MISIR’DAKİ SEÇİMLER VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Yönetim olgusu

İnsanlığın başlangıcından bu tarafa şu iki sınıf hep olagelmiştir: Bunlardan birisi yönetenler, diğeri yönetilenler.

Varlıklar âleminde nasıl bir diyalektik varsa ve her şey zıddıyla kâimse, mezkûr konuda da bu prensip geçerlidir. Yâni insanın yaşadığı her yerde yöneten ve yönetilenler sınıfının bulunması bu açıdan son derece tabiî bir durumdur. Bu bakımdan yönetim olgusu her yerde ve her zaman olmuştur, bundan sonra da olmaya devam edecektir.

Ancak, asıl konu ve mesele bu değildir. Asıl mesele yönetimin felsefesi, ilke ve yöntemleri, kural ve kanunları ile işleyiş tarzıdır. Başka bir ifâde ile yönetimde açıklık ve şeffaflık, dürüstlük, hesap verilebilirlik, adâlet temel düsturdur. Buna bağlı olarak seçimlerin yapılış şekli de son derece önemli bir konudur.

Mısır’daki seçimler

İşte Mısır’daki cumhurbaşkanlığı seçimleri bu mânâda bir prototip olarak karşımızda durmaktadır ve bu meyanda irdelenmesinde fayda vardır.

Mısır’daki seçimler birçok “İslâm” ülkesinde olduğu gibi ne yazık ki göstermeliktir. Zâten bu ülkelerin çoğu krallık ve saltanat düzenleriyle idâre edilmektedir. Babadan oğula geçen bir saltanat sistemi vardır. İfâde etmeye çalıştığım gibi göstermelik de olsa bazılarında seçimler yapılır. Mısır örneğinde olduğu gibi…

12 Aralık 2023 târihinde Mısır’da bu tür seçimlerden bir tanesi daha yapıldı. 2013 yılında olabildiğince sahih bir seçimle halkın oylarıyla iktidara gelen Muhammed Mursi’yi 11 ay gibi kısa sayılabilecek bir süreden sonra zamanın Genelkurmay Başkanı Abdulfettah es- Sisi bir darbeyle iktidardan uzaklaştırdı ve yerine kendisi Cumhurbaşkanı oldu.

2014 yılından bu tarafa üçüncü cumhurbaşkanlığı dönemini yaşayan Sisi, 2019 yılında anayasayı değiştirerek önceden dörder yıl olan cumhurbaşkanlığı süresini altı yıla çıkardı. Yapılan bu son göstermelik seçimde de oyların yüzde 89,6’sını alarak yeniden Cumhurbaşkanı oldu ve bu suretle 2030 yılına kadar Mısır’ı yönetmeye hak kazandı(!)

Askerî bir darbeyle Muhammed Mursi’yi deviren Sisi, 2014 yılında yapılan ilk seçimde oyların yüzde 97’sini, 2018 yılında yapılan ikinci seçimde oyların yine yüzde 97’sini, 12 Aralık 2023’te yapılan bu son ve üçüncü seçimde de oyların yüzde 89,6’sını aldı. Nasıl bir seçim ama? Muazzam bir demokrasi örneği (!), değil mi?

1995 yılında Mısır’da bulunduğum sıralarda hükûmet tarafından 101 nolu bir kanun çıkarılmıştı (Hüsnü Mübarek zamanında). Bu kanunun ana teması seçimin askerî mıntıkalarda ve açık oy, gizli tasnif esasına göre yapılmasıydı. Bir zamanlar bizde olduğu gibi…

Seçim uygulamaları ve seçimlerin ruhu

Mısır ve Mısır’a benzer ülkelerde yapılan seçimlerin adına “demokratik seçimler” denilecekse, bu tür seçimlerin en iyimser deyimle üçüncü sınıf bir seçim olduğunu belirtmek sanırım yanlış olmayacaktır. Kategorik olarak ikinci sınıf seçimler bizim gibi ülkelerin, birinci sınıf seçimler ise Batılı ülkelerin seçimleri gibidir.

Mısır ve Mısır gibi ülkelerde seçimler, devletin ve devleti idâre edenlerin iktidardaki parti lehine olanca ağırlığını koyarak (hard power) seçimlere müdâhil olduğu, bizim gibi ülkelerde bu durumun daha yumuşak bir güçle (soft power) yapıldığı, Batılı ülkelerde ise olabildiğince eşitlikçi ve akıllı bir güçle (smart power) seçimlerin yapıldığı inkâr edilemez bir gerçekliktir.

