banner136
banner191

SON ÇERÇİLER


Ki­tap­lı­ğım­dan rast­ge­le seç­ti­ğim kitap Ali Püs­kül­lü­oğ­lu'nun Türk halk öy­kü­le­ri ki­ta­bıy­dı. Ki­ta­bın ön sözü dik­ka­ti­mi çekti; Ço­cuk­lu­ğum­da bu­la­bil­di­ğim, oku­ya­bil­di­ğim ki­tap­lar, " Sür­me­li Bey , Haz­re­ti Ali'nin Cengi , Kerem ile Aslı , Arzu ile Kam­ber " ben­ze­ri ki­tap­lar­dı . Bizim ka­sa­ba­nın Ka­dir­li pa­zar­la­rı­na gelen Da­ren­de­li gez­gin sa­tı­cı­lar pa­zar­da bir yer seçer , hey­be­le­rin­den çı­kar­dık­la­rı ki­tap­la­rı yere sı­ra­lar­lar­dı . Okuma yazma bilen köy­lü­ler , biz ço­cuk­lar üşü­şür­dük baş­la­rı­na. Ona bak buna bak 3- 5 ku­ru­şu­mu­zun ye­te­ce­ği 1-2 kitap ala­bi­lir­sek dün­ya­lar bizim olur­du. Sonra ara­mız­da de­ğiş-to­kuş eder­dik. Böy­le­ce daha çok kitap okur­duk. Ka­dir­li'de bu işi yapan tek kişi kalan Bekir Efen­di'nin ser­gi­si­ne uğ­ra­ma­dan ede­mez­dik. 30-35 sene geç­miş­tir ama Bekir Efen­di beni ve ar­ka­da­şı­mı en iyi okuru ola­rak unut­ma­mış­tır. "Siz­den daha me­rak­lı­sı gel­me­di" der. Çok yaş­lan­dı Bekir Efen­di, sa­nı­rım bu türde bi ki­tap­çı kal­ma­ya­cak. 1987'de Bekir Efen­di'nin öl­dü­ğü­nü duy­dum" ya­zı­yor­du.
De­ğer­li yazar Ali Püs­kül­lü­oğ­lu'nun ki­ta­bı­nın ön­sö­zü beni bu ya­zı­yı yaz­ma­ma ilham verdi.

Da­ren­de ve bağlı olan çevre yer­le­şim yer­le­rin­de halk ge­çi­mi­ni ya oku­ya­rak ya sey­yar sa­tı­cı­lık ya­pa­rak ka­za­nır­dı. Çer­çi­ler de­ni­len sa­tı­cı­lar; at, eşşek sır­tın­da kimi şe­hir­ler­de kimi köy ka­sa­ba­lar­da kuş uçmaz ker­van geç­mez de­ni­len ül­ke­mi­zin en ücra böl­ge­le­ri­ne gi­den­ler­di. Da­ren­de­li Çer­çi­ler'i bil­me­yen yok­tur. Onlar, kül­tür el­çi­le­ri gi­biy­di. Oku­ma­yı se­ver­ler, ço­cuk­la­rı­nı okut­mak için el­le­rin­den gelen ça­ba­yı gös­te­rir­ler­di. Da­ren­de­li­ler; inanç­lı, he­la­li ha­ra­mı bilen, dü­rüst ve uyum­lu in­san­lar­dır. Asır­lar ön­ce­sin­den gü­nü­mü­ze kadar dev­le­tin en üst ka­de­me­le­rin­de görev yap­mış­lar­dır, onlar ti­ca­ret er­ba­bı­dır, gur­bet­çi­ler­dir. Hey­be­sin­de, tahta ba­vu­lun­da kitap, kır­ta­si­ye ca­me­ka­nın­da tes­bih, koku yağı, esans; çerçi san­dı­ğın­da ise her eve ne la­zım­sa onu sa­tar­lar­dı. Oku­du­ğum ki­ta­bın ya­za­rı Ali Püs­kül­lü­oğ­lu ve ar­ka­da­şı­nın ha­ya­tı­na do­ku­nan Bekir Efen­di gibi çer­çi­ler; Ahmet, Meh­met, Hasan ve Hü­se­yin Efen­di'ler kim­le­rin uf­ku­nu açtı, ha­yat­la­rı­na yön ver­me­le­ri­ne ve­si­le ol­du­lar kim­bi­lir. Pa­zar­da­ki bu il­ko­kul öğ­ren­ci­si ço­cuk­lar­dan biri Türk ede­bi­ya­tı­nın temel taş­la­rın­dan Ali Püs­kül­lü­oğ­lu­dur. Ken­di­si ga­ze­te­ci­lik, kitap evi yö­ne­ti­ci­li­ği, Türk Dil Ku­ru­mu'nda yayın ve ta­nıt­ma ala­nın­da uzma , rad­yo­lar­da çe­şit­li prog­lam­lar yap­mış, çok sa­yı­da söz­lük, an­sik­lo­pe­di yazan bir şair/ya­zar­dı. 1935'te doğan Ali Püs­kül­lü­oğ­lu 2008'de vefat et­miş­tir. Pa­zar­da­ki okul ar­ka­da­şı ise; Türk dili ede­bi­ya­tı­na önem­li eser­ler ka­zan­dı­ran, Ma­lat­ya He­kim­han do­ğum­lu, il­ko­kul ve or­ta­oku­lu Ka­dir­li'de oku­yan Pro­fe­sör dok­tor Mus­ta­fa Can­po­lat'tır. Demek ki insan ye­di­sin­de neyse yet­mi­şin­de de o. Adam ola­cak çocuk böyle an­la­şı­lı­yor demek ki ...
Gü­nü­müz Genç­li­ği ne çer­çi­yi ne de alıp sat­tı­ğı­nı bil­li­yor .
Ba­la­ban­lı halk şairi Ömer Hu­li­si'nin çer­çi­yi an­la­tan şiiri ;


"Sey­yar Sa­tı­cı"


Alıp sat­tı­ğı­mı so­rar­san eğer ,
Çakı , çak­mak , fitil gav da bu­lu­nur .
Zan­net­me­yin sa­tı­ığım bir kıy­met değer ,
İğne iplik yüzük tığ da bu­lu­nur.

