüce dev­le­ti­mi­zin dün­ya­da en güçlü ve lider ülke olma viz­yo­nu­na kat­kı­da bu­lun­mak ar­zu­suy­la bu ki­ta­bı­mı­zı yaz­ma­ya gay­ret ettik.

Dert­le­ri, ga­ye­le­ri, he­def­le­ri; din, dev­let, vatan, mil­let, bay­rak ve ezan olan son asrın dü­şün­ce ha­ya­tı­na dam­ga­sı­nı vuran üç isim var­dır ki, bizim ilim ve irfan ha­ya­tı­mız­da çok müs­tes­na yer­de­dir­ler. Hem­dert ol­du­ğu­muz bu üç müm­taz şah­si­ye­ti genç­le­ri­mi­ze, ço­cuk­la­rı­mı­za bir yö­nüy­le olsun ta­nı­ta­bil­mek, an­la­ta­bil­mek ama­cıy­la na­çi­za­ne bir ça­lış­ma içine gir­dik

Allah uzun ömür ver­sin, hâlen ha­yat­ta bu­lu­nan fikir dün­ya­mı­zın müs­tes­na in­sa­nı, Di­ri­liş da­va­sı­nın mi­ma­rı, Sezai Ka­ra­koç ile il­gi­li ça­lış­ma­mı­zı da ni­ha­yet ta­mam­la­ya­rak “Ye­ni­den Di­ri­liş Genç­li­ği” adıy­la ya­yı­ma ha­zır­la­dık.

O; Sezai Ka­ra­koç ki eği­tim ve öğ­re­ti­min aslî ama­cı­nın öz me­de­ni­ye­ti­mi­zi genç­ler­le bu­luş­tur­mak ol­du­ğu­na yü­rek­ten ina­nır. İnsa­nı­mı­zın, özel­lik­le genç­li­ği­mi­zin bilgi, ahlak ve ide­al­le­ri­nin en üst se­vi­ye­de ol­ma­sı için gay­ret gös­te­rir. Okul­la­rın sa­de­ce öğ­re­ti­min sağ­lan­dı­ğı yer­ler ola­rak değil, aynı za­man­da ah­lak­ça yük­sek, üstün ka­rak­ter­li ve erdem sa­hi­bi genç­ler ye­tiş­ti­ren ku­rum­lar ol­du­ğu­nu dü­şü­nür. Bir ül­ke­nin eği­tim ve öğ­re­tim prog­ra­mı­nın te­me­li; da­va­sı­na sahip, inanç­lı, yurt ve mil­let sev­gi­siy­le dolu, ada­let­li, mer­ha­met ve insan sev­gi­si ta­şı­yan, “Ya­ra­tı­la­nı Se­ve­rim Ya­ra­tan­dan Ötürü…” an­la­yı­şıy­la; ça­lı­şan, bil­gi­li, çok yönlü, üret­ken, ye­te­ne­ği­ni ve ka­pa­si­te­si­ni so­nu­na kadar kul­la­na­bi­len, te­ori­de derin, pra­tik­te müm­kün ol­du­ğun­ca ehil genç­ler ye­tiş­tir­mek­tir. Elin­den ve di­lin­den her­ke­sin emin ol­du­ğu bir genç­lik ye­tiş­tir­mek Sezai Ka­ra­koç’un en büyük ha­ya­li­dir.

Ka­ra­koç’a göre bir ba­kı­ma di­ri­liş; ge­le­ne­ğin ve öz de­ğer­le­rin yü­re­ği­mi­zin de­rin­lik­le­rin­de fi­liz­le­ne­rek top­lu­mu ye­ni­den de­ğiş­ti­rip dö­nüş­tür­mek­tir.

Bu se­bep­le Ka­ra­koç sa­mi­mi, izzet sa­hi­bi, başı dik bir genç­lik ye­tiş­tir­me­ye her şey­den daha fazla önem ver­miş­tir. Biz in­san­lı­ğın hu­zur­lu ve ay­dın­lık ge­le­ce­ği için büyük dü­şün­mek mec­bu­ri­ye­tin­de­yiz. Bu yüz­den Ye­ni­den Di­ri­liş Genç­li­ği­nin ye­tiş­me­si çok önem­li bir da­va­mız­dır. Top­lu­mun de­ğer­le­riy­le uyum­lu iyi insan ye­tiş­tir­mek he­pi­mi­ze düşen şe­ref­li bir pay­da­şı­mız, görev aşkı ve he­ye­ca­nı­mız­dır.

