AZ ÖNCE YANIMDAYDI

Bir varmış, bir yokmuş, diye başlayan, hep masal sanılır. Heyhat,! Bugün var, az sonra yok olmuş. Kim mi? Sen veya ben hakikati! Ne sen masalsın, ne de ölüm!

Hem gelmesi kesin, hem de ne zaman geleceğini bil(e)mediğimiz bir gerçektir o. Ha geldi, ha gelecek kadar "az ötede! "

Yaşın değil, sırası gelenin nasiplendiği kaçınılmaz sonla burun burunayız. Var mı yaşına, zenginliğine, rütbesine, mevkisine, gençliğine... Şuna veya bunusuna güvenen?

"Daha az önce yanımdaydı", "onsuz ne yaparım", "sapasağlamdı", " çok gençti ""eşimdi, çocuğumdu"...şöyleydi, böyleydi şaşkınlığını yaşarken, o çoktan " tahta ata "binmiş, omuzlardan kendisi için hazırlanmış toprağın derinliklerine doğru yol almaktadır. "Ne gitmeyeceğim" diyebiliyor, ne de geride kalanların " gitme " diyebildiği çaresiz bir sona doğru , " dur" diyebiliyoruz. Çünkü onun adı ölüm!

Beş metrelik beyaz elbisesiyle, sevdiklerinin elinde boylu boyunca uzatılır hususi mekânına. Dünyadan kopuşunun somutlaştığı son görev de ifa edilir. Toprak kürek kürek üzerine atılır. Bundan sonra dünya ile bağlantısı kalmamıştır. Cenazenin. Artık şehristan bitti, mezaristan hayatı başladı. Gidenin gelmediği sonsuz yolculuğun ilk adımı orası.

Henüz ona çare bulunamadı. Bu sebeple er veya geç ,amasız, fakatsız , herkes onu tadacak.

Kimsenin kendine yakıştıramadığı ölüm, hep başkalarına uğrar sanılır. Bu açıdan akla getirilmek istenmez veya unutulmaya çalışılır. Lakin insan ondan ne kadar uzak yaşamaya çalışırsa çalışsın, çevresindekilerin birer birer eksiliyor olması, ondan kaçanın huzurunu kaçıracaktır.

Ölmeyecek tek bir insan bulamazsınız. Çünkü insan kendi bedeninin sahibi değil ki. O vücudu kim verdiyse, onu ondan alacak da O' dur.

Hz. Âdem’den günümüze. Milyarlarca insan ölümü tatmıştır. Bundan sonra da bu "seri" bozulmayacaktır.

Kimin ne zaman vakti gelmişse bu vakit ertelenemez, bekletilmez gayri. Ummadığı bir zamanda ama araba sürerken ama uyurken ama koltukta ama yürürken, şu veya bu şekilde ansızın gelir ve götürür diriyi. Ne olduğunu anlayamaz haldeyken, merhum(e), bir daha dönmemek üzere fani âlemi (dünyayı) terk etmiştir bile.

Morg, kefen, namaz, tabut, mezar, çürümek ve iskelet... Ölüm hakikatinin birer sıralı gerçeğidir. Bu düzeni beşer, (insanoğlu) asla değiştirmeyecektir.

Değerli bedenimiz, kıymet verdiklerimizin kıymetli bedenleri toprak altında yapayalnızdır.. Anne yok, eş yok, baba, yok, çocuklar yok. "Kurtarın" beni diyebilse, kimse feryadını duy(a)mayacak.

Sorulsaydı bana veya sana: "Bir saat, hadi bilemedin bir gün sonra öleceksin, elini çabuk tut, ölümüne ve ahirete hazırlık yap" denilseydi ya? Yani oldu ya, bize böyle bir imkân sunuldu. Acaba öleceğimizi bile bile, hem de vakti kesinken, bu dünyayı terk edeceğimiz o anda, sevdiklerimizi, " benim" dediğimiz her şeyi nasıl geride bırakmayı düşünüyoruz? Oysaki daha kılmadığımız veya kazaya kalmış namazlarımız, kul hakkı yiyip de helalleşemediklerimiz, yerine getiremediğimiz bir sürü kulluk görevlerimiz var idi. "Allah'ım, biraz daha mühlet ver de yapamadıklarımı yapayım" desen de nafile! Yalan dünyadan, gerçek âleme göç zamanı gelmiştir artık. Elim ayağıma dolaşıyor. Panik halindeyim. "Ölmem" sanıyordum. İşte geldi, çattı. Korkudan dizlerimin bağı çözülmüş, yerimden kıpırdayamıyorum bile. Ağlasam mı, kaçsam mı, koşsam mı, ona yakalanmamak için kimsenin göremeyeceği bir yere saklansam mı? Şaşkınım, ne yapacağımı bilemez haldeyim. Bir o yana, bir bu yana çıldırmışçasına dönüp duruyorum. Zaman durmuş, vaktim bitmiş, ömrüm bu kadarmış. Çok babayiğit, çok zengin, çok sağlıklıyım , desem de onunla karşılaştım işte.!

