ÜMİDİMİZİ KESMİYORUZ!

TABANIN SESİNİ, TAVANDA; YURDUMUZU YÖNETENLERİN DUYMADIĞINDAN YAKINMAMIZA RAĞMEN: ÜMİDİMİZİ KESMİYORUZ! BELKİ DUYARLAR DİYE: HEM MAHALLEN, HEM DE YURT GENELİNİN DERT VE SORUNLARINDAN BİRKAÇINI,

BAĞIŞLANACAĞIMIZI UMARAK, BİLGİLERİNE, SAYGI İLE ARZEDİYORUZ!

AYRICA MÜKEVVENATIN YARATICISI ALLÂH'A DA YALVARIYORUZ!

İLK ÜÇ PARAGRAF; TRT GENEL MD. PROF. DR.

SAYIN MEHMED ZÂHİD SOBACI'NIN DİKKATİNE ARZ!

1-Yurdumuzda, İstanbul ulusal, 80 İL'i, 930 ilçenin bir çoğunda, yerel gazete yayınlanmaktadır. Buna, ANADOLU BASINI diyoruz.

2- Dünya Devletlerinden bir kaçı, yurdumuzu işgal edip paylaşacakları sırada, devreye giren ATATÜRK: birkaç İL'de, topladığı halkla meşveret yapıp, "VATAN ELDEN GİDİYOR" çağrısına koşup gelen çetelerle hücuma geçip, o işgalcıları geldiklerine pişman eden; evvel Allâh, sonra, ANADOLU insanı. Yani Dedelerimiz! Buna rağmen, Anadolu Basını her nasılsa gaâle alınmıyor!

3 - Malûm, her sabah, 1- 2 defa olmak üzre,TRT.: her sabah (en çok dinlenen kanal 2'de, Ulusal Basının merkezi İstanbul Gazetelerinden, özet haberler yayınlamaktadır.Tabiî ki yayınlayacak, güzel bir şey. Gerek bu yayının arkasından, aynı kanal, aynı gün olmak üzre, ALFABETİK sıraya döküp; hiç olmazsa, 5 İL, 10 İLÇE gazete haberlerinden okuması, ÂDİL'lik yönünden oldukça önem taşır. Bu arzuhalimizi, TRT. Genel Müdürü Prof. Dr. Sayın Mehmet Zâhit SOBACI Beyefendinin dikkatine, saygı ile sunuyor, bu adâletsizliğin giderilmesine emir buyurmalarını, Allâh rızası için istirham diyoruz.

4--Tabandakilerin sesini, tavanda, yurdumuzu yönetenlerin duymadığından'dan söz ediyoruz. ANADOLU Basınında yayınlanıp dile getirilen sorunlara; İL'de, O İL'in Vâlisi, İLÇE'de de Kaymakamı; konuyu ele alıp, mahallen çözülmesi mümkünse çözülsün, değilse: bir üst yazı ile, gazete de eklenip, ilgili bakanlığa göndermeleri; DEVLET-MİLLET bütünleşmesinin gücüne, çok daha farklı güç katacaktır, kuşkusuz!.

5 - AYRICA, üstteki husus kapsamında, yerel gazetelerin çoğunda, değerli şairlerimiz, bâzı şiirlerinde, İL'in, İLÇE'nin ve bâzan da ülkenin sorunlarını, acı acı dile getirmektedirler. Öyle ki; bir roman olacak konuyu, birkaç kıt'a şiirinde apaçık anlatmaktadırlar. Bu şiirlerle dile getirilen dert ve sorunlar da okunsun, mahallen çözüm mümkün değilse, ilgili bakanlığa, bir üst yazı ile gazete eklenerek gönderilmesini arz ediyoruz. Bu ise; Devlet-Millet bütünleşmesi gücüne güç katacaktır!.

