İMAM İKİ CAMİYİ DE YIKAR

Karamağara’da fakir bir ailenin Osman ile Ali adında iki çocukları vardır. Okumayı istedikleri halde taş işçiliği yapan babalarının maddi durumu okutmaya elverişli değildir. Böyle giderse ilkokulu bitirir bitirmez kendilerinin de babaları gibi taş işçisi olacağını bilirler. Babaları zaten öyle söylemektedir.

İki kardeş çare aramaya başlar. Okuyanları, öğretmen memur, doktor olanları düşünüp onlar gibi olmayı hayal edip dururlar.

İlkokulu bitirdikleri yıl; okullar tatil olup yeniden açılmasından birkaç gün önce anneleri ile de konuşarak verdikleri kararı uygulamaya başlarlar. Babalarından habersiz, annelerinden izinli, evlerinde ne kadar tavuk varsa yakalarlar, anneleriyle vedalaşıp okumak niyetiyle köyden temelli ayrılırlar... Tavukları satıp parasıyla doğru İstanbul’a gelirler ve bir İmam-Hatip okulunun kapısına dayanarak bir idareci ile görüşmek isterler. Görüşünce maceralarını, kimsesiz ve fakir olduklarını anlatıp ille burada okumak istediklerin söylerler. Anlayışla karşılayan idareciler, Ali ile Osman’ı okula kaydeder ve tahsil hayatlarının devamını sağlarlar. İkisi de başarılı bir lise döneminden sonra İlahiyat fakültesini de bitirirler ve Osman birkaç yıl köyünde imam olarak daha sonra vefatına kadar yıllarca öğretmen olarak hizmet eder.

&

Elbistan’a 32 km uzaklıktaki Karamağara köyü, yakınından yarı yarıya çevrelemiş dağlardaki mağara-evlerden, çağlar öncesinden kalma kaya mezarlardan, kalıntılardan ve köy içinde sağda solda rastlanan işlenmiş taşlardan da anlaşıldığı gibi binlerce yıldan beri yerleşim yeridir.

Köye ikindiden sonra ‘dar vakitte’ varmıştık. Bir süre fotoğraf çektikten sonra dağlardaki kaya mezarları, mağara evleri fotoğraflamak üzere ikiye bölündük; zaten iki kişiydik, birimiz fotoğraf çekmeyi diğerimiz bilgi verebilecek birileri ile konuşmayı üstlendik. Okul müdürü bizi ve köyden birkaç kişiyi evinde misafir etti. Bilgileri orada aldık.

                                                   Karamağara Köyü, 2006

Köy, 1901 yılında, Akçadağ’a bağlı köylerden, Yenipınar/ Kirliuşağı köyünden Kirliuşağı, Çendolar ve Hacı Hasanlar kabilesi; Amukuşağı köyünden de Amuklular ve Kasımuşağı köyünden Kasımlar gelerek Karamağa köyüne yerleşmişler ve bugünkü sosyal yapısının temelini atmışlar. 2007 nüfus sayımına göre 554 insan yaşamakta iken, Elbistan ve diğer şehirlere göç, işçi, memur veya esnafların görev yerlerine dağılmaları nedeniyle nüfus azalmış ve 2013’teki nüfus sayımında 346 kişiye düşmüş.

                             Kaymakamı Recai Akyel ve resmi heyet, Karamağaralılarla bir ziyareti sırasında; 2007

Gelelim iki camiyi birden yıktıran imama

Karamağara köyündeki birbirine düşman iki kabile kendi mahallelerine iki ayrı cami yaptırmış; biri 1950’de yapılan Kirliuşağı Camisi; diğeri 1964’te yapılan bir başka cami. İşin garibi sürekli bu iki cami için sadece bir imam kadrosu verilirmiş.

Rakip kabileler, çareyi aralarında “İmam Efendi, bir hafta bir camide, bir hafta da diğer camide ezan okusun, namaz kıldırsın...” diye sözleşip anlaşmakta bulmuşlar. Bu şekilde 1980 yılında İlahiyat Fakültesi mezunu olan yukarıda sözünü ettiğimiz Osman Ceyhan Hoca’nın, tavukları yol parası ederek okumak için ayrıldığı kendi köyüne imam olarak tayin edilmesine kadar devam edilmiş.