Hani kasılarak, gubararak o gezinenler? Nerede o Karunlar, o Nemrutlar, Firavunlar...?

Beklenen son gelmeden evvel , ölenlerden ibret almalı.. Onun her an bize uğrayacağı gerçeğiyle yaşantımıza dikkat etmeliyiz. Ölümü yaratan yüce Kudretin yap ve yapma emirlerini bilip, bu bildiklerimizle hayatımıza çeki düzen vermeliyiz. Bu anlayışla ölüme hazırlık yapmalıyız. Zira toprağa tek tek girecek, hesaba da tek tek çekileceğimiz o çetin gün bizi bekliyor. Ne ana, ne baba, ne eş, ne çocukların faydası olamayacağı, torpilin, rüşvetin, paranın sökmeyeceği o güne kendimizi hazırlamalıyız. Ona hazırlandıkça ölüme bakış açımız değişecek. Hatta ölüm bizi korkutmayacak.

Hem Mevlana hazretleri dememiş miydi? "Ölüm, sevgiliye kavuşmaktır" Bakış açısına bakar mısınız? Ölümü gülerek karşılayabilen olabilmek... Ne mutlu ölüme bu şekil bakabilenlere.

Ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımızdan sorumlu olacaksak, bu hayatı kulluk bilinciyle yaşamalı. İşte bu kulluk bilinci, bize "nasıl" hayatı yaşamamız gerektiği şuur ve ölçüsünü sunacaktır.

Buraya kadar okuduklarınız iç açıcı olmasa da ağzımızın tadını kaçırsa da , "Sırası mıydı şimdi bunları anlatmanın" , "bırak ölümü anlatmayı, hayata bir defa geldik, bu hayattan zevk alacağım" desek de şu gerçeği unutmayalım: İNSAN ÖLÜMÜ UNUTSA DA ÖLÜM İNSANI UNUTMUYOR.

"Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek! "

Gerisi laf ü güzaf!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Yüce - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


İçmelerde satılık pansiyon

383metre kare arsa içerisinde 7 oda, bir büro ve bir kileri mevcut. Odalarında toplam 20 yatak ,buzdolabı Ve tv mevcuttur.Çatımız 100 bin masrafla yen...

MEHMET ALİ

akaryakıt satış elemanı (pompacı)

istasyonumuzda çalıştırılmak üzere akaryakıt satış elemanı aranmaktadır. başvuru şahsen alınacaktır.

ELBİSTAN ENSAR PETROL

ETİ PLASİYER ALIMI

YÜKSELEN PAZARLAMA BÜNYESİNDE ÇALIŞTIRILMAK ÜZERE; ETİ SATIŞ PAZARLAMA ELEMANI ALINACAKTIR. TERCİHEN TECRÜBELİ ASKERLİĞİN TAMAMLAMIŞ. GÖRÜŞMELER YÜZYÜ...

0(344) 419 07 37 YÜKSELEN PAZARLAMA

İş arıyorum

İş arıyorum 30 yaşındayım daha önce muhasebe şantiye garsonluk işlerinde çalıştım sgk lı ve en az asgari ücretli olması şartı ile çalışırım

SEMİH

KİRALIK BÜRO

KİRALIK BÜROKral İş Merkezi Kat 2 2+1 doğalgazlı Büro Kiralıktır.+90 (541) 899 99 09

+90 (541) 899 99 09

NUSRET YILMAZ KÜLEKCİ

İş verenlerden SGK lı çalışabilecigim iş arıyorum NUSRET YILMAZ KÜLEKCİ

0553 301 46 07

Ufuk can batmaz

Pınarbaşı mesire alanında bulunan MİHMANDAR CAFE DE çalıştırılmak üzere BAY- BAYAN deneyimli Garson alınacaktır..

UFUK CAN BATMAZ

bayan kasiyer

akaryakıt istasyonumuzun market bölümünde çalışacak bayan kasiyer alınacaktır

TUNCAY YARBI

BAY - BAYAN ELEMAN ARANIYOR

Pınarbaşı mesire alanda çalışacak çalışma arkadaşları arıyoruz.bay- bayan garson gözleme ve börek yapacak bayan elemanlar alınacaktır.

0532 654 10 08

ERKEK ELEMAN ARANIYOR

Aranan Eleman Şartları; 1 ) Lise mezunu olması 2) 20 yaşını geçmemiş olması. 3) Ofis ortamında çalışabilecek 4) Elbistan da ikamet ediyor olması Not:...

0(344) 415 58 44 MEHMET ÜZÜM MALİ MÜŞAVİRLİK OFİSİ