Şah­si­yet­li bir genç­lik, ruhun mü­tem­mim­le­ri olan akıl, irade ve vic­dan üç­lü­sü­nü aktif ola­rak kul­la­na­cak tak­lit­çi değil tah­kik­çi bir genç­lik ancak bu tür ça­lış­ma ve gay­ret­ler­le müm­kün ola­bi­le­cek­tir. Bu uğur­da her­kes üze­ri­ne düşen büyük so­rum­lu­lu­ğun ge­re­ği­ni müd­rik ol­ma­lı­dır. Böy­le­lik­le; İşini en iyi şe­kil­de yapan, aklı ba­şın­da bir genç­lik, Hakk’ın ha­tı­rı­nı her ha­tı­rın üze­rin­de tutan ve ha­ki­ka­tin ta­li­bi ol­du­ğu­nu bilen bir genç­lik, ta­ri­hin büyük adan­mış­la­rı olan Ne­bi­le­rin izin de yü­rü­yen, bir­bi­ri­nin ve in­san­lı­ğın umudu olan bir genç­lik, Kur’an ah­la­kı ile ah­lak­la­nan, Allah Re­su­lü’nü örnek ala­rak ya­şa­yan ve ha­ya­ta ta­şı­yan, is­tik­ba­lin gü­ven­ce­si bir genç­lik, iyi­li­ğin yer­yü­zün­de­ki ma­ya­sı ol­ma­ya talip olan, Allah’ın yer­yü­zü­nü o yüz­yı­lın yüz akı­nın ma­ya­la­dı­ğı, so­rum­lu­luk alan, gönlü tok, gözü kes­kin, sözü doğru, özü kavi bir genç­lik, göz ay­dın­lı­ğı­mız, gönül sü­ru­ru­muz ola­cak­tır.

Kıy­met­li genç­ler,

Siz­ler bizim en de­ğer­li var­lı­ğı­mız; bir yan­dan asil geç­mi­şi­miz, bize ema­net göz ay­dın­lı­ğı­mız, diğer yan­dan da bir güneş gibi par­la­yan ge­le­ce­ği­miz­si­niz. Bu ne­den­le­dir ki siz­ler­den na­çi­za­ne bek­len­ti­miz; bir eli­niz­le de­ğer­le­ri­mi­zi yük­sel­tir­ken, diğer eli­niz­le ge­le­ce­ğe de­ğer­li atı­lım­lar ya­pa­rak çift ka­nat­lı ola­rak mu­kad­des bir miras bı­ra­ka­bil­me­niz­dir. Söz odur ki; kalp­ten çıkıp kalbe ulaş­sın. Ça­lış­mak sö­zü­nüz, ge­lecek mi­ra­sı­nız olsun.

Sezai Ka­ra­koç; sa­mi­mi, aziz, başı dik bir şah­si­yet­tir. Aşk ile yoğ­rul­muş, şi­ir­le ka­nat­lan­mış, der­viş sabrı ile kök sal­mış bir fikir sis­te­mi­nin (Di­ri­liş) mi­ma­rı­dır. Eği­lip bü­kül­me­den, yi­ğit­çe bir du­ruş­la in­san­lı­ğa ses­le­nen, bir ömür bo­yun­ca devam eden uya­nık ka­la­bil­me ve uyan­dır­ma ça­ba­sı­nın sim­ge­si­dir. Hatta o kadar ki onun duygu de­rin­li­ği ve ufuk ge­niş­li­ği an­la­şıl­dı­ğın­da dün­ya­da çok şey de­ği­şe­cek­tir.

Sezai KA­RA­KOÇ diyor ki:

“Sakın kader deme ka­de­rin üs­tün­de bir kader var­dır

Ne yap­sa­lar boş gök­ler­den gelen bir karar var­dır

Gün batsa ne olur ge­ce­yi ona­ran bir mimar var­dır

Yan­mış­sam kü­lüm­den ya­pı­lan bir hisar var­dır

Ye­nil­gi ye­nil­gi bü­yü­yen bir zafer var­dır

Sır­la­rın sır­rı­na ermek için sende anah­tar var­dır

Göğ­sün­de sür­gü­nü­nü geri ça­ğı­ran bir damar var­dır

Sen­den ümit kes­mem kal­bin­de mer­ha­met adlı bir çınar var­dır.

