MİLLİ EĞİTİMİN TEMEL TAŞLARI ELBİSTANLI M. EMİN SOYSAL

(Hayatı ve Kişiliği) Hazırlayan: Doğan Soydan 

Mehmet Emin Soysal 1906 yılında Elbistan’da doğdu. Babası Cuma Soysal bir çiftçiydi. İlkokulu Elbistan’da bitirdi. İttihatçı bir subayın yönlendirmesiyle Sivas Öğretmen Okulu”na girdi ve 1926’da mezun oldu. 1926-1928 yıllarında ilkokul öğretmenliği yaptı. 1928’de Gazi Terbiye Enstitüsüne girdi. 1931’de yüksek öğrenimini burada tamamlayan Soysal 1931’den 1937’ye kadar Konya ve Ankara’da İlköğretim Müfettişliği görevlerinde bulundu. O yıllarda yeni harf devrimi yapılmıştı ama ülkede yeni yazıyı öğretecek öğretmen yoktu. 45 bin köyün 38 bini okulsuz ve öğretmensizdi, halkın %95’i okuma yazma bilmiyordu. Bunun yanında tarım alanında da bir hamle yapmak gerekiyor, modern tarım usullerini köylere götürecek, modern tarım âletlerini kullanacak eğitimcilere ihtiyaç vardı. Bu duruma kısa bir çözüm bulunmazsa Türkiye’nin öğretmen ihtiyacı ancak 100 senede tamamlanabilirdi. Eğitimle Tarım birlikte öğretilmeli, bunu birlikte yürütecek eğitimciler yetiştirilmeliydi. Bunu da ancak köyü ve köylüyü yakından bilen, köy koşullarında yaşamış olanlar yapabilirdi. Mustafa Kemal Atatürk’ün önerisi, İsmail Hakkı Tonguç, M. Emin Soysal gibi eğitimcilerin desteğiyle en kestirme çözüm bulunmuştu. Buna göre askerliğini Çavuş olarak bitiren köy çocukları 6-8 ay süreli kursa tabi tutulacak, Eğitmen olarak köylere gönderilecekti. Bu düşünce ve bu hamle bir Eğitim girişimi olmaktan çok imkânsızlıktan imkân yaratma çabasıydı; çünkü bundan başka çözüm yoktu. O günün koşullarında belki de olumlu bir atılımdı ama bu düşünceyi geliştirecek, uygulayacak eğitimci de yoktu. İşte M. Emin Soysal adı ve imzasız asıl bundan sonra Milli Eğitimin her safhasında görülmeye başlar. Atatürk, 1935’te Saffet Arıkan'ı Eğitim Bakanlığına atarken, İsmail Hakkı Tonguç'u da İlköğretim Genel Müdür Vekilliğine görevlendirmişti. M. Emin Soysal adı, Saffet Arıkan ve Tonguç’la birlikte anılan, çalışmaları onlarla birlikte yürüten önemli bir eğitimcidir. Eğitmen Kurslarında uygulanacak ders programını plânlayan, okutulacak ders kitaplarını, Eğitmenlerin ve müfettişlerin kullanacağı ders kitaplarını yazan da Emin soysaldır. Eğitmenler yıllarca onun yazdığı kitapları okutmuş; müfettişler onun yazdığı programa göre yönetme ve uygulama, denetleme yapmışlardır.

            1936-1937’de Eskişehir Çifteler ilk Eğitmen Kursu açılır, kurs direktörlüğü Emin Soysal’a verilir. Kurs sonunda yapılan değerlendirmede üstün başarı saptanmıştır, Emin Soysal artık Milli Eğitimin vazgeçemeyeceği başarılı bir eğitimci kimliği kazanmış ve itibarı yükselmiştir. Çifteler Eğitmen Kursundaki başarı üzerine, 21 yerleşim yerinde 24 Eğitmen Kursu açılmıştır. 1936’dan 1946’ya kadar on yıllık sürede yaklaşık 38’i kadın, toplam 8675 eğitmen yetiştirilmiş, bu eğitmenler 200.000’den fazla köylü çocuğunu eğitmişlerdir.

Emin Soysal Çifteler Eğitmen Kursu yöneticiliğinden sonra 1937’de Köy Enstitülerinin de ilk denemesi olan İzmir Kızılçullu Köy Öğretmen Okulunun ve aynı yerde açılan Eğitmen Kursunun kuruluşu için Müdür olarak görevlendirildi. 1942 sonuna değin bu okulun kurumsallaşması için yoğun bir çaba harcadı ve üstün başarı sağladı.  Bütün bu çabasına ve üstün başarısına rağmen Milli Eğitimin üst düzey yöneticilerine ters düşen eleştiri ve gerekçeleri yüzenden hakkında soruşturma açıldı ve 1942’de Müdürlük görevinden alındı. 1942’den 1946 tarihine kadar Bursa Kız Öğretmen Okulu’nda “Tedris Usulü” öğretmenliği yaptı ve bu sırada kurulmakta olan Köy Enstitüleriyle ilgili kitaplar yazdı.

