AYUUŞLU-BAŞUŞLU (Ayak uçlu-baş uçlu) YATMA

Soğuklar artınca sobasız odalarda yatılmaz hale gelirdi. Mecburen evin horantası ve misafirler bile kaç kişi olursa olsun bir tek odada günlük hayatını geçirmek ve yatmak zorunda kalırdı.

Elbistan’ın evleri genellikle iki katlı ve kerpiçten olurdu. Son yıllarda yapılan üç beşi hariç bir tanesi bile çatılı değildi. Zenginlerin ve “ağa” olarak adı söylenegelen insanların yaptırdığı konaklar bile çatısızdı. Pencerelerinin kasası ile açılıp kapanan çerçeveler arasındaki boşluklarından öylesine soğuk girerdi ki kış hazırlıkları olarak ve yaza kadar bir daha açılmamak kaydı ile iki üç parmak eninde kesilen kâğıtlara, çiriş bitkisinin kökü kurutulup öğütülerek elde edilen çiriş ya da çam, kaysı, erik, badem ağaçlarından alınan reçine su ile yumuşatıldıktan sonra elde edilen zemik/zamk yapıştırıcı olarak sürülerek kapatılırdı. Bu reçineler zamk olarak aktarlarda satılırdı.

Üst kat ile alt katın bir iki odası hariç diğerlerinin tabanı merteklerin üzerine çakılmış kalın tahtalarla ayrılırken ‘kış oda’sının tabanı alt kat ile topraklanmış olarak ayrılırdı. Bu yüzden ısı kaybı pek olmazdı. Çoklarının bu odasında şömine benzeri büyük bir ocak, yanında da caa denilen ve bulaşıkların yıkandığı, ev ahalisinin banyo yaptığı beton bir bölme olurdu. Üst taraflarına raflar yerleştirilir, ne kadar tas tabak varsa bu raflara dizilirdi. Kevgir, tava gibi eşyalar kulplarında çivilere asılırdı. Bu kesim ile oturulan, yatılan taraf tahta tırabzan ile ayrılırdı. Banyo yapılacağı zaman bu tırabzanın üst kısmına bez gerilirdi. Bazı evlerde banyo için yapılan tahta ile çevrilmiş küçük bir kabin tamamen müstakil olabilirdi.

Bu kış odasına soba kurulurdu. Varsa ‘göçmen sobası’/kuzineli soba tercih edilirdi. Artık yemekler ocağın üst kısmında, börekler, kömbeler, kestane veya patatesler, tavalar kuzinesinde pişirilirdi. Abdest veya duş için su burada ısıtılır, çamaşırlar ve bebe varsa onun bezleri caada yıkandıktan sonra bu sobanın üst kısmına gerilmiş tel veya iplere serilerek kurutulurdu.

Soba sabah bir, akşama doğru da çocuklar okuldan, evin erkeği işinden gelmeden önce bir kere daha kayılıp yakılırdı. Yanarken gerektiği gibi kullanıldıktan sonra ısısından daha da istifade edebilmek için közü -ki genellikle meşe odunu yakılırdı. Közü uzun zaman dayanır, geçmezdi- saası/faraş/küçük kürek ile mangala veya varsa bir köşedeki kürsü altındaki tandıra çekilirdi. (Kürsü ve tandır sefasını bir başka yazımızda anlatırız!)

Yatma zamanı gelince evde kim varsa -ki bazı evlerde nine veya dedenin biri veya ikisi birden vardır- anne baba, üç dört çocuk, okusun diye -genellikle köyden- gönderilen akraba çocuk hatta varsa misafir bu odada yatacaktır. Herkese ayrı yatak imkânı olsa bile odada ayrı ayrı serecek yer yoktur. Bu yüzden anne baba için ayrı, nine/dede için ayrı, misafir(ler) için ayrı yatak serilir; ama çocuklar için ayrı ayrı serilemezdi. Yer kalmazdı. Çocuklar çoksa yaşları ve cinsiyetleri göz önüne alınarak iki yatak serilir, döşeğin iki tarafına da uzun yastıklar konularak ayuuşlu-başuşlu yatmaları sağlanırdı. İnadına da birbiri ile pek geçinemeyenler aynı yatağa düşer, uyuyuncaya kadar tepişip dururlardı...

Ama yine de daha sıcaktık, daha kardeştik, daha mutluyduk, daha birdik...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Bilgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Ayşen Abdik - Çok güzel anlatmışsınız hocam tebrik ederiz

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Ekim 01:20
03

Cumali - Güzel anlatım maziye şöyle bakıverdik sağlık afiyetler diliyorum hocam

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 10 Ekim 19:09