banner136
banner191

Asıl adı Ali ÇİMEN"dir. 1932 yılında Elbistan"ın İğde kasabasında doğdu. Babası Çimenler Kabilesi"nden Ali oğlu Ahmet Duran, annesi Hatice"dir. Selanik Muhaciri olan dedeleri önce Eldelek köyüne gelip yerleşti. Bir süre sonra ailenin bu kolu, bilinmeyen bir sebepten Maraş"a göçtü ise de şair 7 yaşında iken babası vefat edince annesiyle kardeşleri ortada perişan kaldılar. Bunun üzerine dayısı (Hatice Hanım"ın kardeşi Sağbaş Durdu Kayabaşı) onları getirip İğde kasabasına yerleştirdi.

Âşık Çimanî (Sefil Ali ÇİMEN)

Babam öldü anneciğim dul kaldı

Miras bölündü dört yumurta mal kaldı

Üçün yedik bir tanesi fol kaldı

O da şimdi koca gürkün altında

Ali, zaten sessiz ve uysaldı; yetim kalması, küçük yaşlarda el kapılarında çalışmaya başlaması, babalık elinde olması, fakirlik ve çaresizlik onu iyice içine kapattı. Çevresindeki insanlar bu haline bakarak ona "Sefil" adını takınca, kısa zamanda "Sefil Ali" olarak anılır oldu. O da bu takma adını, çoğu zaman irticalen söylediği şiirlerinde, kabilesine mensubiyet belirten mahlası "Çimanî" veya "Âşık Çimanî" ile birlikte "Sefil Çimani", "Âşık Sefil Çimanî" veya "Sefil Ali Çimanî" şeklinde kullandı.

Dediler ki mahlasın ne, bilelim

Dedim ÂŞIK SEFİL ÇİMANİ"yim ben

7 yaşında İğde"de okula başladı. İlköğretim o zamanlar üç yıldı ve okullarında tek öğretmen ve tek sınıf vardı; tüm öğrenciler birlikte ders görürlerdi. Birinci sınıfta iken bir küçük uçak yaptı. Onu uçuramadı ama kendi kendine hareket ettirmeyi başardı. Bunun üzerine okuma-yazmayı öğrendiğini de göz önüne alan öğretmeni, yılsonunda 2. sınıfı okutturmadan 3. sınıfa atlattı. Okulunu bitirdikten sonra başarılı olmasına rağmen, tahsiline devam edemedi.

Zeki, dürüst ve yetenekliydi; ekmeği kazanmak amacıyla birçok mesleği öğrenmek ve çoğu zaman bu işlerin birkaçını aynı anda icra etmek zorunda kaldı.

Motorlu taşıtların ve araba sürmesini bilenlerin çok az olduğu dönemde şoförlük öğrenerek, İğde-Elbistan arasında dolmuşu ilk o çalıştırdı. Elektrikli ev aletleri tamirciliği, mobilyacılık, oto tamirciliği hatta yapı ustalığı yaptı. Köprü, cami ve minare (İğde Merkez Camii minaresi gibi) eserleri vardır.

Çimanî, bir şiirinde "Sene yetmiş, yirmi sekiz Nisan"da / Nasip Almanya"ya çekti kınaman" der. Bu gidişi çok açıdan hayatının önemli dönemeçlerinden biri oldu.

Üç kere evlendi. 6 çocuk babası oldu. Ağustos 1988"de Ceyhan yolunda Almanya"dan Elbistan"a izine gelirken geçirdiği trafik kazasında son eşi Elif Hanım ile birlikte vefat etti.

Şaka ve espriyi severdi; hoşsohbetti. İnancına bağlı ve bir tarikate intisaplıydı. Kültürel ve milli değerlerden taviz vermezdi…

Çevresinde çok sevilirdi. Almanya"dan her yıl bir ay süren iznini kullanmak üzere İğde"ye gelirdi. İlk günden gideceği son güne kadar ziyaretine o kadar çok eşi dostu gelir ve gelirken de tamir ettirmek üzere yanlarında birer ikişer arızalı radyo, teyp, ütü, el feneri, dikiş makinesi, lüks, gazocağı gibi aletler getirirlerdi ki; o da tamir edene kadar her biri ile zevkle uğraştığından, eşya sahipleri de hoş sohbetlerden ayrı kalmamak için işi bahane edip gitmediklerinden, yüzünü bile, aile fertlerinin daha çok da çocukların günlerce görmediği olurdu.