6- Bu konuya emsâl verelim: Mahkemelere açılan dâvaların yıllarca sürüp gittiğini dile getiren Elbistan'lı; (doğduğu belde Ekinözü(Celâ) şimdi ilçe) merhum Abdurrahim KARAKOÇ'ın:

"GENE TEHİR ETME, ÜÇ AY ÖTEYE; BU DÂVAM DEDEMDEN KALDI HÂKİM BEĞ!

OTUZ YIL DA BABAM DÜŞTÜ PEŞİNE:

SİZ SAĞ OLUN, O DA ÖLDÜ HÂKİM BEĞ!" şiiri: günün konusu oldu. Durumu, Devlet ele aldı, bir haylı müspet gelişmeler oldu. Sağ olsunlar, hâlen de; Mahkemelerin, dâvaları uzatmaması konusu üzerinde durulmaktadır, Adâlet Bakanlığınca.

7 - Bir Emsal daha: Bendelerinin; israfın korkunç boyutlara ulaştığını, bu yüzden henüz kurulan ve de sayılması güç, yuvaların yıkıldığından dolayı yazdığım, ÇARESİNİN: ilkokuldan başlayarak, Üniversitelere kadar, okullarda İSRAF'ın zorunlu ders olmasında olduğunu talep ettiğim makalemden etkilenerek, Ahmet BULUT'un;(şimdi merhum) israfla ilgili, bir roman olacak konuyu, 12 kıt'alık şiirle özetleyip dile getirdiği bir kıt'asında:

SAYIN BAKAN LÜTFEYLEYİP DOKUNSA,

OKULLARDA DERS OLARAK OKUNSA,

TÜM HALKIMIZ, BU BELÂDAN SAKINSA:

KÜFRÜ İLMİK, İLMİK, DOKUYOR İSRAAAF!.

Hinterlantıyla, 500 bine yaklaşan insanın yaşadığı, Kahramanmaraş'ın kuzey ilçelerinde, orman ve ağaç kıtlığından dolayı,40 yıla yakındır, bol yağmur, kış boyu da; yeterli, (bâzı yıl hiç) kar yağmadığından dolayı, yurdumuzun 4. büyük ovasından, Çiftçilerimiz beklediği ürünü alamamakta, hattâ, çokları zarar etmektedirler. İşin daha önemli tarafı:Termik Santrallara, kazarak çıkartılan kömürü kurutmak için, sondajla derin kuyular kazılıp, yer altındaki sular dışarı çıkartılmasına ilâveten, yüzlerce çiftçimiz, bizzarur, ektiklerini, sondajla derin su kuyularıyla sulamaktadırlar!.

8- BU GİDİŞİN GETİRECEĞİ FELÂKETİN ÖTESİ TUFAN OLACAĞINI:

BAŞTA, SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ OLMAK ÜZERE, DEVLETİMİZİ YÖNETEN

SAYIN BAKANLARIMIZA, ÜSTTEKİ TALEPLERLE BİRLİKTE, KURAKLIK ŞİİRİMİZİ İTHAF EDİYOR; TUFAN OLMAMAMIZ İÇİN DE, ALLÂH'A YALVARIYORUZ:

K U R A K L I K

Ku­rak­lık böyle gi­der­se, çift­çi­le­ri­miz ağlar,

"Ye­şi­lim kal­ma­dı!" diye, hü­zün­le­necek dağ­lar,

Kö­kü­ne su değ­me­yin­ce, vi­râ­ne olur bağ­lar;

Bölge halkı in­sa­nı­nın göz­le­rin­den yaş çağ­lar!

Aman Allâh, yağ­mur gön­der, ar­ka­sın­dan kar olsun

Yer altı sular azal­dı, eri­yip boş­luk dol­sun!..

Çayır çi­men­ler ye­şer­sin, top­ra­ğın yüzü gül­sün!..

Mü­bâ­rek rüz­gâ­rın essin, ol­ma­sın fır­tı­na­lı,

Coştu deniz, battı tekne, işte boş kaldı yalı,

Ba­lık­çı saçın yo­lu­yor, acep no­la­cak halı?