Geçip gider şu gur­be­tin çağ­la­rı ,
Çayır çimen , bah­çe­le­ri bağ­la­rı ...
Çat­lak azal­tan şu gül yağ­la­rı, 
Gü­zel­ce ko­ku­lu yağ da bu­lu­nur.

Bir ki­li­dim var bu­lun­maz eşi ,
Si­ga­ra ağız­lı­ğı , bi­le­ği taşı ,
Ale­min­yum tarak , şu yüzük taşı ; 
Kara ve kır­mı­zı ağ da bu­lu­nur.

Bir iki ke­se­rim var , cağ­dül­ge­re yarar. 
Boğaz bon­cuk­la­rı cağ­me­kan kırar. 
Alıp sat­tı­ğım­dan çe­ke­rim zarar ,
Çorap örecek cağ da bu­lu­nur.

Beş altı makas var, hiç kesen yok . 
Ne kadar met etsem kulak asan yok . 
Kız­lar yu­mak­lar, çu­val­dız pek çok,
Çorap bağ­la­ya­cak bağ da bu­lu­nur.

Penes kü­pe­ler de gü­neş­ten soldu.
Düğme, sedef, bon­cuk dö­kül­dü kaldı. 
Çinko ta­bak­lar sa­tıl­maz oldu, 
Ko­ku­lu sa­bun­la çay da bu­lu­nur.

Mı­zı­ka düdük var asla öt­mü­yor, 
Demir ka­şık­la­rın pası git­mi­yor . 
Za­ra­ra sa­tar­sam hiç kar et­mi­yor, 
Ten­te­ne ya­pı­lan tığ da bu­lu­nur

Hu­lu­si , ney­ler­sin karı za­ra­rı ? 
Eridi, kal­ma­dı dağ­la­rın karı. 
Bor­cum­dan kur­ta­ra Ce­na­bi bari, 
Yü­rek­te ateşi , dağ da bu­lu­nur .


Mem­le­ke­ti­miz Kül­tür Yu­va­sı­dır
O çer­çi­le­rin ço­cuk­la­rı, to­run­la­rı şimdi Tür­ki­ye'nin ti­ca­re­tin­de söz sa­hi­bi ol­muş­lar­dır. Da­ren­de­li gur­bet­çi­dir, onlar her­yer­de­dir. Halk ara­sın­da çe­şit­li öy­kü­ler / hi­ka­ye­ler an­la­tı­lır. Ama gü­nü­mü­ze uygun olan bu fıkra da­ren­de­li­mi­zi an­la­tır;
Da­ren­de­li­nin biri neye si­nir­len­diy­se "Da­ren­de­li­le­rin ol­ma­dı­ğı bir yere gi­de­ce­ğim" diye sı­la­dan çıkar, gur­be­tin yo­lu­nu tutar. Ne­re­ye gitse kar­şı­sı­na bir Da­ren­de­li çıkar. Tam umu­du­nu kes­miş­ken aya yol­cu­luk ya­pı­la­ca­ğı­nı duyar. He­ye­can­la­nır, " iyi , bu tam bana göre "der, ha­zır­lık­la­rı­nı yapar. Çerçi ca­me­ka­nı­nı özen­le ha­zır­lar. En so­nun­da Ay'a varır. Çev­re­ye bir göz ata­yım der. Do­la­şır­ken bir­den duy­du­ğu sesle adeta şok olur. " Güzel tes­bih­le­rim var , koku yağ­la­rım , esans­la­rım var !" di­yor­dur ses. Esans cağ­me­ka­nı­nın ba­şın­da­ki ki­şi­ye " se­la­mın aley­küm, kolay gel­sin hem­şe­rim. Ne­re­li­sin ?" der. Kar­şı­sın­da­ki adam; " Aley­küm selam hem­şe­rim, Da­ren­de­li­yim " der. " Sen ayda mı ya­şı­yor­sun ?" der . "Yok gar­daş , ben Mars'ta ya­şı­yo­rum , Ay'a satış yap­ma­ya gel­dim" der ...
Tüm hem­şe­ri­le­ri­me bol ka­zanç­lı ve sağ­lık­lı bir yaşam di­li­yo­rum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hüseyin albay 1 ay önce

nermin hanım,herkes eski meslekler,zanaatlar diye başlayınca bakırcı demir,nakkaş,nalbant,köşker,adder diye her mesleği yazar, anlatırda,çerçileri yazan ilk sizde okudum ve çok memnun oldum,eski nesiller olarak herbirimizin dağarcığınde çerciler ile ilğili birkaç yaşanmışlık vardır.siz o anıları hatırlattınız.sağolun.bu türden yazılarınız olursa takip etmeye devam edeceğim..