banner136
banner191

Nihayet rüyalarım(ız) gerçekleşiyor…

Onlarca yıldır birçok kitabımda ve yazımda en çok da TERK EDEN ELBİSTAN başlığını taşıyan eserlerimde artık unutulan, terk edilen geleneklerimizi, göreneklerimizi, adetlerimizi, oyunlarımızı, eğlencelerimizi; Ulu Cami, Çarşı Atik Camii ve Ümmet Baba Camii başta olmak üzere bir elin parmakları kadar olan tarihi eserlerimizin korunmasını; eski evlerimizi, konaklarımızı muhakkak ayağa kaldırıp hiç değilse örnek olacak beş on tanesini gelecek nesillere iletmemiz gerektiğini, hükümet konağının bir müze ve kültür evi olarak hizmete sunulmasını ve daha nicelerini yazdım durdum.

Eğer bir güçlü el, bir devlet eli bunlara değmezse gerçekleşmeyeceğini de biliyordum. Yazılarımın bir amacı da devlete duyurmaktı, tabi ki…

Geçen çarşamba günü düzenlenecek bir ÇALIŞTAY’a davet edildim. Milletvekilimiz Mahir Ünal’ın girişimleriyle 2 yıl önce başlatılan ve önemli ölçüde yol alan ve ÇEKÜL (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) tarafından Elbistan için hazırlanmakta olan projenin sunumu ve bilgi alış verişi doğrultusunda düzenlenmiş çalıştaydı bu. Elbette benimle birlikte Elbistan’ın tarihine, kültürüne katkıda bulunmaya çalışan yazar ve şair arkadaşlarla birlikte birçok Elbistanlılar da davetli idi.

Milletvekilimizin yanı sıra Kaymakamımız, belediye başkanımız, KSÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı kıymetli dostum Prof. Dr. Mehmet Özkarcı konuşmacı ve Garnizon Komutanımız, Cumhuriyet Savcımız, Milli Eğitim müdürümüz, Hakan Dulkadiroğlu ve birçok daire amiri misafirler arasındaydı. 

Ortak Miras kabul edilen tarihi eser ve kentleri kültürü ile birlikte koruma ve yaşatma bilinci 1975’lerden itibaren dünyada dillendirilmeye başlanınca aynı anlayışla Türkiye’de de Prof. Dr. Metin Sözen Safranbolu’da koruma-yaşatma çalışmaları başlatarak uzun zaman emek verdiler ve herkesin bildiği gibi o muhteşem görüntüsüyle kenti ortaya çıkartarak UNESCO Dünya Mirası Listesine girmesini sağladılar.

Daha sonra Metin Sözen (ve arkadaşları) aynı anlayışla çalışmak üzere ÇEKÜL (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma) Vakfını kurarak inanılmaz hizmet vermeye başladılar.

ÇEKÜL ülkemizin doğal, tarihsel ve kültürel varlıklarını korumak amacıyla 1990 yılında Prof. Dr. Metin Sözen önderliğinde ve vakıf statüsünde kuruldu. Kuruluşundan itibaren doğa-kültür-insan arasındaki yaşamsal uyumun savunucusu ve Anadolu kentlerinde bıraktığı kalıcı izlerle her zaman danışılan, yol gösteren, güvenilen; gönüllü temsilcileri ve uzman kadroları ile doğal ve kültürel mirasın korunması taleplerine yetişmeye çalışan bir sivil toplum kuruluşu olarak hizmet vermeye devam ediyor.

Safranbolu, Kastamonu, Bursa, Edirne, Uşak, Afyonkarahisar, Denizli, Kütahya, Muğla, Milas, Karaman, Ağırnas, Tokat, Amasya, Gümüşhane, Sivas, Malatya, Elazığ, Kars, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep, İstanbul başta olmak üzere yüzü aşkın değişik yerleşim birimlerinde  kamu-yerel-sivil-özel birlikteliğine dayalı, kalıcı uygulamaları bulunan ÇEKÜL’ün sihirli eli 2 yıldır Elbistan üzerinde dolaşmaya başladı.

