banner136
banner191
-Çıkacak olan GÜLE GÜLE ÖLLLLDÜK kitabımdan-
Emekli Albay ve 19. dönem milletvekillerinden H. Avni Güler, Kuleli Askerî Lisesi’nde okurken, arkadaşları ile geceleri el etek çekildikten sonra arada sırada yakınlardaki bostanlara dalarlarmış. Artık mevsimine göre ne bulurlarsa yolarlarmış. Elbistan’da da öyleydi ya! Döller, ya geceleri sinemadan çıkınca ya da Söotlüye çimmeye gidip gelirken ceviz kadar ve ham olduğuna aldırmadan elma bahçelerine; mevsimi geldiğinde salatalık, acur, domates yolmak için bostanlara; koruk olduğuna bile aldırmadan üzüm bağlarına; tam göbeğini oyup almak için lahana tarlalarına dalarlardı...
Avni Güler ve arkadaşları da kavun karpuz zamanı, canları çekince yine çıkmışlar… İçlerinden biri seslenmiş:
Arkadaşlar, bugün bir göreve giderken büyük bir karpuz tarlası gördüm, gelin oraya gidelim.
Düşmüşler peşine ve bir bostanın önüne gelince işaret etmiş; “Aha burası…”.
Ay pek ışık vermiyorsa da hava pırıl pırıl… Her zamanki sessizlikleriyle süzülmüşler bostana. Girmeden önce de birbirine tembih etmeyi ihmal etmemişler:
Yiyeceğimiz kadar alalım, günahtır…
İçlerinden biri seslenmiş:
Madem öyle, en iyilerini bulalım bari...
Dalmışlar bostana yere hıscalamak basarak gözleriyle karpus tarayarak ilerlemeye başlamışlar.
Karartısını hissettikleri iri ve yuvarlak gördükleri zaman hemen atılıyorlar ve karpuzu tıklatarak olgun olup olmadığını kontrol ediyorlarmış. Herkes az çok bilir; karpuzdan “tap tap” sesi çıkarsa ham, “tın tın” sesi çıkarsa olgundur. Bu şekilde bir iki fiske vurarak tıklatıyorlar ve sesini beğenirlerse kesip alıyorlarmış.
Avni Güler de aynı şekilde, şunu elliyor, bunu elliyor ve iriliğini beğenirse “tın.. tın…” sesi gelecek mi diye tıklatıyormuş. Bir türlü ‘Hıh bu karpuz yetkinmiş’ dedirecek sesi duyamamış. Bir de şuna bakayım, bir de buna bakayım derken, ayın kör ışığında parlayan irice bir karpuz görmüş. Ona seadirkenBu kadar büyüdüğüne göre olgundur” diye düşünerek yanına varmış ve sağ elinin orta parmağı ile vurarak sertçe ancak iki kere tıklatabilmiş. İkinci tıklar tıklamaz karpuz zannettiği şeyden  “Uy.. Aman.. O ne yav!..” diye bir ses duymasın mı? Korkudan düşüp bayılacak gibi olur. O ayağa kalkmaya çılışırken Avni Güler “kadın döller” diyerek fırlamış gitmiş...
Meğer karpuz diye, hırsızlardan bıkıp usandığı bostanda yatarak beklemeye karar veren bostan saibinin parlayan  kel kafasını tıklatmamış!..
Arif Bilgin’in 2 yeni eseri:
ÖĞRETMENİM (368 Sayfa, 15 lira)
ELBİSTANLI HANIM ŞAİRLER (272 Sayfa, 10 lira)
● ELBİSTANCA
(Kahkahalarla okunan sözlük… Büyük Boy, 350 Sayfa; 25 TL)
● TERK EDEN ELBİSTAN (3 cilt, 30 lira)
İstediğiniz kitap veya kitapların Bedelini Arif Bilgin’in;
Elbistan Ziraat Bankası 0199-312 78784-5001 numaralı
ya da 5185615 numaralı Posta Çeki hesabına yatırılıp adresinizi
aşağıdaki e-maile veya telefon (5054985941) ile bildirmeniz yeterlidir.
ÖDEMELİ GÖNDERİLİR
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
harun 5 yıl önce

Çok güzel, teşekkürler. Yazınızın son kısımlarında bir kaç yerde harf hatası olmuş, sanırım gözden kaçmıştır. Saygılar.

Misafir Avatar
Arif BİLGİN 5 yıl önce @harun

Evet, ben de sonradan fark ettim; ama yayımlandıktan sonra bizim için artık düzeltme şansı kalmıyor.. Editöre de zahmet vermek istemiyoruz; inşAllah kitapta düzeltilmiş olarak yer alacaktır. Selamlar.

Beğenmedim! (0)
Avatar
ismet kanal 5 yıl önce

yazilana cok gulduk ailece.. kalemine saglik.. eminim kitapta buna benzer daha cok olay vardir..

Misafir Avatar
Arif BİLGİN 5 yıl önce @ismet kanal

Evet İsmet Bey, iki cilt olarak hazırladım; her kitapta 150 civarında benzer fıkralar, yaşanmış anılar vardır. selamlar...

Beğenmedim! (0)
Avatar
Uğur güler 5 yıl önce

Arif abim merhaba. Bunu bize anlatmamıştı babamız. Güzel bir hatıra okdu, Sağol. (İki düzeltmem var naçizane: "kaçın döller" birisi. Diğeri de, son cümlenin sonuna bir "mi!" Eklesek mi?