Sev­gi­li

En sev­gi­li

Ey sev­gi­li”

İşte genç­ler;

İstik­bal siz­le­rin, aziz mil­le­ti­mi­zin ev­lat­la­rı­nın ola­cak­tır. Asla ümit­siz­li­ğe düş­me­den, ka­ram­sar­lı­ğa ka­pıl­ma­dan, dü­zen­li bir şe­kil­de ça­lı­şı­nız, ken­di­ni­ze olan gü­ve­ni­ni­zi, hiç­bir zaman kay­bet­me­yi­niz.

“Çünkü ina­nı­yor­sa­nız el­bet­te üs­tün­sü­nüz…”

“Ye­ni­den Di­ri­liş Genç­li­ği” adlı bu ça­lış­ma­nın ha­zır­lan­ma­sın­da emeği geçen bütün dost­la­rı­ma çok te­şek­kür eder ve ken­di­le­ri­ne şük­ran­la­rı­mı su­na­rım.

Bu ça­lış­ma­nın siz de­ğer­li genç­le­ri­mi­ze üstat Sezai Ka­ra­koç’un eşsiz eser­le­ri­ne bir köprü ve bir fih­rist ol­ma­sı­nı ümit ede­rim” de­nil­mek­te­dir.

(Yazar Adnan Yıl­maz, Ye­ni­den Di­ri­liş Genç­li­ği, ki­ta­bı, NG Ya­yın­cı­lık An­ka­ra 2018 yılı, sa­hi­fe,4-12)

Aziz Dost­la­rım! Tür­ki­ye’nin En büyük Şairi, Dü­şün­ce adamı ve Yazar, Sezai Ka­ra­koç’ un 16 Kasım 2021 günü ve­fa­tı üze­ri­ne ;

Cum­hur­baş­ka­nı­mız Sayın Recep Tay­yip Er­do­ğan; vefat eden şair, yazar ve dü­şü­nür Sezai Ka­ra­koç için ta­zi­ye me­sa­jı pay­laş­tı. Cum­hur­baş­ka­nı Er­do­ğan me­sa­jın­da "Fi­kir­le­riy­le ne­sil­le­re yol gös­te­ren, ede­bi­ya­tı­mı­zın, dü­şün­ce dün­ya­mı­zın, ül­ke­mi­zin büyük mü­te­fek­ki­ri, "Di­ri­liş Şairi" Sezai Ka­ra­koç Be­ye­fen­di'nin ve­fa­tı­nı derin bir te­es­sür­le öğ­ren­dim. Mer­hu­ma Allah’tan rah­met, aile­si­ne, se­ven­le­ri­ne ve Mil­le­ti­mi­ze baş­sağ­lı­ğı di­li­yo­rum" dedi.

De­ğer­li Kar­deş­le­rim! “Bu­gün­kü Fü­tû­hât-ı Me­de­niy­ye der­si­miz­de ahi­ret yur­du­na uğur­la­dı­ğı­mız Üstad Sezai Ka­ra­koç'u an­ma­ya, an­la­ma­ya ça­lı­şa­ca­ğız.

*

Bu dün­ya­da ya­şa­yan ama bu dün­ya­yı ya­şa­ma­yan büyük dü­şü­nür, şair ve ahlâk anıtı üstat Sezai Ka­ra­koç'a rah­met di­li­yo­rum.”

16 Kasım 2021 Salı, Prof. Dr. Yusuf Kap­lan

“Niyet Hayır, Akı­bet Hayır” Olur. İnşal­lah.

Kalın sağ­lı­cak­la.

Adnan Yıl­maz 16 Kasım 2021-An­ka­ra

- Elbistanın Sesi Gazetesi, Adnan Yılmaz tarafından kaleme alındı
https://www.elbistaninsesi.com/makale/10023510/adnan-yilmaz/dirilis-dusuncesinin-mimari-sezai-karakoc-hakka-yurudu