MESLEKİ GELİŞİM-TOPLUMSAL GELİŞİM

Geleceğin gelişi hızlandı, salgın hastalık tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de alışkanlıkların değişmesi üzerinde çok büyük etkiler yarattı… Şimdi fark ediyor musunuz acaba mevcut meslekler için aranan özellikler değişiyor. Yani on yıl sonra yeni meslek alanları açılacağı gibi şu an çok bilinen ve yapılan meslekler için aranan! Özellikler çok farklı olacak. Bu ülkemiz için hem büyük fırsat hem de büyük mesele.

Dedem kalaycıydı, komşusu nalbant, yan dükkân semerci… Şimdi ise yemeklerimizi yüksek teknoloji ürünü kompozit malzeme tencerelerde pişiriyoruz, teflon dediğimiz bir çeşit naylon türevi ancak indüksiyon ocağınızın kızaran teli üzerinde yemeğiniz pişerken erimiyor… Kimse bakır kaplar alıp zehirlenmemek için kalaylatmıyor dolayısı ile kalaycılık mesleği ‘ otantik ‘ kaldı. Nalbantlık lastik sektörüne, semercilik avangart döşemeciliğe evrildi. Bu örneklerde olduğu gibi çok değil 10 yıl sonra bile otantik hale gelecek pek çok meslek sıra bekliyor. Meslek içerisindeki eğitimler tamamen bilgi teknolojileri ortamına kayıyor, kaymak zorunda kalıyor. Yeni gelen nesiller beklide kağıt ve kalemi bile eski zaman icadı olarak yorumlayacaklar.

Bu kadar ağır ve küresel bir ekonomik kriz içerisinden geçen ve ağır sonuçlarını bugün dünya üzerinde nefes alıp veren insanların büyük bir kısmı yaşayacak olan dönemimiz içerisinde, hızlı karar verebilen uluslar ayakta kalabilecektir. Mesleklerdeki bu dönüşüm- değişim kombinasyonunu oluşturabilen ve uygulayabilen toplumlar diğerleri için hem öncü hem de örnek oluşturacak. Eğitimini bir noktada pazarlayabilen uluslar yumuşak güç olarak kültürünü de tanıtma ve benimsetme; Tabiî olarak kendisini de sevdirme fırsatına sahip olacaktır.

Her ulus, her devlet yeni nesli ile yeniden doğar ve o neslin başarıları veya başarısızlıkları bir sonraki gelecek olanların kabusu veya övünç kaynağı anlamına gelir. Dünyanın gerçeklerini yakalayabilen ve çözüm üreten toplumlar kendi zaman dilimlerinde başarılı olmuş ve tarihe böyle geçmişler, zamanı bilimi ve çağı yakalayamayan toplumlar ise elemli sonuçlar ile baş başa kalmışlardır. Bu geçmişe kimin penceresinden bakarsanız bakın! hep aynı türlü yazılmıştır. Zamana yenilmemek, demode olmamak amacı ile çalışma kültürünün daha doğuştan nesillere aşılanması ve yapılacak işlerin, mesleklerin zamanın getirdikleri ile uyum içerisinde hatta mümkünse ilerisinde olması gerekmektedir.

Çalışma kültürü ve mesleki gelişme kültürünün oturması sadece çok çalışmak anlamına gelmemelidir. Bunu bir örnek ile anlatmak gerekirse kazma kürek işinde çalışan bir insan emek ağır! Bir işte çalışmakta fakat değer üretme noktasında minimum seviyede kalmaktadır. Kazma kürek işi toplum için gerekli olan bir faaliyettir ancak gelişen toplumlar bu işleri bireylerine yaptırmamakta, bireylerine değer ürettirerek hem bireylerini daha çok maddi ve manevi getirisi olan işlerde kullanırken hem de bu tip temel faaliyetlerde otomasyon ve makineleşme alt yapılarını kullanmaktadırlar. İşte değerli bireylere sahip toplumlar hayatlarının her alanında güncel bilgiyi uygulamalı kullanarak yaşamlarını geliştirmektedirler.  Mesleklerimizi güncellemek adına bilgiyi arayan, tespit eden, eldeki bilgiye yeni çalışmalar ekleyerek geliştiren/ geliştirme kapasitesine sahip olan bireyleri yetiştiren bir eğitim sistemini uygulamak elzemdir. Yani bir devletin sahip olduğu yegâne güç beyin gücü olup, bireyinin beyin gücünü kullanabileceği ortamları hazırlama çabasında olan toplumlar efendi! Toplumlara dönüşürler.

Yukarıda paragraflarda farklı gibi görünse bile bir döngünün aşamalarını örnekler ile anlatmaya ve birey-eğitim-meslek-gelişim-neslin ilerlemesi döngüsünün birbiri ile ayrılmaz bir zincir oluşturduğunun izahını yapmaya çalıştım. Bahsettiğim bu döngünün kırılması veya zedelenmesi toplumun tüm işleyen çarklarında etkisini an be an gösterecektir ve içinde bulunduğumuz işsizlikte dahil bunalımın sebebinin bu döngünün zedelenmesi nedeni ile olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aykut Yıldırım - Mesaj Gönder

# HEM, Karar

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.