DEVLETİN YANLIŞI VAR DA KİŞİLERİN YOK MU?

 90lı yıllarda bazı kamu elemanları, emeklilik yaşı 50-55 olacak dendiğinde mezarda emeklilik olur mu diye kıyamet kopardılar. İşte o kıyameti koparanlar, işe gitmeden maaş almaya başlayınca 65 yaşayıncaya kadar devam ettiler. Anlayacağınız 15-20 yıl yatarak maaş aldılar. Zaman zaman adil olmayan kamudaki yanlışları, israfı ve hantallığı dile getirme ihtiyacı hisseder, yazarım. Bütün haksız uygulamalara karşıyım. Burada amacım çözüm sunmaktır.  İşim kişilerle değil, sorun üreten zihniyetlerdir. Kamu sisteminin yanlışı var, peki şahısların yok mu?  

         İşte burada devredeyim. Vatandaşlık görevim olarak görüyor ve yazıyorum.  Kötülük bizdense, ben bizden değilim diyerek yola çıkıyorum. Neme lazım, bana ne diyemiyorum. Bunu bazıları yanlış değerlendiriyor. Sana ne dercesine… Tepki gösteriyorlar. Hep alarak ve hep başkalarından bekleyerek doğru olamazsın. Doğruyu söylemeden, iyiliği arttırmadan, yöneticilere yükümlülüklerini hatırlatmadan, ötekilere bakışımızı, çalışma tempomuzu, üretme ve tüketme alışkanlıklarımızı disipline etmeden hayatımız düzelir mi? Elimizden gelen bütün çabayı çözüm odaklı düşünerek düzeltmek durumundayız. Kendimizi yormadan, farklı farklı fikirlerle yüzleşmeden, hep aynı yerde kalarak, konfor alanından çıkmadan iyileşemeyiz, gelişemeyiz. İlim, irfan, fazilet bedava değildir, maliyeti ve bedeli vardır. Can yorulmadan kozalardan çıkmanın yolu yoktur.  O istikamette yol alabilmek için yolcu olmak gerekir. O yolda yargılamadan, anlatarak, anlayarak, yazarak huzura doğru yürümeliyiz.  Burada devlet bürokrasisinin yanlışlarını da şahısların yanlışlarını da söylemek zorundayız ve insani dönüşüm şarttır. Hepimiz doğrulardan sorumluyuz.

     Övmekle kötünün iyi olmadığı gibi; yermekle doğruluğu, cömertliği ve saygınlığı kötü edemezsiniz! Övmesen de reklamını yapmasan da; altını, elması ve zümrüdü kötü edemezsiniz!

     Çoğunluk yapıyor, bal tutan parmağını yalar, Devletin malı deniz yemeyen keriz, herkes torpil yapıyor, rüşvet alıyor diyerek yanlışı yayamazsınız. İnsanın ölçüleri ve ilkeleri olmalı. Kamu sistemi müsaade ediyor, görmüyor diye hatalar savunulmamalı. Kötüyü savunmak, kötüyle eşdeğerde olmaktır. Sorunun parçası olan çözüm hanesinde olabilir mi?  Tabi ki olamaz. Adilikleri, ahlaksızlıkları, hırsızlıkları genele mal ederek sorumluluktan kaçamayız ve kaçamazsınız.  Ortak suç, suç değil mi? Kişi olarak kuralsızlıklara, değersizliklere, çapsızlıklara ortak olmak gerekmiyor.  Birey olarak yük olma, yıkıcı olma; kendin düzgün ol, kendin geliş, kendini inşa et. Kimseyi düzeltemezsen de bari sen düzgün ol!  Kimsenin kul hakkına girme ve kendi kul hakkına da girme.

      Benim derdim hiç çalışmadan al sat, katla koy; ye, iç, gez, eğlen, boyan diyen, hep tüketen ve almaya odaklı, milletin sırtında yaşayanlaradır. Topluma zarar veren olumsuz kişiler, sorunların kaynağı olduğu halde başkalarını suçluyor. Dürüst olup suçlanan insanlar, sadece yanlış kişileri kaybeder. Bunu bil.   

      Devlet sisteminin, siyasetin yanlışı-suçu kadar, kişilerin de yanlışı ve suçu vardır. Devletlerin ahlaklı olanı da var olmayanı da. İnsanlarında ahlaklı olanı var olmayanı da… Seçim sizin. Onun için iyi figürlere ve iyi örneklere ihtiyaç vardır. Bilinsin isterim.

     Günün sözü: Başkalarıyla yarışırsan kazanmayabilirsin. Kendinle yarışırsan, her zaman daha iyi bir hale gelerek kazanmış olursun der Debasish  Mridha

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Emin Elagöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Mehmet Polat. - Dikenlerle dolu yollarda güle ulaşmanın bedeli bazı zamanlar çok ağır olsa da gülün kokusu her şeyi unutturmaya yetiyor. Belki sadece 2 kelimeden ibaret bir söz gibi gözüküyor fakat Hafife alınmaması gereken en küçük kelimeler bile bazen en büyük başarıların başlangıcı olabiliyor. Her ne olursa olsun, yolundan vazgeçmeyen,ideallerinden,gerçekliğinden vazgeçmeyen Hocam! Eline yüreğine sağlık..

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 29 Eylül 02:58
03

M.emin Elagöz - @Mehmet Polat. 02 nolu yoruma cevabı: Yorumun ve güzel dileklerin için sağ olun, var olun. İyilikler dilerim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Ekim 08:19
04

M.emin Elagöz - @Rüstem Ceran 01 nolu yoruma cevabı: Sağ olun Rüstem kardeş. Hep iyi olursunuz inşallah

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Ekim 08:20