Bir başkan, iki örnek davranış ve Memo dayı

• Tevfik Ataç, Gücük Nuri Efendi’nin oğludur. Komiserlikten emekli olunca gelip Elbistan’a yerleşir. 1944 yılında Arif Çağlar’dan boşalan belediye başkanlığına, -o zaman belediye başkanları atama ile göreve gelirdi- şehrin ileri gelenlerinden Bedir Efendi, Hacı Mustafa Efendi ve Kurtdede’nin desteği ile Tevfik Aytaç tayin edilir ve 1946 yılının sonuna kadar belediye başkanlığı yapar.

Cevriye Hanım ile evli idi. Hiç çocuğu olmamıştır. Bugünkü Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gazipaşa’nın bahçesinin olduğu arazi ona aitti; dedem ondan satın almıştı. Evi ( deprem öncesinde) nehrin tam karşısında, sokağın girişinde sol baştaydı.

BEN İZİN VERDİYSEM...

Millet Bahçesi; Battalgazi Camii’ne kadar Maraş Yolunun (Artık Hamza Akbaş Caddesi), oradan Sekili’ye giden caddeye kadar çevre yolunun ve oradan da Ahmet Yesevi iş hanına kadar caddelerin çevrelediği alandır. Burası aslında Kodallı Çayırı’nın devamıdır. Arazi sulamak üzere, Söğütlü’nün onlarca kilometre yukarılarından açılan arklardan bir ikisi tarafından zaman zaman bataklık haline getirilen bu yüzden de üreyen sivrisineklerden ve kurbağa seslerinden Elbistanlıların bîzar olduğu yerdir.

Tevfik Bey, burasını Millet Bahçesi yapmaya karar verir. Islah edilmesi gerekir. Belediye işçilerinin bir kısmı burada çalışmaya başlar. Bir gün Tevfik Bey öğleden sonraki bir saatte çalışmaları görmek için uğrayınca, işçi çavuşu “Başkanım, bir arkadaşımızın yakını vefat etti. İkindi namazı ile cenaze kaldırılacakmış. Müsaade ederseniz cenaze namazına yetişmek isteriz...” der. Tevfik Bey de gayet makul karşılar ve isteyenlerin gidebileceğini söyler. Az sonra da hepsi işlerini paydos edip gider.

Tevfik Bey, ertesi günü işine gelir gelmez işçi çavuşunu çağırtır ve sorar:

‒ Dün cenazeye kaç kişi katıldı?

‒ Hepimiz katıldık Sayın Reis’im.

‒ Peki, mesainin bitmesine ne kadar zaman vardı?

‒ Bir saat mi desem, bir buçuk saat mi bilemedim; öyle bir şeydi beyim!

‒ Anlaşıldı. Hemen muhasebeye git, buraya gelsin.

Muhasebeci gelir.

‒ Ben dün işçilerin işini vaktinden önce tatil ettim. Kendimi mesul sayıyorum. Sabaha kadar beni rahatsız etti. İşçi sayısı kadar bir buçuk saat mesainin kaç lira tutacağını hesapla. Çavuşunki kendi ücretine göre işçilerinki kendi ücretlerine göre olmalı. Çavuştan sayılarını öğren ve kaçar lira kesilecekse hesaplayıp birlikte gelin.

Bir süre sonra birlikte gelirler ve kesilmesi gereken toplam parayı söylerler. Tevfik Bey de son talimatını verir:

‒ O parayı maaşımdan kesip belediyenin gelir hesabına yatır.

BELEDİYE KAZANSIN

• Tevfik Bey, komiserlikten emekli olup Elbistan’a gelince evindeki kiracıdan çıkmasını rica eder; çıkınca da kendisi oturur. Evin birçok eksiği gediği vardır.

Bu arada tayin edildiği Belediye Başkanlığına başlamıştır. Belediye binasında inceleme yaparken, bodrumunda bir yere atılmış birkaç hatıl görür. Sorduğunda, uzun zamandan beri durduğunu söylerler. Kendisinin evine bir miktar ağaç gerektiğinden bunları değerlendirmek maksadıyla, bir marangoz çağırmalarını ister. Giden Kasap Bodo Duran’ın babası Marangoz Abekir Ağa ile gelirler. Ona Tevfik Bey sorar:

‒ Abekir Ağa, bu hatılları satsan kaça satarsın; bunların bedeli nedir?

Abekir Ağa cevap verir:

‒ Beyim (…) lira kadar eder.

Bunun üzerine Tevfik Bey;

‒ Olmaz, ben yarısı kadar daha fazla veriyorum. Bunları al, benim evin kapı ve pencerelerinde eskiyen, kırılıp dökülen yerleri tamir et; ne kadar kullandığını bildir.

İş bittikten sonra Abekir Ağa ne kadar kullandığını söyler; parasını kendisinin söylediği gibi fazlasıyla hesap ettirir ve belediyenin muhasebesine yatırır…

KADROLU ATLAR

• 1939-1944 yılları arasında Elbistan Belediye Başkanlığı yapan Arif Çağlar, belediyede işler artmaya başlayınca, kadrolu olmak üzere bir çift at ile araba satın alır. Bunların da sorumlu memuru Ekmekçi Meamed’in babası Rüştü Gözüdeli olur. Rüştü Ağa, hem atlara bakar, besler tımar eder; hem de belediyenin işleri görülürken arabayı sürermiş.