Emin Soysal 1946’da Kahramanmaraş’tan Bağımsız Milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisine girdi. 1949’da Cumhuriyet Halk Partisi’ne katıldı. 1950’de iktidara gelen Demokrat Parti yöneticileri -kendi partilerine girmediği için- Emin Soysal’ın herhangi bir yerde görev almasına izin verilmedi ve bu kısıtlama 1957’ye değin sürdü. Bu arada açıktan maaş alan Soysal,  Ulus Gazetesinde yazılar yazarak geçimini sağladı.

            27.10.1957 tarihinde yeniden Kahramanmaraş Milletvekili seçilen Emin Soysal’ın Milletvekilliği 27 Mayıs 1960 İhtilâlına kadar sürdü.1960-1961 arasında Türk Eğitim Derneği Ankara Koleji’nde Felsefe öğretmenliği yaptı. İhtilâldan sonra 1961’de Kurucu Meclis Üyeliğine seçildi. 1962’de Dışişleri Bakanlığı tarafından Kıbrıs’a Kültür Ataşesi olarak atandı. 1962’den 1965’e kadar Lefkoşa Büyük elçiliğinde üç buçuk yıl Kültür Ataşesi olarak görev yaptı. 1965’ten 1967’ye kadar Dışişleri Bakanlığında İdari Memur olarak çalışan Emin Soysal, 1967-1970 yılarında da Yunanistan’da Kültür Ataşeliği görevlerinde bulundu. 11 Mayıs 1970’te  Gümülcine’de kalp krizinden vefat etti. Öldüğünde Yalçın ve Ülkü adında iki çocuğu vardı.

            M. Emin Soysal, İlk eğitim bilimci ve köye öğretmen yetiştirme düşüncesinin önemli fikir adamlarından biri olan Dr. Halil Fikret Kanad’ın dostudur ve onun yeğeniyle evlenmiştir. Soysal’ın meslekî yaşamında üstlendiği görevler, onun Türk eğitim tarihinde önemli bir yeri olduğunu göstermektedir. O, Eğitmen Kurslarının ve Köy Enstitülerinin ilk kurucularındandır. Yayımlanmış çok sayıda eseri vardır.

Önemli eserlerinden bazıları şunlardır:

*İş Ünitesi Meslekî Metot Kitabı (1935),

*Kızılçullu Köy Enstitüsü Sistemi (1940),

*Köy Enstitülerinin Tarihçesi ve Kızılçullu Köy Enstitüsü (1943)

*Kızılçullu Köy Enstitüsü Sistemi II (1943),

*İlköğretim Olayları ve Köy Enstitüleri (1945),

* İbiş, Emmioğlu (1951).

            Kitaplarında, dönemin Eğitim Bakanı H. Âli Yücel ve adı köy enstitüleriyle özdeşleşen İlköğretim Genel Müdürü İ. Hakkı Tonguç’a ve onların şahsında köy enstitülerine eleştirel bir yaklaşım vardır ki; bu yaklaşımdan dolayı hakkında soruşturma açılmış ve bir dönem görevden alınmıştır. Köy enstitülü üst düzey yöneticiler ve birçok yazar tarafından;  “Enstitüleri yıpratan ve bu kurumların değiştirilmesinde ve kapatılmasında etkili olan kişi” olarak eleştirilse de, aksine bu kurumları yıpratanlara karşı eleştirel yaklaşımlarda bulunduğunu, kurumları korumaya çalıştığını birçok yazısında ve kitaplarında izah etmiş,

Milli Eğitim Merkez teşkilâtıyla ters düşme gerekçesini şöyle anlatmıştır:            “Hakikatleri okuyanlar, mevzuun esasına muarız olduğum sanılmasın. Bu işin ve fikrin uğruna yıllarca ömrünü, duygu ve düşüncesini hatta şeref ve varlığını vermiş bir fert olarak böyle düşünmemize imkân yoktur. Bilâkis bu temiz ve faydalı fikri ve esasını öldürürcesine çürüten sakat işleyiş ve durumu ele alarak onun korunmasını sağlamak emelindeyim.”

Bu anlatımından anlaşılıyor ki, Soysal, Eğitmen Kurslarına ve Köy Enstitülerine karşı olduğu için değil, bu faydalı kurumlar amacından uzaklaştırıldığı için eleştirmiş ve korumaya çalışmıştır.

M. Emin Soysal’ın Kişiliği:

Soysal, bir aksiyon adamıdır. Bu kişiliği ile Gazi Terbiye Enstitüsü öğrenciliği sırasında Tonguç ve Kanad’ın gözüne girmiş ve bu yüzden köy öğretmeni yetiştirme denemelerinde kendisine genç yaşta aktif görevler verilmiştir. Köylü olması nedeniyle köylülerin okutulması davasına yürekten inanmıştır. Eğitimci Yalman,  onu, “Çiftçi ailede yetişmiş, toprak insanına ruhça yakın idealist bir eğitimci” olarak tanımlamıştır.