Dolayısıyla buradan hareketle ülkelerin seçim uygulamaları ve sahip oldukları demokratik nizamın kalitesi de buna göre şekillenmekte ve değişmektedir.

Hâl böyle olunca, “toplumlar neye müstahaksa, öyle yönetilirler” fehvasınca çok tabiîdir ki herkes hak ettiği şeyi, hak ettiği kadar bulacaktır.

İşte “demokratik seçimler” denilen şey, uygulamada böyle bir şeydir. Kitleleri aldatmak, kandırmak, uyutmak ve göz boyamaktan başka bir şey değildir. Keşke bu seçimler dört başı mâmur bir şekilde yapılsa ne âlâ…

Uluslararası ilişkiler

Evet, dünyanın çeşitli ülkelerinde bir şekilde seçimler yapılmaktadır. Bu seçimlerin kimisi demokratik, kimisi antidemokratik, kimisi de göstermelik seçimlerdir. Seçimlerin hiç yapılmadığı ülkeler de vardır. Ama yukarıda vurgulamaya çalıştığım gibi yönetim olgusu ve zarûreti nedeniyle her ülkenin bir yönetim biçimi vardır.

Bu determinist ve diyalektik zorunluluktan dolayı ülkelerin yönetim biçimleri halkın egemenliğine dayalı demokratik sistemlerden, bireyin ya da bireylerin egemenliğine dayalı monarşik ve oligarşik sistemlere kadar gitmekte ve değişmektedir.

Bu durum bir realite olunca, ülkelerin yönetim biçimlerini ortak bir payda altında toplamak ve insânî bir düzlemde tutmak mümkün olamamaktadır.

Dolayısıyla uluslararası ilişkilerde duygusallığa yer yoktur. Bir aralar Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu duygusallık tuzağına düşmüştü. Hem de birçok kez ya da çoğu kez…

Zaman içerisinde edindiği dînî kültürün etkisiyle kimi zaman “Kardeşim Esed”, kimi zaman “Kardeşim Selman b. Abdulaziz”, kimi zaman “Kardeşim Mursî” demişti ama işlerin iyiye gitmemesi sebebiyle çok zor durumlara düşmüştü. Sonra da hamâsî nutuklarla üst perdeden çok şeyler söylemişti. Şimdi ise gelinen noktada el- mahkûm ve el- mecbûriyetten dolayı “Kardeşim Sisi”, “Kardeşim Muhammed b. Selman”, “Kardeşim en- Nehyan” demeye başladı. Hatta Mısır’daki son seçimlerde Cumhurbaşkanı seçilen(!) Abdulfettah es-Sisi’yi ilk kutlayanlar arasında kendisi de vardı. 14 Şubat 2024 târihinde de Mısır’a resmî bir ziyârette bulunarak Sisi ile rû berû görüşmeler yapacak.

Sonuç

Görüldüğü gibi uluslararası ilişkilerde duygusallığa yer yoktur. Uluslararası ilişkiler insanı işte böyle tersyüz eder. Bu bakımdan uluslararası ilişkilerde rasyonalite esastır. Bundan hiçbir zaman ayrılmamak icâbeder. Halkın da, liderlerin zaman zaman üst perdeden attığı hamâsî nutuklardan pek etkilenmemesi gerekir. Sanırım bu, kendileri için çok daha iyi olacaktır.

Do you understand me?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlhan Akar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Mustafa Kök - Sevgili İlhancığım,

O "eklektik" dediğiniz sıfattakı liderliğin siyasetteki adı - aşağıda doğru ifade ettiğiniz gibi - PRAGMATİK ya da PRAGMATİST LİDERLİKTİR ve tecrübe eksikliğiyle ölçü kaçınca - yine andığınız gibi - MAKYAVELİZM'e kadar uzandığı malûm...

Ama demokrasilerde YARGI ayağı eksik kalır ve HUKUK DEVLETİ yerleştirilmezse, ne kadar çok partili seçimler yapmış olsanız da GERÇEK DEMOKRASİ hayal oluyor. Maaledef biz de henüz o hayâlin oeşindeyiz. Yani MÜSLÜMAN ŞARK daha çook "DEMOKRASİCİLİK" oynar. Sevgilerimle...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Şubat 14:01