• KADROLU EŞEKLER

Tevfik Bey, belediyeye kadrolu 2 eşek aldırır. Eşekçi Ali de bu eşeklerden sorumlu memurdur. Ali Efendi maaşı karşılığı bu eşeklere evinde bakacaktır, besleyip tımar edecektir; görev için emre hazır edecektir.

Bu kadrolu eşeklerin 3 önemli görevi vardır.

1) Çöp Arabalığı: Çöpçülerin çarşıyı, meydanı süpürüp yer yer yığdıkları çöpleri, iki yanındaki çöp sandıkları ile taşımak.

2) Et Arabalığı: Mezbahada kesilen etleri kasap dükkânlarına getirmek. (Daha sonra her et arabaları alındı)

3) Arozözlük (Sulama arabalığı): Tahtadan iki yanına asılı, su dolu ikişer teneke konabilecek bir araç ile su taşınır, çarşı ve pazar sulanır. Görevlisi, en yakın mahalle çeşmesinden tenekeleri doldurup yükler, ihtiyaç duyulan yere götürüp oranın da sulanmasını sağlar.

İLK TOMOFİL VE MEMO DAYI1

1943-44’te Dellal Meamet Ağa2, bir gün çarşı pazar dolaşarak, kalabalığın olduğu yerlerde, uygun bir yükseltiye çıkıp bağırmaya başlar:

‒ Ey ahaliii, duyduk duymadık demeyiiiin, soona mahrum kalırsız haaa! Yarın Elbistan’a tomofil geleceamiş, görmek isteyen hökümatın öonünde toplansıııın. Duyanlar duymayanlara haber versiiiin!..

Ertesi günü halk, Elbistan’ın dünya ile iletişimini sağladığı yerlerin başında gelen Kapıdere yoluna yani Belan’a doğru akın akın yürümeye başlar. Genci yaşlısı ile erkekler çoğunluğu oluştururken, üç beş kadın da yavaştan o tarafa doğru yürüyüşe geçerler..

Derken tozu dumana katan, harıltılı hırıltılı sesler çıkartan bir şey gelir. Millet biraz korkuyla, içinde adamların olduğunu görünce şaşkınlıkla seyretmeye başlar. Yavaş yavaş düdük çalarak kalabalığın içinden çıkıp Elbistan’a doğru yoluna devam eder…

Aslında gelen bir Chevrolet kamyondur; Elbistan Belediyesine tahsis edilmiştir. Bu kamyon, sonunda itfaiye aracı yapılmıştır. İlk şoförü Güneşoğullarından Memi Usta’nın oğlu Ahmet Güneş’ tir. Ahmet Güneş, o zaman bilinen tek şofördür ve “Seyr-i Sefer” Memurudur. Kamyonu o kullanır, Muhacir Memo dayı, onun muavinidir; şoförlüğü de ondan öğrenmiştir. Daha sonra Memo dayı şoförlüğü ele almış ve yangına da gitse, çarşıyı, sokakları sulamaya da çıksa yürüyen bir insandan daha hızlı olmamak kaydıyla uzun yıllar bu kamyonu/arazözü sürmüştür

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

1 Memo (Yapar) dayı, birkaç yaşında kimsesiz kalması üzerine, Kabaağaç köyünde İstanbullular diye tanınan aileden bir Ağa tarafından atının terkisine alınıp evine götürülür ve koruması altında büyütülür. Belediye işçilerindendir. Uzun yıllar Arazözü kullanmıştır.

2 Tellal. 1960’lı ortasına kadar Elbistan’da elektrik yoktu.. Dolayısıyla mesela belediye hoparlörleri de olamazdı; bu yüzden halka önemli ilanları duyurmak için resmi tellallar vardı; onlara ezberletilir ve şehrin kalabalık yerlerinde bağırarak halka duyururlardı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Bilgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

06

Adem Has - Yakın tarih ve şehircilik.

Liyakat ve hakkaniyet,

Adalet ve hassasiyet,

Yönetici ve devlet adamlığı.

Muhtaç olduğumuz ve özlemle beklediğimiz yönetici tipi.

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 28 Nisan 22:43
04

Azmi Boynueğri - Çok güzel hocam emeğine sağlık yazıların daim olsun İnşallah

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 28 Nisan 22:30
02

Haşim Kalender - Öyle insanlara o kadar ihtiyacımız var ki hocam. Ne olduda bu kadar bozulduk diline yüreğine sağlık belki birileride okur vicdanlarının uyanmasına sebep olursunuz

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 28 Nisan 22:24
01

Murat Yüce - Önceleri çok eski bir çöp kamyonu olan "ilk itfaiye/arazöz" aracı, 1967 veya 68 yılında güzel bir bakımla ilk itfaiye olarak Elbistan'a hizmet etmeyè başlamıştır. İlk itfaiye şoförü de rahmetli Memo'dur. Rahmetli olduğunda, cenazesi yıllarca emek verdiği itfaiye aracı üzerinde törenle taşınmıştır. Hepsini rahmetle, saygıyla anıyorum.

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 25 Nisan 16:02