• Yarı ciddi yarı şaka çok ilginç işler yapardı; mesela dolmuşçu iken Elbistan"dan İğde"ye her gelişinde, aracın freni gevşek ve duracağı yer eğimli olduğundan, tam durak yerine sabitlediği bir kasap çengelini dolmuşuna taktırarak dururdu..

• Hazır cevaptı: Misafir oldukları evde, yemekte limon isteyip istemediği sorulduğunda, gönülsüzlüğü yüzünden okunan ev sahibine bakarak; "Limon gerekmez, ev sahibinin yüzünün ekşiliği yeter" cevabını verir…

-Devam edecek-

• Şimdi şiirlerinden örnekler okuyalım:

DUYDUN MU

Safa geldin Almanya"ya Şekerim2

Muradınız şükür erdi duydun mu

Seni görmek için zahmet çekerim

Zor imiş gurbetin kahrı duydun mu

Muhtar oldun gezdin köyde şehirde

Kerametin ıstampada mühürde

Ramazanın ilk gecesi sahurda

Bizim saat yine durdu duydun mu

Ömer3 posta oldu, Sütlük4 kahve açtı

Müşteri çay ister garsonu kaçtı

Kara Mustafa5"nın tebdili şaştı

Devriyeler köyü sardı duydun mu

Osman6 eti keser konar sinekler

Baharata lüzum koymaz yemekler

Haceli7 de dizin dizin imekler

İki kilo helva yerdi duydun mu

Tükenir mi âşıkların mazisi

Sözüm şaka gücenmesin bazısı

Almanya"dan kabartmalı yazısı

Kör Teber8"e saat verdı duydun mu

ÇİMANİ"yim bir yosmaya avlandı

Saflığından düzenine tavlandı

Bizim oğlan İtalyan"la evlendi

Kilisede düğün kurdu duydun mu

ERCİŞ DEPREMİ

-6 Kasım 1966"daki Muradiye/Erciş

merkezli deprem üzerine-

Bin dokuz yüz altmış altı Kasım"da

Van ilinde deprem mazilerimiz

İlahi afetler hep bu kısımda

Gözleriyle gördü bazılarımız

İlçe Muradiye-Erciş üstüne

Yürüdü Azrail ölüm kastına

Şehit olan erdi nazlı dostuna

Kıldı cenazesin gazilerimiz

Çaldıran"a çıktı feryadın ucu

Aman Allah aman bu nasıl acı

Anne baba günü kardeş ve bacı

Beşiklerde kaldı kuzularımız

Karalı bayramlar geldi yurduma

Baş sağlığı milletime orduma

Dünya devletleri koştu yardıma

Çünkü ciğerdedir sızılarımız

SEFİL ÇİMANİ"yim ağlar söylerim

Tarihler boyunca destan eylerim

Yer ile bir oldu güzel köylerim

Hak"tan böyleyimiş yazılarımız

HOCA EFENDİ

Küllü müsrif haram dersin

Laf edersin Hoca Efendi

Lakin sigara içersin

Af edersin Hoca Efendi

Çok yeme şişman olursun

Dostuna düşman olursun

Sonunda pişman olursun

Of edersin Hoca Efendi

Derman bulunmaz derdine

İblis saldırmış orduna

Tiryakilerden ardına

Saf edersin Hoca Efendi

Sende mi battın bu pise

Her yanı kapladın sise

Temizlik imandan ise

Maf edersin Hoca Efendi

Kanser girer içlerine

O zaman vur döşlerine

Yazık temiz dişlerine

Küf edersin Hoca Efendi

Zarardır kocaya gence

Başıyın tacıdır sence

Ecelin yetmeden önce

Püf edersin Hoca Efendi

ÇİMANİ"mle aran kırgın

Çünkü yazdı senin dergin

Korkarım sarığı bir gün

Def edersin Hoca Efendi

DOSTLARIM

Bir dem bahar olur bir dem yaz olur

Bir dem de açılır gülüm dostlarım

Bir dem seher olur safi naz olur

Bir dem şekerlenir dilim dostlarım

Bir dem gamlı bir dem neşesindeyim

Bir dem kuyi sahra meşesindeyim

Bir dem cehennemin köşesindeyim

Bir dem cennet olur ilim dostlarım

