YÜZÜNE BAKTIĞIMDA

Bir yüz düşünelim: Mükemmel görevler, en güzel görünüm orada karşımıza çıkıyor.

Kişiye ait yüz,bir örneği yokken,ilk ve son defa olarak mükemmel bir şekilde var ediliyor.

Bugüne kadar yaratılmış insan yüzü sayısı milyarlarcadır.Bunların hiçbiri birbirine benzetilmeden yaratılmış ve yaratılmaya da devam edecektir.Haşa, yüzün sanatkârı hep benzeyen simalar yaratsaydı O'nun acizliği söz konusu olacaktı.Yani hep birbirinin taklidi olan insan yüzleri...Benzerleri yapmak mı,birbirine benzemeyenleri mi yapmak kolay. Allah sonsuz gücünü,ilmini biz insanlara göstermek için ilk insandan itibaren birbirine benzemeyen yüzler halk etmiştir.

İnsan yüzü kimin için yaratılmış ise sadece o kişiye özel,ilk ve son defa yaratılıyor.(yapılıyor).Ne o yüzün benzeri önce yaratılmış ne de bunda sonra benzeri yaratılacak!

Yüzün olmadığı ,hayvanlar ve insanların yeryüzünde yüzsüz dolaştığını düşünsek bir an! Olur muydu böyle bir şey,olurdu.Ya da insanların yüzlerinin hepsi birbirine benziyor olsaydı..! Dünyada ne kadar insan var,o kadar da birbirine benzeyen insan var!Hayat nasıl olurdu bu haldeyken? Kim anne,kim baba,kim,evlat,kim eş,kim dayı,kim hala...kim şu,kim bu.Aynı yüzü görmekten hem hayattan sıkılacak,hem de hiç kimseyi birbirinden ayırt edemeyecektik.

İnsanların birbirine benzememesi nasıl mucizeyse , farklı yüzleri birbirinden ayırması veya önceden gördüğü yüzü veya eşyayı hatırlaması da o kadar mucizedir .Bir yüzü görünce tanıyoruz,bu yüzü sonraki görüşte hatırlıyor,benzerlerinden ayırt edebiliyoruz.Müthiş bir şey!

Tanımak ve hatırlayabilmek... Farzedelim ki tanıdığımız biri yüzümüze dakikalarca bakacak,sonra hatırlayınca bize "merhaba" diyecek.Hatırlamak için insanların yüzüne dakikalarca dik dik baktığımızı ve sonra hatırlayıp konuşmaya başladığımızı düşünelim.Kim ister yüzüne dakikalarca bakılmayı...Oysaki,bakar bakmaz saniyenin kaçta kaçı bir hızda gördüğümüzü hem tanıyor hem birbirlerinden ayırt ediyoruz.

Etrafımıza baktığımızda bizim gibi başka insanları da görürüz.Bu başkalık,ayrı yüzler demektir. Doğmuş, doğacak ne kadar insan varsa hiçbirinin benzemediği nice insanlar...!

Yüz,sahibini insanlara tanıttırır.Yani,yüz dediğimizde bir canlıyı diğerinden ayıran ve bize tanıtan bölüm aklımıza gelir.Yüz ,adeta ait olduğu varlığın kimliğidir.

Vücudun her yerinde deri,kas ve sinir var.Fakat deri,kas ve sinirin olduğu hiç bir yerde gülen, ağlayan,şaşıran, üzülen bir yere rastlayamayız.Tebessüm eden bir ayak, ağlayan dirsek..!!!Allah ,el kadar bir alan olan her yüzde kas,sinir ve deriler vasıtasıyla bu mucizeyi gerçekleştiriyor.

İnsan yüzüne bakarak onun hangi duyguyu taşıdığını anlayabiliyoruz.Yüzdeki bu hareketlere mimik diyoruz.Mimiklerin olması ilahi bir mucizedir.Gülmeyen, ağlamayan, şaşırmayan ... duygusuz,mimiksiz bu yüzleri hayal edelim .Kim üzülüyor,kim seviniyor ve seviyor belli değil. Ruhsuz,robotik simalar.Aman Allah'ım!

