Geçen ömrüne ağlamaktan ise kalan ömrüne gülümse

İnsanoğlu, çoğu zaman hiç haberi olmadan geçip giden gençlik yıllarına özlem duyar ve yaşamak varken yaşayamadığı yıllarına isyan eder. Oysa giden çoktan gitmiştir ve gidenin ardından dövünmek gideni geriye getirmeyecektir.

Oysa yaşamak varken yaşayamadığı yıllara isyan etmek, boşa geçtiğini düşündüğü ömrüne ağlamak yerine, kalan ömrüne gülümsemek gerek.

Yarının garantisi olmayan bir hayat çizgimiz var. Hepimizin size bahşedilen hayatın en azından kalan bölümünü gönlünüzce yaşamak için bu güne kadar yapmak isteyip de yapamadığınız ne varsa yapmaya, kendinizi mutlu etmeye çalışın. Hayallerinizi ertelemeyin, hayat hayallerinizi erteleyebileceğiniz kadar uzun değildir ne yazık ki.

Türk insanının ortalama yaşam sürecinin atmış yıl olduğu söylenmektedir.  Bu atmış yılın ise üç evreden oluştuğunu hemen hemen hepimiz biliriz. İnsanoğlu hayatının ilk evresi olan yirmi yılını annesi, babası kardeşleri için, ikinci evresi olan yirmi yılını eşi ve çocukları için, üçüncü evresi olan yirmi yılını da kendisi için yaşarmış. Lütfen hayata gülümseyin ve hayallerinizi daha fazla ertelemeyin. Kim bilir belki de yarın güneşin doğuşunu görmek nasip olmayacaktır size.

Öyle ise geçen ömrünüze üzülmekten ise haydi şimdi kalan ömrüne gülümse. Kaybolmakta olan aya üzüleceğine yeni doğan güne gülümse.

Caminin minaresinden arş-ı alaya doğru yükselirken saba makamında ki ilahi nidalar, kızıla boyanmakta olan tanyerine gülümse.

Sıvayıp eli kolu dokunabiliyorsan musluğa, musluk eski diye üzülme, musluktan akan suya gülümse.

 Alnını huzur ile secdeye koyabiliyorsan, seni alnından öpen seccadene gülümse.

Her yeni doğan gün sana bahşedilmiş bir nimettir öyle ise aç ellerini arşa avuçlarına dökülen nura gülümse.

Sağsan sağlıklıysan bedenine bir dert bulaşmamışsa henüz, ayakların taşıyorsa yorgun bedenini ayakkabılarım eskir diye üzülme, seni taşıyan ayaklarına gülümse.

Ocakta bir demlik çayın kaynıyorsa, peynirim yok diye üzülme, fırından yeni çıkmış buharı üstünde tüten ekmeğine bak gülümse.

Eskimişse pencerenin çerçevesi, kırılmışsa bir köşesinden camı, kış geliyor diye üzülme, pencerenin önündeki kumrulara gülümse.

Ayakların adım adım dolaşabiliyorsa kaldırım taşlarının üzerinde,  köşede çöpler birikmiş diye üzülme gökyüzüne bak güneşe gülümse.

Mahallenin parkında kırılmışsa salıncağın, zinciri kopmuş diye üzülme, saklambaç oynayan çocuklara gülümse.

Sarı saçlı kızın elinde patlamışsa balonu bak karşıda pamuk şekerci var pamuk şekerlere gülümse.

Hırçın dalgalar köpük köpük vuruyorsa sahile, kumlara üzülme, martılara gülümse.

Çarşaf gibi önüne serili verilirse masmavi deniz, mavi umut demektir haydi yeni umuduna gülümse.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyyup Ceran - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Sait Anteplioglu - Hayat yüce Allah'ın insana verdiği bir görevdir.bu görevi layıkıyla yapmak insana huzur vermeli diye düşünüyor.saygideger yazarımızın fikirlerini imzaliyorum...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Aralık 17:31