Bir dem alıp bir dem satasım gelir

Bir dem canı cana katasım gelir

Bir dem şu âlemi yutasım gelir

Bir dem tutmaz olur elim dostlarım

Bir dem sultan gönül bir dem köledir

Bir dem kâfir müslüm bir göz iledir

Bir dem bin yıl ömür çok az biledir

Bir dem de isterim ölüm dostlarım

Bir dem arz eylerim kaşı kemanı

Bir dem fırsat gelir geçer zamanı

Bir dem SEFİL oldum bir dem ÇİMANİ

Bir dem âşık bir dem âlim dostlarım

GÖRMEYİNCE OLMAZ

Dostun ise daim arzun

Dile görmeyince olmaz

Vacibin, sünnetin, farzın

Kıla görmeyince olmaz

Dokunma Allah aşkına

Sakın garibe, düşküne

Davet et kalbin köşküne

Gele görmeyince olmaz

Şefkat dolu sandığımız

Olmaya usandığımız

Yâr dedikçe yandığımız

Bile görmeyince olmaz

Kâinata geldi bu söz

Sırrının manasını çöz

Kâfiri, müslümü bir göz

İle görmeyince olmaz

SEFİL ÇİMANİ bir halda

Tadı yok şekerde balda

Âşık olanlar bu yolda

Çile görmeyince olmaz

BİZİM YAYLALAR

Kahramanmaraş ilinde

Bizim yaylalar yaylalar

Söylenir âdem dilinde

Bizim yaylalar yaylalar

Ahır dağından Bertiz"e

Engirzek konmuş bir düze

Bürünmüş lale nergize

Bizim yaylalar yaylalar

Tekir, Kertmen"den yukarı

Koç dağını da gör bari

Yıldan yıla kalır karı

Bizim yaylalar yaylalar

Her adım başına pınar

Taze yağı koysan donar

Güzeller başına konar

Bizim yaylalar yaylalar

Gözyaşı Ceyhan nehri

Gide gide olur dehri

Her koyağı gönül şehri

Bizim yaylalar yaylalar

Saraycık"la Çavdar beli

Ilgıt ılgıt eser yeli

Tabiat da pek neşeli

Bizim yaylalar yaylalar

ÇİMANİ"yim sözüm haktır

Asla itirazım yoktur

Berit, Binboğa, Nurhak"tır

Bizim yaylalar yaylalar

OLMAYINCA

Cennet-i âlâyı yaratan Allah

Nice kullar bekler gir olmayınca

Denizde havada karada Allah

Her yerde görünür kör olmayınca

Olmazsa kişide aşkın nişanı

Fayda kılmaz onun şöhreti şanı

Ahirette ona şefaat kâni

Muhammet Mustafa pir olmayınca

Mahşerde kurulur bir ulu pazar

Hâkimler hâkimi hoş kıla nazar

Kalbin sarayında zalimler gezer

Nefsini fetheden er olmayınca

Geçti bütün gençliğimin çağları

Hazan oldu bahçeleri bağları

Neme gerek mor sümbüllü bağları

Yayla haram olsun yâr olmayınca

ÇİMANİ"yim yârelerim bilinmez

Tabib olmayınca derman olunmaz

Saz ile söz ile meydan alınmaz

Amel ile iman bir olmayınca

ÇIK DA GEL

Keklik dedim sana kızma sevgilim

Kayalardan kayalara sek de gel

Kerem eyle beni üzme sevgilim

Binnaz ile keklikleri kek de gel

Muhkem olmaz garip kuşun yuvası

Yağmur yağar hep dökülür sıvası

Bozulmadan gönlümüzün havası

Bahçemize nane reyhan ek de gel

Yamacında durma esen yellerin

Üşürsün de örselenir tellerin

Muhabbetin kaynağıdır dillerin

Tatlı tatlı, dane dane dök de gel

Senin ile bir tenhaya konalım

Ötüşelim, tutuşalım, yanalım

Özlüyorum seni, benim kınalım

Gözlerine sürmeleri çek de gel

Adım adım semtime yanaşıver

Karanlık günlerini güneşe ver

Aydınlansın ÇİMANİ"me neşe vere

Bekliyorum yollarını çık da gel

-Devam edecek-

…………………………………………………………………

(2) Şekerim: Osman Çam oğlu, zamanın muhtarı Şaban Çam"a hitabı.