ÇEKÜL temsilcisi Mimar Alp Arısoy güzel şeyler söyledi:Korumada artık 3. döneme girdik. Bu dönemde kenti değil kent kültürünü koruyoruz. Kent kültürü de oradaki insanların yaşayış şeklidir… Elbistan’ı üç ana alana ayırarak bunları 1) TARİHİ MERKEZ, 2) CEYHAN NEHRİ EKOLOJİK KORİDORU 3) PINARBAŞI REKREASYON (insanın yaşam kalitesini artırmak için serbest ve/veya boş zamanında doğaya zarar vermeden, kendi arzusu dâhilinde ve gönüllü olarak yaptığı faaliyetleri kapsayan disiplinler arası bir çalışma alanları. A.B.) ODAĞI olarak belirledik. Bizim hassasiyet gösterdiğimiz alan tarihi merkez oldu. Elbistan’da çok şanslıyız. Şehrin tarihi yerleri henüz çöküntüye uğramamış ve merkez çok canlı. Bu alan, Çarşı Atik Cami, Ulu Cami, Selçuklu Hamamı, Selçuklu Sarayı’nın bulunduğu yerler (Kale denilen yer) olup burası birinci derecede önemlidir ve Elbistan’ın geleneksel kalbini oluşturan bölgelerdir…

“Elbistan’ın varoluş sebebi olan Ceyhan Nehri, Elbistan için büyük bir şans ve çok az kente nasip olacak bir cevherdir. Buradaki boş alanların doldurulması yani Ceyhan Nehri’ndeki rekreasyon bölgelerinin şehirle ve birbiri ile birleştirilerek nehir yatağı boyunca bir yeşil koridor haline getirilmesi gerekiyor…

ÇEKÜL Vakfı, önümüzdeki haftalarda, 10 Mayıs Pazar günü açılışı yapılan muhteşem (evet tek kelimeyle muhteşem, herkesin gelip görmesi ve gurur duyması gereken) Gençlik Merkezi’nde Elbistan’ın tarihine, karakterine, kimliğine uygun hazırladığı sunumu ayrıca paylaşacaktır.

Bu paylaşımda da şehrin merkezi olan Ulucami, Selçuklu Hamamı, Ümmetbaba, Ceyhan Camisi, Çarşı Atik camisi o adanın da tarihi karakterinin de ortaya çıkması amacıyla yapılan çalışmalar ve projeler sunulacaktır.

Mahir Ünal buna ayrıca “Tekke’nin ayağa kaldırılacağını, Eski hükumet konağının yani şimdiki Polis Evinin de KENT MÜZESİ olarak düzenleneceğini, bu konak ile yeni yapılan hükümet konağının arasının geniş bir kültür parkı olacak düzenlenip ortasına da şair, yazar ve sanatçılar için bir bina yapılacağını…” müjdeledi.

Benim ricam üzerine, Mahir Bey, Elbistan’ın en eski camilerinden olup sonradan bu haliyle ayakta tutulan Güneşli (eski adıyla Debbağhane) Camii’nin de bu projeye dâhil edilmesini not etmiştir.

Elbistan’ın Beypazarı’ndan Safranbolu’ndan ve Eskişehir/Odunpazarı’ndan kalır yanı mı var?

Muhteşem müjdeler, sevinçler içinde ayrıldık çalıştaydan. Bir gün önce de Kaymakam Tuncay Akkoyun ile Belediye Başkanı Durmuş Küçük, M. Emin Elagöz ve Mehmet Türk dostlarla birlikte Oruçoğlu Stadyumuna yapılan GENÇLİK MERKEZİ’ni gezmiştik. Gezerken her odada, her birimde ne kadar mutlu olmuş, ne kadar gönenmiştik. (Neler varmış neler… Bu muhteşem eseri ayrı bir yazı konusu yapacağım inşallah).

Bu hizmetlere, bu çalışmalara ve bu eserlere susamışız.

Bunlar, güçlü bir siyaset adamına sahip olmanın tezahürüdür.

Bunlar, o güçlü siyaset adamının (Mahir Ünal’ın) memleketine üst düzeyde ve asırlarca kalacak hizmetleri düşünmesinin bir sonucu, hatta bir başlangıcıdır…

Allah emeği geçenlerin yar ve yardımcısı olsun…

-Pazartesi günü buluşalım-

ELBİSTANLI HANIM ŞAİRLER / 1847-2015

(272 Sayfa, 10 TL)

● ELBİSTANCA

(Kahkahalarla okunan sözlük… Büyük Boy, 350 Sayfa; 15 TL)

● TERK EDEN ELBİSTAN–1

● TERK EDEN ELBİSTAN–2

● TERK EDEN ELBİSTAN–3

(Üç Cilt Toplam 816 Sayfa; 25 TL)

İSTEME VE İLETİŞİM İÇİN:

İstediğiniz Kitap(lar)ın Bedelini

Arif Bilgin’in;

0199-312 78784-5001 Numaralı Elbistan Ziraat Bankası

veya 5185615 Numaralı Posta Çeki hesabına Yatırılıp

Adresinizi

aşağıdaki e-mail adresine bildirmeniz yeterlidir.