Daha fazla çok ağ­lat­ma, bu ya­rat­tı­ğın kulu,

Aman Allâh, yağ­mur gön­der, ar­ka­sın­dan kar olsun;

Yer altı sular azal­dı, eri­sin boş­luk dol­sun!..

"Ek­tik­le­rim bitti" diye çift­çi­nin yüzü gül­sün!..

Ku­rum­lar yet­ki­li­si, şu sö­zü­me söz koşma!

Allâh'ın rı­za­sı için, bu kadar haddi aşma,

Su emen kuyu için, daha de­ri­ni deşme,

İnanki bu gi­diş­le, Cey­han ku­rur­sa şaşma!

Aman Allâh'ım aman, yağ­mur gön­der, bol olsun;

Lutuf eyle, ar­ka­sın­dan, fe­lâ­ket­siz kar gel­sin,

Yer altı sular bi­ti­yor, bo­şa­lan yer­ler dol­sun!

Bin sekiz yüz dok­san dokuz, iki bin bir yı­lın­da,

Cey­han Nehri ku­ru­muş­tur, kay­na­ğıy­sa var bende,

Se­be­bi ku­rak­lık tabi, belâ ya­tı­yor yanda,

Yet­ki­li Bey mer­ha­met et, biz gibi düşün SEN DE!

Bu belâ ye­ki­nir­se, bölge halkı mah­vo­lur;

Ta­bi­ki belâ so­nu­cu, çok kor­kunç tufan olur!

Eğer bize so­ru­lur­sa,"NEDİR?" diye ça­re­si,

Yer al­tın­dan su çek­me­yin, bat­sın pulu, pa­ra­sı,

Sa­rıl­maz hâle ge­lecek, açı­la­cak ya­ra­sı,

Böl­ge­miz halkı gö­çecek, boş ka­la­cak bu­ra­sı!..

ALLÂH'IN rı­za­sı için, din­le­yin bu söz­le­ri,

Yine HAKK rı­za­sı için; kan ağ­lat­man göz­le­ri

Sü­rü­çü'lisan ey­le­miş­sek, af­fey­le­yin biz­le­ri,

Hakk'a ema­net edi­yok, hoşça kalın, siz­le­ri!..

9-- Vâki Târih kitaplarında okuyoruz: Dünyanın üçte ikisine, 630 yıl hükmeden OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN Pâdişahları, vezirleriyle birlikte, tebdili gıyafetle yurdu gezer, dolaşır, o yerin insanlarıyla senli benli, o değilden sohbet eder, dertlerini dinleyip saraya dönerler, bu geziden kendilerine pay çıkartıp, varsa yönetimindeki eksikliği derhal giderirlermiş.

10- BU doğrultuda, tabanda yaşayan yurttaşlarımız; "Yüce Devletimizi yöneten Devlet Büyüklerimiz, güvenilir şahsiyetler göndererek; çeşitli taktiklerle dinlensin, dertlerine derman olunsun, varsa sorunları çözülsün, huzura kavuşsunlar istiyoruz, Allâh rızası için!.

11- Bu istek; Devletimizin hazinesine yük getirmez. Çünkü, sadece, idarecilik yöntemi kapsamındadır. Bu öneri benimsenir, uygulanırsa; Yüce Devletimiz daha yükselecek, Devlet-Millet bütünleşmesi çok daha güçlenecektier!

Daha önemlisi, Yüce Milletimizin büyük çoğunluğuyla iktidara gelen, ADÂLET KALKINMA PARTİSİ: (AKP), Milletimize, şu anda saymak zor, sunduğu eserlere eser katmaya, Varolası Milletimize hizmet etmeye, hız kesmeden devam edecektir. İNŞALLAH!...

Maasselâm! Kalın sağlıcakla! Dualarımızla!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Göçer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.