             Onun aktif ve çalışkan kişiliğine ilişkin birçok eserde olumlu değerlendirmeler yapılmıştır. Ancak bu değerlendirmelerde onun aktifliği, çalışkanlığı ve pratikliği genel kabul görmekle birlikte en hafif ifadeyle “benmerkezci” ve başarıları karşısında takdir edilmeyi bekleyen bir kişi olduğu ileri sürülmüştür. M. Emin Soysal’ın Hayatı ve Köy Enstitüleri Tarihindeki yeri takdir edildiği gibi olumsuz bir kişiliğe sahip olduğunu iddia edenler de olmuştur. Tonguç’un, Soysal’ın kişiliğine ilişkin değerlendirmesi şöyledir:

“Soysal’ın atılgan ve çalışkan olduğu doğruydu. Ama benlik kaygısından ve kişisel değerlendirilme beklentisinden kendisini kurtaramıyordu.” Tonguç’un Soysal’a yazdığı bir mektupta şu değerlendirmeler dikkat çekicidir: “Şahıslar hakkında pek merhametsizce ve o insanların bulundukları şartları, yaratılıştan getirdikleri şeyleri gözetmeksizin, tamamen hissi hareket ederek bir hücum etmen var ki, insanlara  kıymetler aşılamak vazifesini üzerine alan senin gibi bir kimseye bunu hiç yakıştıramam.

 Köy Enstitüleriyle özdeşleşen Hasan Ali Yücel’in Soysal hakkındaki değerlendirmesi de bu yöndedir.

            M. Emin Soysal kendisine yöneltilen olumsuz eleştirileri cevaplama yoluna gitmiştir, 1 Kasım 1947 tarihli Tasvir Gazetesinde yayınlanan “H. Âli Yücel’e Açık Mektup” adlı makalesinde “ben merkezci” ve “takdir bekleyen” kişiliğine yönelik suçlamalara Soysal şöyle cevap vermiştir: “Niçin hakkımda tahkikat ve teftiş yaptırdığınızdan söz ediyorsunuz da, İzmir’de iken başarımdan dolayı bana hediye ettiğiniz saatten söz etmiyorsunuz? Bir kere daha söyleyeyim; her ikisi de benim doğruları söylememe mani değildir.”

            Soysal’ın H. Âli Yücel ve Tonguç’la yaptığı mektuplaşmalar incelendiğinde onun bağımsız, açık sözlü ve özgüveni yüksek bir kişiliğe sahip olduğu söylenebilir. Belki de bu özelliklerinden dolayı diğer Enstitülü yönetici ve yazarlar tarafından eleştiriye maruz kalmış olabilir. Son söz olarak şu söylenebilir:

Soysal, merkezdeki yöneticilerle zaman zaman itilafa düşmüştür. Bunun önemli nedeni, onun enstitülerdeki uygulamalarla ilgili kişisel olarak aldığı kararlar, merkeze ilettiği öneriler ve merkezin emrivakilerine karşı yönelttiği eleştirilerdir. Örneğin,1940’ta Bakan H. Âli Yücel’in “Kızılçullu Köy Enstitüsü’ne yeni 350 öğrenci alması ve bunları iki buçuk ay sonra sınıf geçirme” emrine, M. Emin Soysal, “eğitimin niteliğini düşüreceği kaygısıyla” karşı çıkmıştır. lköğretim Genel Müdürü Tonguç’a yazdığı mektuplarda da onun açık sözlü ve eleştirel yaklaşım insanı olduğ açıkça fark edilir. 1940’ta Tonguç’a gönderdiği bir mektupta şunları yazmıştır): “Kızarım, atarım tutarım, sizi eleştiririm, ama yine sizinle birlikteyim…”

Aşağıdaki cümle M. Emin Soysalın Eğitim ve Kültür anlayışının özetidir denilebilir:

“ Okuyucu, Göte’nin Şarlote’yi nerede öptüğünü bilirse derin kültür sahibi, bilgili adam deniyor;  öbür tarafta birisi çok güzel hayvan yetiştirse veya üzüm ıslah etse, bunun bilgi ve görüşüne kültür, kendisine de kültürlü insan demiyoruz. Bu, bize mektepçiliğimizde ve dolayısıyla hayatımızda çok pahalıya mal olacaktır.”

 

NOT: Bu yazı hazırlanırken, Araştırmacı, yazar  Selçuk Uygun’un, 

“M. EMİN SOYSAL’IN HAYATI VE KÖY ENSTİTÜLERİ TARİHİNDEKİ YERİ” yazısından

Yararlanılmıştır.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doğan Soydan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.