İnsanın yüzündeki öfkeyi,korkuyu,sevinci okumak için dil bilmemize gerek yok.Dünyanın her yerinde mimikler aynı anlamdadır.Bizimle bu dünyayı paylaşan kim varsa bugün, dün ve yarın, yüzdeki aynı dili konuşur halde dünyaya getiriliyoruz.Alın size bir mucize daha!!

İnsan yüzündeki organların sayısı, büyüklüğü,şekli ve yerleri herkeste aynıdır.Bir insanın gözü bir çifttir,burnun üstünde ve aynı büyüklükte yaratılmış. İnsanda ikiden fazla göz yok.Ki,bu göz başın veya bedenin herhangi bir yerine de yerleştirilmemiş.Burun hep aynı yerde,aynı büyüklükte ve sayıca bir tanedir.Hakeza...Ne, nerede ve ne kadar büyüklükte ise ilk insandan son insana kadar bu sanat ,bu düzen bu şekilde işliyor .

Cenin durumundaki bir bebeğin görüntüsü hiç de kendisine bakılacak gibi değil.Korkutucu bu yüz ,safha safha ,şekilden şekle girerek, doyumsuz sanat eseri olarak dünyaya tam tekmil geliyor;sonucu çok önceden belli bir planın uygulandığı bir şahesere dönüşüyor!

Göz,kulak,burun, ağız,diş,kaş,kirpik...Bu organların birinin eksik olduğunu düşünelim bir de .Mesela kaş veya burun ya da kulağın eksik olduğu bir görünüm.Birinin eksikliğinde yüzdeki bu mükemmel eserin büyüsünden çok şeyler giderdi .Yaratan kusursuz tasarlamış yüz denen sanatı.

Yüzdeki her bir organımız birbirleriyle uyumlu, birbirini tamamlıyor.Mesela: Göz beyazımızın dişin beyazıyla uyumu gibi.Yahut,göz bebeğini çevreyeleyen beyazlığın olmadığını veya başka renklerde olsaydı bakışlar ne korkunç olurdu.Göz bebeğinin etrafı beyaz değil de kırmızı veya sarı renkle çevrelenmiş olsaydı ya!Korkudan bakamazdık böyle bakışlara.Bu görüntü belki de uykumuzda bize kabus olurdu.Dilimiz ağzımıza sığmayacak kadar uzun, dişlerimizin kimi uzun kimi kısa olsaydı ? Bu kusursuz tasarım, bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzeh bir yüce yaratıcıyı göstermiyor mu?

Yüzümüzde hikmetli bir olay daha gerçekleşiyor: Saç uzuyor,hemen altındaki kaş ve onun altındaki kirpik uzamıyor,hemen altındaki (erkeklerde) bıyık ve sakal uzuyor.Bu bir tesadüf müdür? (haşa). Bunların ya tersi olsaydı! Demek ki hiçbir şey gelişi güzel değil.

Bu nasıl bir mucize ki,yüzüne baktığımız her insanda aynı büyüklükte, aynı yerde ,aynı görevde göz ,burun, ağız...gibi organlar olsun.Bu yönüyle yüzler birbirine benzesin,ama hiç bir kimse bir diğerine benzemesin.

İnsanların parmak izleri,ses tonları,hatta yürüyüşleri birbirine nasıl benzemiyorsa; yüzü , bakışları da o kişiye özel dizayn edilmiş.Acaba bu benzemezlikler neyi veya kimi anlatıyor?

Tanıyalım veya tanımayalım,ne kadar insan görüyorsak,her yüzdeki benzemezlikler Allah'ın bir olduğu; bu sebeple sonsuz gücünü, gücündeki sanatı,ilmini,hikmetini bize anlatmıyor mu?

Bütün noksan sıfatlardan uzak olan Allah,hiç şüphesiz ne yaratmışsa hikmetli ve mükemmel yaratmıştır.

...................................
O Allah ki,herşeyin yaratıcısıdır.Yarattiklarina birbirinden ayrı şekiller verir.Yarattiklarını dilediği bir surete kavuşturur.En güzel isimler O'nundur.Göklerde ve yerlerde ne varsa O'nu tesbih eder.O'nun kudreti herşeye galiptir ve hikmeti herşeyi kuşatır.(Haşr Süresi)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Yüce - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.