                             Osman Ceyhan (1952-2015)

Osman Hoca, aklı başında, bilgili, herkesle iyi geçinen bir insan olduğunu kısa zamanda kanıtlar. Bu arada düşmanlığı da ortadan kaldırmak için iki kabilenin büyüklerini bir taraftan sık sık ziyaret ederek barıştırmaya, bir taraftan da iki caminin de yıkılmasına ve iki kabilenin ortasına bir caminin yapılmasına iknaya çalışır. Zamanla kendisine duyulan saygı ve sevginin artmasının da etkisiyle düşman kardeşleri razı etmeyi başarır. Hem onları barıştırır hem de kararlaştırdıkları bir günde iki camiyi de bizzat kendilerine yıktırır; daha sonra iki kabilenin birlikte karar verdikleri orta yere, Osman Hoca’nın önderliğinde, tüm köy halkının da severek katkıda bulunmasıyla 1981 yılında bugünkü üç katlı cami yaptırır.

Bu birlikteliği, barışı ve dostluğu çağrıştırması için camiye Osman Hoca tarafından “Tevhid Camii” adı verilir.

Karamağaralılar, girdiği sınavları kazandıktan sonra öğretmen olarak tayin olup giden Osman Hoca’larını yıllarca sevgi ile andılar.

                                       Tevhid Camii

Ne yazık ki bu kıymetli insan 24 Ağustos 2015 tarihinde 63 yaşında iken vefat etti. Allah rahmet eylesin.

........................

NOT: Bu yazı baskıya hazırlanan Terk Eden Elbistan-8 / Şecereler-5 kitabımda yer alacaktır. Yazıda eksik veya yanlışım varsa Karamağaralı dostların düzeltmesini rica ederim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Bilgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Gözden Kaçırdıkların - "Köye ikindiden sonra ‘dar vakitte’ varmıştık. Bir süre fotoğraf çektikten sonra dağlardaki kaya mezarları, mağara evleri fotoğraflamak üzere ikiye bölündük; zaten iki kişiydik, birimiz fotoğraf çekmeyi diğerimiz bilgi verebilecek birileri ile konuşmayı üstlendik."

Yazıda eksik olan iki kişiden birinin isminin saklı tutulması. Her işin haysiyeti kendi içinde saklı. Allah yol arkadaşının da hayırlısını versin.

İkinci kişiden bahsetmekden imtina ettiğin talihsiz kişi kim ola!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 12 Mayıs 16:16
04

Arif Bi̇lgi̇n - @Gözden Kaçırdıkların 03 nolu yoruma cevabı: Gözden kaçırmışsın gerçekten.. İkinci kişiden aynı gezi çerçevesindeki yazılarımda söz ettiğim için o anda tekrar etmemiş olacağım. O zamanlar Elbistan'da görevli, tabii ki Afşin asıllı olmakla birlikte Elbistanlı da sayılan Adem Konan dostumuzdu. Elbistan'ın bütün köylerini hatta mezralarını gezmiştik. Vakit dar olduğunda -ki Karamağara köyüne vardığımızda akşama yarım saat kalmamıştı- ikiye bölünüyor ve birimiz fotoğraf çekerden diğeri bilgi alabilmek için köyün yaşlıları ya da gelmişini geçmişini iyi bilenlerle konuşuyordu... O gün beş on dakika ben de fotoğraf çektim, sonra sağ olsun okul müdürü misafir etti, birkaç da köyden arkadaş davet etmişti... Selamlar

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 12 Mayıs 19:37
02

Faruk Tamer / İstanbul - Merhum. Osman Ceyhan Hoca ya Allah rahmet eylesin inşallah.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Mayıs 15:17
01

Kasımoğlu - Allah gani gani rahmet eylesin, mekanı cennet, kabri nur olsun.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 08 Mayıs 22:22