GERÇEK SEVGİ GÖNÜLE YANSIR

Ekim ayında bir büyüğümüzle sohbete daldık.  Abimiz, küçüklüğünden, gençliğinden, okul yılları derken ortaokul yıllarına gitti ve anlattı(1960lı yıllar). Ahh M.Emin kardeş ekonomik zorluklar nedeniyle çok sıkıntı çektik. Babam ilk kez bir elbise diktirmişti. Dünyalar benim olmuştu. Köyümüz şehre 6 km uzakta olduğu için yaya gidip geliyordum. O elbiseyle okuldan gelirken yağmur başladı. Elbisem ıslanmasın, bozulmasın diye çıkardım, kucağıma aldım. İç çamaşırla yağmurun bitmesini bekledim. Çocukluğumuz öyle geçti ve o şartlarda hayata tutundum.

         Umut hayata tutunmaktır.  Şansıma değil, çabalarıma bel bağladım. Kanaatkâr oldum, ölçülü yaşadım. Nefsimin aklımı yemesine izin vermedim. Başkalarına nasihat ettiğim gibi kendime de nasihat ettim. Şimdiki nesil bunları bilmiyor dedi.   

         Onun için günümüz çocuklarına hayatın gerçeklerini anlatmalı ve gerçeklerle beraber kaliteli ilişkileri de öğretmeliyiz. Çocuklarımızın bedensel gelişmesi için nasıl gıda gerekiyorsa, ruhlarını da ahlaklı insanlarla beslemeliyiz dedi ve görüşlerini sıraladı.     

         Sevgi gören çocuk, seven olur, sevgi pınar olur. Saygı gören çocuk, saygılı olur, saygı duyan hayattan lezzet alır. Doğruluğu gören çocuk, adil olur, adalet de hayata değer katar. Dinlenen çocuk, iyi dinleyici olur. Seçenek hakkı olan çocuk, sorumluluk sahibi olur ve gerçekleri öğrenir.  İyilik gören çocuk, iyi arkadaş olur dedi.  Abimizin sohbeti güzeldi, feyz aldım.

          Bu ara da ben de görüşlerimi aktarayım: Bu hayatta herkes payına düşeni yapmalı. Başarıda olduğu gibi başarısızlığı da kabahati de kabul ederek sorumluluğu üzerine alarak çözüm üretmeli. Günah ve başarısızlığı başkasına yüklemek sağduyulu –akıllı insanların işi değildir. İnsan sözünü tutmalı. Sözünü tutmamak da yalan söylemekle eş anlamlıdır. Kaliteli insan sözünde duran ve verilen sözü yeni görevi olarak kabullenen insandır.

         Mevlana der ki; Suçlayan, bağıran düşünmez, düşünmeyen kavga eder. İnsanlar genellikle kendi hatalarını örtmek için öfkelenirler. Bende diyorum ki; Sana sürekli geçmiş hatalarını hatırlatan ve yaptıklarınla seni yaralayanlar, günlük işlerine ve planlarına saygı duymayanlar kötü niyetlidirler. Sürekli eleştiri ve aşağılamayı hiçbir ilişki kaldıramaz.

        Aslında hissedebilenlerle susarak da anlaşabiliyor insan.

         Gerçek sevgi sabırdır, her şeye dayanır.  Affeder, çabalar, gerektiğinde susar. Kırmaz, kabullenir ama asla bitmez. Güzel düşünceler güzel çiçekler gibi kokarlar. Ne söylerseniz, ne düşünürseniz, ne yaparsanız, ne yazarsanız, ne paylaşırsanız o yüreğinizin yansımasıdır.

        Günün sözü: Bir insana verebileceğin en değerli hediye onu derinlemesine anlamaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Emin Elagöz - Mesaj Gönder

# saygı

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Ahmet Kıyan - Yeni neslin bana göre hiç kabahati yok tüm suç biz büyüklerin büyükler iyi anlatamatiklar için kendimizi değil alt yaş gruplarını suçluyor kendimizi aklamaya çalışıyoruz. Gelişen teknolojinin bize görsel olarak sunduğu imkanları bizler görmüyor küçülen dünyamızın küçük yaş gurupları herseyi görüyor gördüklerinde istiyor oysa onların gördükleri yenilikleri bizler hiç bilmiyoruz bir çoğumuzun bu goremedikleiyle ölüp gidiyor gençler yeni olan moda olan güzel ve hoş olan ve şov olarak ozendirilerek sunulanlari abartarak istiyorlar biz yeniyi bilmiyor bildiğimiz eskileride çok abartarak mukayesede etmeden soyunarak gittiği yolu hamaset anlatıp dururuz bu durum bizler için çok önemli ola bilir çünkü köye bile yaya gidip gelen için elbise kıt olduğu için çok değerli ve sağlığını bu yokluktan birçok hastalığa kapı acdığıni dahi bilmeden yanlış doğruya uyarladigini anlatmak çok yanlış evet kıt olan hersey değerlidir bu bağlamda günümüz gençleri elbise için sağlığını tehlikeye atmaz murat 124 de binmez Mercedes audi bmv toog ister bende bu pencereden baktım.esen kalın

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Kasım 21:35
01

Nur - Değerli hocam; yine yüreklerimize dokundunuz. Çünkü yüreğinizden çağlayan, aklınızdan süzülen ve dilinizden kaleminize akan cümleler çok güzel. Adeta zifiri karanlıkta yolumuzu aydınlatan fener gibi. Allah sizin gibi insanların sayısını arttırsın.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 18 Kasım 13:08