[email protected]

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
m.kara 6 yıl önce

adımı açıklamaktan çekiniyorum; ama şöyle bir teklifim de var, sardagina demir kapi yapılmalı... (((Maalesef böyle kendini bilmezler de var. Yapılan hizmetleri kötülemek için insanların ne kadar küçülmeye çalıştıklarını görülmesi ve ibret olması için yayınlıyoruz.)))

Avatar
Mehmet Bayri 6 yıl önce

Nasıl sevindim bilemezsiniz. Sevinç Gözyaşları... Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kültürel varlığımızın korunması için bir de teklifim var; dış etkiye fazla maruz kalmamış kişilerin Elbistan ağzıyla yaptıkları konuşmalar kaliteli görsellikle kayıt altına alınmalıdır. (ula yöooorum,tama, debiyak,bayak) (((sayın Bayri, benim TERK EDEN ELBİSTAN 1,2,3 ve ELBİSTANCA SÖZLÜK kitaplarımda tam da sizin dedikleriniz yapıldı. Selamlar. A.B.)))

Avatar
m.kara 6 yıl önce

Sayin Mehmet bayri,bahsettiginiz sözcüklerin cok daha fazlasini ta 50 yil önce H.Vasfi Tasyürek tarafindan kayit altina alinmistir. az önce debiyak,demine bayak-kurnazlara koddus kibara kiyak-cukur tasa gaglik,daglara koyak-yaz bahar eyyami hos derler bizde. ............(((Demek ki M. Kara, Benim ELBİSTANCA isimli sözlüğümü bilmiyor; adres verirse kendisine takdim etmek isterim. A.B.)))

Avatar
Mehmet Bayri 6 yıl önce

Arif Hocam, Eserlerinizi alıp okudum. Allah razı olsun. Elbistan‟da, ağız özelliklerinin farklı olduğu düşünülerek seçilen on köyden ( Doğan,Izgın, Karaelbistan, Söğütlü, Akbayır, Çiçek, Dağdere, Güplüce, İncecik ve Ovacık ) alınan kayıtların incelenmesi ile yapılan akademik çalışmalar da mevcuttur.

Avatar
Mehmet Bayri 6 yıl önce

Dar saha yöntemiyle yapılan bu derleme çalışmalarında bazı yerleşim yerlerinden en az bir kayıt alınmış, çalışmanın daha sağlıklı yürütülebilmesi açısından elden geldiğince çok ve uzun süreli kayıtlar alınmaya dikkat edilmiştir. Elbistan ağzının özellikle fonolojik verileri üzerinde durulmuştur. Ses özelliklerinin daha doğru tespit edilebilmesi için,
daha çok bayan konuşurlar tercih edilmiştir. (http://www.turkishstudies.net/Makaleler/1890419616_54_erde

Avatar
Vecdi Güler 6 yıl önce

Yukardaki yazı ile bu üç yorumun ilgisini anlayamadım.Ayrıca Elbistanın kerpiç evlerini muhafaza etmek çok zor.Çünkü en kabadayısının ömrü normal bir insan ömrü kadar.Başka türlü yapılsa orijinalitesi bozulur,aynısı yapılsa yine çabuk eskir.Yani Safranbolu gibi yerlerle kıyaslanamaz gibime geliyor.

Avatar
Durmuş DOĞAN 6 yıl önce

Bu konuda Arif hocamın hakkı ödenmez; Allah güç kuvvet versin,zira geçmişte hepimizin kullandığı ancak hafızalarımızdan silinmese de kullanımdan vazgeçtiğimiz dilimizle bizi tekrar buluşturdu.

Avatar
Gelecekte Elbistan 6 yıl önce

Yazınızı defa kez okudum, şehrimiz adına güzel beklentiler ve temennilerle samimi duyguların dile gelişi olarak görüyorum. Ve lakin seçim arefesinde şehircilik konuşuluyor, yapılacaklar konuşuluyor, bu da güzel. Ama nedense neden seçim arefesinde konuşuluyor, neden önceden yapılması gerekenler yapılamadı, yoksa bunlarda propagandadan mı ibaret hiç değinilmiyor. Şehircilik adına bunların yapılması elbette çok güzel. Lakin Bunları yapmayı düşünen zihniyet.