YENİDEN KALKINMA

Yerleşim yerlerini büyütmenin itici gücü, besini bölgenin ekonomik cazibesidir… İnsanları veya kitleleri bir yerde yerleşmeye cezbeden şey o yerleşim bölgesinden elde edecekleri maddi veya az bir ihtimalle de olsa manevi faydadır. Maddi fayda kazanma ve dağıtımı ise maddi çıktının elde edilebilmesi anlamına gelir. Büyük felaketten sonra şehrimizi ayağa kaldırmanın yolu olarak, maddi cazibesini arttırmaktan başka çare yoktur. Maddeler halinde koşuşalım;

·         ‘Ayağa kalkma’ tabiri herkesin dilinde, bu sorunu kime sorsanız, hemen hemen herkes görüyor, farkında. Fakat bu konuda ne gibi çözümler üretilebilir? Bu konuda tüzel ya da gerçek kişiler olarak kimler ne fayda- katkı sağlayabilir? Şehrin geleceği ve felaket sonrası dönüşümü, şehirde yaşayan her bireyin amasız fakatsız çapı oranında ekstra eforu ile sağlanabilir.

·         Şehri 6 Şubat 2023 öncesi hale getirebilmek hatta daha iyisi olması için değer üretip para çekmek birinci madde ise ikincisi de gelen paranın yine şehirde kalmasını sağlamaktır. Yani üretmek para çekmek ve bu paranın yerelde dolaşması, yani tüketim için vatandaşın şehir dışına gitmemesi…

·         Şehrin dört ana gelişim kalemi vardır; Tarım, inşaat, sanayi, maden… Tarım ve inşaat bundan önce olduğu gibi bundan sonrada baskın sektörler olarak kalacak gibi görünüyor.

·         Tarım da verimin artırılması ilk başta su ulaşmayan arazilerin sulak hale getirilmesi ile olacaktır. Sonrası ise artık uzman desteği almak ile.

·         Tarımsal ürünlerimize sahip çıkan katma değer üreten iş adamları ve tesislerimiz mevcut. Bu tesislere yine destek verilip ‘Bölgesel Marka’ veya markalaşma süreci- sayısı artırılabilir.

·         Tarımsal ürünlerimiz içerisinde en iyi çerezlik çekirdeğin, en iyi patlamış mısırın, en iyi lahananın, en iyi pancarın ve sayamadığım en kaliteli tarımsal ürünlerin bölgemizde yetiştiği açık ortadadır ve çok küçük bir tanıtım faaliyeti ile bölgemizin geliri çok daha fazla artabilir. Ürünler bölgede tesisleşip işlenerek daha yüksek değerlerde satışa sunulabilir.

·         İnşaat sektöründe verim artışı ise inşaat malzemelerinin üretiminin yerele taşınması ile olur! Çivi fabrikası, bims- briket fabrikası, tuğla fabrikamızın yatırım ile desteklenmesi, sayısının artırılması, boya-astar imalat atölyeleri ve çimento fabrikası ile…

·         Maden sektöründe artık kazılıp çıkartılan linyit madenimizin sadece yakılması değil yan ürünleri nasıl üretilir bunların araştırılması ve hammaddesine çok kolay ulaşılan bu değerin işlenerek, katma değerli ürünlere dönüştürülüp, paketlenerek! satılması sağlanabilir.

·         Sanayi sektörüne gelirsek, zaten yukarıda saydığım maddelerin dörtte biri gerçekleştirilirse sanayi atölyelerimiz bu sektörleri desteklemek için açılarak üretime geçer ve kendi ekosistemini nakit akış döngüsünü oluştururlar.

·         Ütopik gelecek fakat bu yollar izlenirse sonraki adım ihracatta yarışmak olacaktır. Kendi ekonomisi olan bir şehir insanı çeker ve nüfusu hiç olmadığı kadar artırır. Yabancı dediğimiz şehir dışından gelen insanlarımıza elli yıldır alışkın olan ekmeğini paylaşan bölge halkımız bu nüfus artışını zaten memnuniyetle karşılayacaktır.

Ufku daraltmamak, umutsuzluğa düşmemek gerekir, sadece ekonomik faaliyetler konusunda yapılacak olan küçük hamleler bile bölgenin tekrar ayağa kalkması için yeterli olacak gibi görünüyor. Biraz azim ve cesaret ile, iyi okumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aykut Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Hulusi Genç - @ Aykut Yıldırım haklısınız bizim şehir olarak bir şekilde derdimizi anlatmamız lazım ama maalesef asrın felaketi yaşandı Elbistan hala sahipsiz çaresiz. Birsey yapılmıyor demiyorum ama Elbistan için herkes esnaf, iş insanı, işçi, çiftçi, STK'lar, Odalar harekete geçmeli. Biz kendimizi toparlayıp sesimizi duyurmaz yetkililerin kapısını aşındırmazsak sorunların çözülmesi için çok bekleriz daha. İşin özü klasik hale gelse de İL meselesi artık güçlü bir iradeyle siyasi görüş fark etmeksizin dile getirilmeli.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Mayıs 18:32
01

Hulusi Genç - Aykut Bey tespitlerini çok değerli. Elbistan'ın gelişmesi için öncelikle bölünmüş yollarla çevresine rahat bir ulaşım sağlanmalı. Yatırım ve üretilen ürünlerin ticareti için bu çok önemli. Göksun yolu bitmeli, Malatya yolu, Darende yolu ve hatta Afşin Sarız yolu üzerinden bir bağlantı ile Elbistan çevre illere rahatça ulaşmalı. Ancak bir başka konu da Elbistan'ın deprem öncesinde var olan deprem sonrasında daha da artan ekonomik ve sosyal hayattaki sorunlarının nasıl çözüleceği.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 08 Mayıs 23:21
02

Aykut Yıldırım - @Hulusi Genç 01 nolu yoruma cevabı: Yorumlarınız çok değerli, yol medeniyettir, kesinlikle çok ama çok geç kalınmış olan yol sorunu bir an evvel çözülmelidir! Belirttiğiniz bu sıkıntıları her mecliste dile getirip hatırlatmak akılda yer etmesi yetkilileri harekete geçirmek için faydalı olacaktır. selamlar.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Mayıs 11:20