AKL-I EVVEL ŞAHSİYETLER

İnsanlar arasında öyle akl-ı evvel ya da primitif bir akla sahip olan kimseler vardır ki, buna rağmen mübârekler (!) kendilerini bulunmaz bir Hint kumaşı, safkan Arap atı ya da İngiliz tayı zannediyorlar.

Kendileri habitat ve sosyal çevre itibariyle bedevî kılıklı olmalarına rağmen yaladıkları üç-beş mürekkeple kendilerini allâme-i cihan sanıyorlar. 

Bunlar bâzen akademik özürlü, bâzen dînî tedrisat orijinli, bâzen bilmediğini bilmeyen beyinli, bâzen de bilmediğini bildiği hâlde bilgiç geçinen akl-ı evveller oluyor.

Bunlar öylesine üst perdeden konuşuyorlar ki, herkese çekidüzen vermeye uğraşıyorlar, ayâr vermeye çalışıyorlar, had bildirmeye kalkışıyorlar.

Aslında ve özünde bunlar o kadar câhil-i cühelâdırlar ki, fakat her ne hikmetse kendilerini taife-i ukalâdan zannediyorlar. Hakikatin merkezine kurulmuş iblis gibidirler. Yaptıkları iş de iblisin yaptığı işe benzemekten başka bir işe yaramıyor.

Bunlar o kadar bencil, o kadar kibirli, o kadar saygısız, o kadar hoyrattırlar ki, muhataplarına her türlü hakaret ve yakıştırmayı yapmaktan geri durmuyorlar. Muhataplarını alaya alıyor ve aşağılıyorlar. Ne yazıktır ki bunların birçoğu bunu ya din adına ya da ideolojik saplantıları uğruna yapıyorlar. Dinin ve din gününün veya memleketin sahibi sanki kendileriymiş gibi...

Bunlar o kadar hadsiz, o kadar saygısız, o kadar densizler ki, muhataplarını “şu, şu, şu kitabı okudun mu?” diyerek hem Molla Kasım gibi sîgaya çekiyorlar, hem de “oku da gel!” diyerek emir siğasıyla hizaya diziyorlar.  

Bu da yetmezmiş gibi, bir zamanlar Hint alt kıtasında ortaya çıkan “Kur’âniyyun” akımına İngilizlerin bir proje gereği destek verdiğini iddia ederek -ki öyle olsa bile- Kur’ân’a samimiyetle inanan ve yaşantısıyla bunu teyit eden Müslümanları, İslâmiyet’in temel kaynakları konusunda sırf “farklı düşünüyorlar” diye yaftalamaları ve benzer ithamlarda bulunmaları, aynı zamanda da onların nasıl bir nifak içerisinde olduklarını utanmadan iddia etmeleri anlaşılır gibi değildir.

İşin ilginç tarafı bütün bunları ve bu saldırıları da “gâvur” dedikleri (İngiliz’inden Amerikalısına, Alman’ından Fransız’ına varıncaya kadar) ecnebi icâdı olan ellerindeki akıllı telefon ve WhatsApp, Twitter, Instagram gibi fikrî ve sinâî mülkiyeti yabancıların elinde bulunan sosyal medya üzerinden yapmalarıdır.

Bunların Allah’a rağmen emeğe dahi saygıları yoktur. Çünkü Kur’ân’ın ilgili âyetlerinde Allah’ın insanların emeğine ne kadar değer verdiği ve saygı duyduğu” herhâlde herkesin mâlûmudur. Bu, zâten Allah’ın, Allah olmasının ve İlâhî bir adâlete sahip olmasının gereğidir.

Böyle olmasaydı (Allah emeğe hiç değer vermeseydi), o zaman “gâvur” denilen milletler (kalkınmış, zenginleşmiş, ileriye gitmiş tüm Batılılar) hiç bu seviyelerde olurlar mıydı? Yoksa sizin inandığınız İlâh bunlara “torpil” mi geçiyor?

Benim inandığım Allah ise hiç kimseye “torpil” geçmez. Çünkü benim inandığım Allah son derece âdildir ve sizin gibi hiç kimsenin hakkını da yemez, emeğini de çalmaz. Üstelik herkesin hür irâdesine ve özgür seçimine de imkân verir.

Eğer böyle olmasaydı, “gâvurlar” zelil, Müslümanlar ise refah ve izzet içinde yaşıyor olmazlar mıydı? Şimdi söyleyin bakalım: Kim refah ve izzet içinde, kim zelil, rezil ve rüsvâ içinde yaşıyor?

Üstelik yeryüzündeki tüm Müslümanlar Allah’a ve Allah’ın dinine inandıklarını iddia etmelerine ve her gün de ibâdet ve taatlerini ihmâl etmemelerine rağmen…

“Gâvurlar”ın ise inandıkları dinin sıkıntılı ve sakat, hatta birçoğunun deist, ateist, lâik ya da seküler olmasına rağmen…

Sizce burada bir terslik, bir sakatlık yok mudur? Herkes düşünsün bakalım; terslik, sakatlık, sıkıntı ve yanlışlık nerededir ve kimlerdedir?

07 Kasım 2022

İlhan AKAR

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlhan Akar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.