(3) Ömer: O zaman İğde köyünün postacısı, Süt Ali oğlu Ömer Şimşek.

(4) Sütlük: O zaman kahvecilik ve kasaplık yapan Durdu Şahin.

(5) Kara Mustafa: Asker kaçağı olan, H. Veli oğlu Mustafa Marangoz.

(6) Osman: "Gevik" diye anılan ve köyde bakkallık yapan Osman Özcan

(7) Hacı Ali: Rişvan oğlu Hacı Ali Günay.

(8) Kör Teber: Hacı oğlu Teber Güneş. Hafız ve âmâdır. Camilerde müezzinlik yapar. Çevrede sesinin güzelliği, güçlü hafızası ve esprili konuşmaları ile tanınıp sevilir.

•

YOLLARINA ŞİİR DÖŞEDİK

ELBİSTAN"IN AFŞİN"İN

(272 Sayfa; 6 TL)

● TERK EDEN ELBİSTAN–1

● TERK EDEN ELBİSTAN–2

● TERK EDEN ELBİSTAN–3

(Üç Cilt Toplam 816 Sayfa; 20 TL)

 

ELBİSTANCA

(Kahkahalarla okunan sözlük… Büyük Boy, 350 Sayfa;10 TL)

İSTEME VE İLETİŞİM İÇİN:

İstenen Kitap(lar)ın Bedeli

Arif Bilgin"in;

6420 0575196 Numaralı Elbistan İş Bankası ya da

5185615 Numaralı Posta Çeki Hesabına Yatırılıp

Gönderilmesi İstenen Adresin

[email protected]

[email protected]

E-Mail Adreslerinden Birine veya

0 505 498 59 41

Telefona Bildirilmesi Yeterlidir.

ÖDEMELİ GÖNDERİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ramazan PAMUK 11 yıl önce

İğde nin açılmış yedi vereni / Her bahar açardı SEFİL ÇİMANİ / Gördü mü ufukta kara treni / Gurbete kaçardı SEFİL ÇİMANİ // Geçirdi hasretle haftayı ayı / Daime özlemle andı sılayı / Buldu mu yanında bir demlik çayı / Şekersiz içerdi SEFİL ÇİMANİ // Bazen bulandı da bazen duruldu / Ellik ellik geze geze yoruldu / İnsanlığa köprü oldu kuruldu / Her gelen geçerdi SEFİL ÇİMANİ // Bozuk olan her ne varsa onardı / Kaba taşı duvar için yonardı / Karanlıkta fener olup yanardı / Işığın saçardı SEFİL Ç

Avatar
Öğretmen Selçuk POLAT 11 yıl önce

Güzel Elbistanımız'ın önemli değerlerini define avcıları gibi bulan, buluntularını bir altın ustası titizliği ile işleyen, bu işi yaparken bölge insanımıza hizmeti amaçlayan gönül insanı Sayın Arif BİLGİN Beyefendiye sonsuz teşekkürlerimi bildiriyorum. Eline, gözüne ve emeğine sağlık. Elbistanı İstanbuldan izleyen bir Elbistanlı olarak böyle çalışmaların yapılıyor olması beni çok memnun ediyor. Memleketimin metrekaresine 2 şair düştüğünü hesap edince biraz daha bu konuya yoğunlaşılması gerektiği

Avatar
erol boyunduruk 11 yıl önce

böyle degerli şair üstatları araştırıp buldugun için sana teşekür ederim hocam saygılarımla.. (Erol Boyunduruk/Giryanî - Afşin)

Avatar
ali kemal 8 yıl önce

sayın araştırmacı yazar arif bilginin bunun gibi yazıları beni ilgilendiryor.