“KUMA”

Değerli Okuyucular bugün ilk defa Elbistan’ın sesi gazetesinde; Sevgili Meltem Göçer Hanımefendi’nin teşvikleriyle karşınızdayım.
Kısaca kendimi tanıtayım:
Halil Efendililer ailesinden merhum Kamil Yinanç'ın torunuyum. Ziraat Mühendisiyim, İşletme, Hukuk ve Edebiyat alanında olmak üzere üç yüksek lisans derecesine sahibim. 23 yıllık iş hayatım süresince özel sektörde; finans, pazarlama, ARGE ve patent ticarileştirme konularında çalıştım.


Bugün sizlerle yakında Kilis Üniversitesinde düzenlenecek olan “Uluslararası Türk Kültürü ve Edebiyatında Kadın Sempozyumunda” konuşmacı olarak yer alacağım. Geleneksel ve Ataerkil Toplumlarda Çok Eşlilik üzerine sohbet edeceğim. Bu bağlamda sempozyumda ele alacağım konuyu “Elbistan Sesi” gazetesinde ilk defa bahsedeceğim.

İlk yazımı kadınlar ve onların sesi olmak için yazıyorum:

“KUMA”


Toplumsal cinsiyet, kadınlık ve erkeklik rollerinin toplumsal olarak inşasını ifade etmekte olup özellikle de erkek ve kadın arasındaki güç ilişkileri, eşitsizliklere karşı bir sorgulama alanı olmaktadır (Gelgeç Bakacak, 2019: s.524). Dünya genelinde cinsiyetler arasındaki eşitsizlikler doğanın, yaşamın kendiliğinden getirdiği bir durum olmayıp öğrenilen, aktarılan, dile getirilen, paylaşılan bir durumdur. Bu bağlamda; aile toplumsal bir kurum olmakla birlikte meşru cinsel birlikteliklerin kurulduğu, çocuk sahibi olunarak bu çocukların bakımının, yetiştirilmesinin böylelikle de kimlik inşasının gerçekleştirildiği, ebeveyn ve eş olma rollerinin icra edildiği bir birlikteliktir.


Aile birliği, evlilik yoluyla kurulmaktadır. Evlilikte tek eşlilik esas olsa da çok eşli evliliklerin varlığından da söz edilebilmektedir. Bilindiği üzere çok eşlilik aralarında Türkiye'nin de olduğu pek çok ülkede yasadışıdır. Bu nedenle kuma konumundaki kadınların pek çoğu kanunen evli değildir ve evlilikle birlikte gelen yasal hak ve garantilerden mahrumdur. Nitekim erkeğin birden çok kadınla evlenmesi olarak ifade edilen çok eşli evlilikler, günümüzde halen varlığını sürdürmektedir. Tabii bu durum, geleneksel ve ataerkil toplumsal unsurların varlığını devam ettirdiğini göstermektedir. Geleneksel ataerkil yapının Türkiye de dâhil dünyanın çeşitli yerlerinde sürdürülüyor olması nedeniyle ve çok eşliliği, buna dair toplumsal yapıdaki söylemleri analiz etmek amacıyla sempozyumda “Kuma” filmini ele alacağım. Toplumsal açıdan kadının doğurganlığının vurgulandığı, çocuk sahibi olamaması durumunda çok eşliliği kabullenmek zorunda kaldığı görülmektedir.


Bu durum erkeğin kadın üzerindeki hükmetme, baskı göstermesine sebebiyet vermekte olup toplumsal açıdan erkek olarak tanımlanabilmesi için baba olması gerekliliği vurgulanmaktadır. Böylelikle kadınlık ve erkeklik toplumsal süreçler olarak ele alınmakta ve bu süreçlerin bireyler üzerinde rol beklentilerine sebebiyet verdiği filimde vurgulanmaktadır

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gamze Erden - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.