Ahlakın destek ve direnci kaç?

Borsada hisse senetlerinin geçmiş fiyat hareketlerine göre, gelecekte nasıl bir yön izleyebileceği hususunda tahmin yürütebilmek için çeşitli teknik analiz yöntemleri kullanılır. Analiz sonucu bir kanaat oluştuğu zaman, fiyatın yükselebileceği üst seviyeye “direnç”, alt seviyeye ise “destek” denilir.

Son günlerde dolar kurunda ani atışlar oldu. Merkez bankasının mı, maliye bakanlığının mı hatasından, yoksa art niyetli kişilerin organize hareketi mi, 15 Temmuz darbe girişimi ve Covid-19’un ekonomiye yansıyan faturaları mı bilmem. Ama dikkat çekmek istediğim husus, doların fiyatı ile ilgili, hemen her kanalda akıl dağıtılıyor olması. Şurası destek, burası direnç noktaları, buradan alıp, şuradan satın kar edin deniliyor. Hiç ilgi duymayanları bile teşvik eden söylemler…

Kimler dövize ihtiyaç duyar: başta ithalat firmaları, sonra yurt dışına turistik gezi ve Hacca/Umreye gidenler, alışveriş veya kira anlaşmasını döviz üzerinden yapanlar. Bunların dışında dövize kimin neden ihtiyacı olabilir ki? Onlara yetecek kadar döviz de zaten bankalarda mevcut. Peki dövizle hiç işi olmadığı halde, döviz satın alanlara ne diyeceğiz. En masum hali ile; parasının değerini korumak için mecburen döviz alıyor denilecektir. Doğru, 3 ay önce ile bugün arasında, doların Türk Lirası karşında artışı %70’dir. Yani 3 ay önce 1000 TL.sini dolara çeviren kişi, bugün 1714 Türk Lirasına sahip oluyor. Parasını korumuş oldu, hatta satın alacağı bazı ürünleri, şimdi daha çok miktarda satın alabilecek. Hiç alın teri dökmeden, bir anda zengin oldu. Böyle bir dünya var mı? Böyle bir mantık olabilir mi?

Türkiye’de alın teri döküp elde ettiği Türk Lirası kazancını verip, karşılığında döviz satın alan kişinin ne yaptığını şöyle izah edeyim: o yabancı ülkeye, satın aldığı miktar kadar kredi açıyor. Evet yanlış okumadınız zoraki faizsiz kredi veriyor. Amerika bu manzarayı muhtemelen şöyle değerlendirecektir: “Türkiye’den bir vatandaş bizim ısrarımız olmadığı halde, 100 dolar satın aldı, bize destek oldu, matbaaya bilgi verin yeni dolar bassınlar, başka dolar almak isteyen olur ise, onlar da satın alsın.” Amerika devletine küçük bir kâğıt ve biraz boya masrafı dışında bir maliyeti yok.

Yazıyı hazırladığım an itibari ile doların fiyat tahminini yapan akıl hocaları; 14,40 TL destek, 14,70 direnç, bu aralıkta bol bol alım/satım yapın ve zengin olun diyorlar. Ne güzel iş ya, tekstil makinasının başında iplikleri takip etmeye, dükkan açıp müşteri beklemeye, tarlaya ürün ekmeye, inek/koyun besleyip etini sütünü satmaya, atölyede üretim yapmaya ne gerek var ki. Adam nasıl para kazanacağımızı gayet güzel anlatıyor. Mal varlığını sat, sonra ekranın karşısına geç, destek noktasından al, direnç noktasından sat.

Kutup ayısını avlamak için avcıların geliştirdiği tuzaklardan birisi de, büyük tahtanın üzerine dana ciğeri yerleştirmek, bu ciğerin içine de keskin jilet bırakmaktadır. Kutup ayısı nefis bir ciğeri yediğini zannederken, dilini kanatıp damarlarındaki tüm kanı midesine dolduruyor ve oracıkta ölüyor. Destek noktasından dolar alıp, direnç noktasından satarken, dilimizin kanayıp kanamadığına bakıyor muyuz?

Dolardaki bu kadar artış, dolara olan sevgi-alaka ile açıklanabilir. Peki ülke sevgimizin, ahlak seviyemizin; destek ve direnç çizgilerini çizip yorumlayabilecek teknik analiz uzmanı var mı?

Bir de madalyonun diğer yüzüne bakalım.

Doların yükselişini durdurmak için, verginin tam ödenmesi ile ilgili bilimsel çalışma yapılmalıdır. Tapu harçları, belediye emlak beyanına göre değil, uzman raporlarına göre alındığı zaman bütçeye olağanüstü bir kaynak sağlanacaktır. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki ilgili kanun teklifinin neden geri çekildiği araştırılmalı.

Bürokratik atamalarda, liyakat tartışmalarını sona erdirecek formüller üzerinde çalışılmalı.

Kamudaki araç sayısı, sıfırdan ele alınmalı, bazı makamlar için şehir içi taksi gideri ile, mevcut gider analizi yapılarak karşılaştırılmalıdır. Cefada ortak, sefada ortak.

İnsanımızın dövize olan ilgisi, alternatif seçenekler ile bertaraf edilir. Gayrimenkul ile ilgili neden bilimsel bir çalışma yapılmıyor? Belirli niteliklere sahip bir gayrimenkul, bir hisse senedi gibi kendi borsasında işlem görse, belki dolardan fazla kazandıracak ve yastığın yorganın içindeki tüm paralar buralara kanalize edilecektir.

Güneş Enerji Yatırımlarında neden kısıtlama yapılıyor? Allah’ın bahşettiği bu nimetten yeterince yararlanmanın önündeki engeller gözden geçirilmelidir. Kamulaştırma ile arazi tahsisleri yapılmalı, şalt sahaları GES bölgesine kurulmalı.

Önceleri vatandaştan giden projeler, talepler, şikayetler ilgi-alaka ile karşılık görürdü. Ne yazık ki son yıllarda geri bildirimler olukça düşündürücü. Bir yazının cevabı 17 ayda gelmezdi. Milyon yazının içinde, belki bir vatandaş gerçekten mazlum ve mağdurdur, belki bir vatandaşın önerdiği proje ülkenin kurtuluş reçetesidir?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Göçer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Celal Ceritli - Kaleminize sağlık Ahmet bey çok güzel özetlemiş iniz. Bende küçük bir ilave yapayım. Türkiye Büyük bir ülke dir. Adalet Liyakat sorgulanabir bir şeffaf yönetim olursa çözülemeyecek sorun yoktur. Saygılar.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Aralık 14:30
03

Aykut Yıldırım - Kaleminize sağlık, çözüm yolları ile birlikte anlatmışsınız tüm ekonomiyi, selamlar…

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Aralık 14:30
02

Muhammed - İlginçtir;ilk defa hükümet yada iktidar partisinden biri yada birilerine bayrak sallayan bir yazı olmamış ve teknik seviye olarak da üst düzey bir makale olmuş tabi bize de tebrik etmek kalıyor.

Saygılarımla

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Aralık 14:30
01

yurda özdemir - İnsanın sozledikleri ile yaptığı işler doğru orantılı olmalı. Yoksa yazılan yazılar havada kalır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Aralık 14:30