banner136
banner191

Çevre sakinleri Köprübaşı’nda Kıbrıs Meydanı’nda, eski adıyla Şire pazarındaki havuzdan daha doğrusu havuzda çırılçıplak çimen, çimerken ortalığı velveleye veren bazı çocuklardan şikâyetçi. Ana üryan soyunuyorlar; o halleriyle bağıra çağıra “büllüklerini sallaya sallaya” koşuşturup oynuyorlarmış.

 

Bir iki sene önce de benzer şekilde yedi sekiz emer çocuk, aşağıdaki vergi dairesinin önündeki havuzu çimme yeri olarak kullanıyordu, onlardan da çevre esnaflar ve o tarafa sıkça gidip gelenler şikâyetçi olmuşlardı…

 

El kadar ve içinde temiz su barındırmayan, mikrop yuvası haline gelen havuzlarda çimmek, zaten sağlığa aykırı; bu yüzden bile ilgili makamlar yasaklamalı...

 

Öte yandan çocuk da olsa çırıl çıplak soyunup, boğuşmaları, oraya buraya koşuşturmaları hiç doğru değil!

 

Dahası, meydanların ortasında oyun oynamak trafik açısından da çok tehlikeli olduğu bir gerçek...

 

Ne yapmalı şimdi?

 

Çocukları tek tek yakalayıp burunlarına “Bir daha yıkanmama ilacı” mı sıkmalı, yoksa havuzu, öyle şeylere açık olduğu için müebbede mi mahkûm etmeli?

 

Kimi vatandaşlar, “Bu tür havuzların ne gereği var; göbek yapılacaksa yapsınlar, çayır çimen ve çiçek eksinler; yetmiyor mu?” diyor.

 

Kimisi, “Bazı yerlerde gördüğümüz gibi su püskürten, çevreden güzel görünen havuzlar olsun; ama çoluk çocuk girmesin diye önlem alınsın” diyor.

 

Kimisi, “Gardaşım, bırahın döller girip oynasınlar; noolur bundan yav? Cahan’a giremez oldular, ondan havızlara seardiyorlar? Zaten gapgara döller, ısıcakta eyice yansınlar mı? Sona televizyonlarda heç görmüyor musuuz, ısıcaklar artınca Avrupa’da bile meydanlardaa havızlara herkeş girmiyor mu?” diyor.

 

Ben de diyorum ki; elbette havuzlar olmalı, sürekli bakmak ve korumak şartıyla havuzların çevresinde güzel ve bakımlı çiçekler ve çimenler de olmalıdır. Bunlar görsellik, çevre düzeni, göz zevki ve insanlara tertibi, güzelliği, doğal olanı sevme koruma duygusunu aşılama açısından önemlidir. Bunların yanında girip serinlemek isteyen çocuklar da engellenmelidir. Engellemek için çocukları azarlamak, tehdit etmek veya tokatlamak vs yanlıştır; çare de değildir. Onların ailesi ile görüşüp önüne geçmelerini istemek en güzel yoldur. Özellikle söz konusu edilen çocukların aileleri, bir defa “Havıza getmen laa, bir daha çimmen…” desinler inanın yakınına adım bile atmazlar.

 

Ne zaman vatandaşın gördüğünü, görüp şikâyet ettiğini sorumlular daha önce görürse işte o zaman şehir hayatında silkelenmiş, çağ atlamış ve daha rahat bir hayatı hak etmiş oluruz…

-Pazartesi günü buluşalım-

● TERK EDEN ELBİSTAN–1

● TERK EDEN ELBİSTAN–2

● TERK EDEN ELBİSTAN–3

(Üç Cilt Toplam 816 Sayfa; 25 TL)

●ELBİSTANCA

(Kahkahalarla okunan sözlük… Büyük Boy, 350 Sayfa; 15 TL)

İSTEME VE İLETİŞİM İÇİN:

İstediğiniz Kitap(lar)ın Bedelini

Arif Bilgin’in;

0199-312 78784-5001 Numaralı Elbistan Ziraat Bankası

ya da 5185615 Numaralı Posta Çeki hesabına Yatırılıp

Adresinizi aşağıdaki e-mail adreslerinden birine bildirmeniz yeterlidir.

[email protected]

[email protected]

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ŞEARİN YELLİSİ 8 yıl önce

Arifciğim çocukken sen hiç mi öyle çimmedin. Bırakınız çimsinler, bırakınız sallasınlar... (((Valla ben bir Cahanda çimdim bir de Söotlü'de. O zamanlar havızı mavızı görmedik bile. Bir iki zenginin evinin aşşa girişinde olurdu, bir iki evin de havlısında. Onlar da el gadardı ancak, çimilmezdi; garpız soğukulurdu, ayaklar sallanıp serinlenirdi... Sen kimsin la? Selamlar, hayırlı bayramlar. A.B.)))