BİR CİVCİVİN HATIRLATTIKLARI

"Gerçekten ( biz) insanı en güzel bir biçimde yarattık! Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik." ( Tin suresi)

.... 

İkisi de henüz dünyaya gözlerini açan iki ana yavrusu. Üstelik masum mu masumlar. Biri insan, diğeri tavuk ananın sabır meyvesi. Her ikisi de ana şefkatine çok muhtaç. İkisi de yoktan var edilen mucize yaratılış. Biri yumurtaya, diğeri hücreye can veren Allah'ın sanat harikası! 

Civciv bebek daha yumurtadayken dünyada kendisine lazım olacak her şeyi öğrenmiş olarak yumurtadan çıkar ve çıkar çıkmaz doğruca yerdeki yemleri gagalar. Ona yumurtadayken öğretilen budur. Öğrendiği bundan öte gitmez ve gitmeyecektir. Yaşadığı müddetçe hep aynı seviyede kalacak, hiç kendini geliştirme imkanı bulamayacaktır. Sahi ,hiç tavuktan, mühendis, öğretmen, doktor... Gördük mü? 

İnsan bebek böyle mi? O çok zayıf, çok aciz olarak doğar. Hiçbir şey bilmeden ,öğrenmemiş olarak dünyaya gözlerini açar. Ama ona sunulmuş akıl nimetiyle hayatı boyunca ilerleyerek gelişmeye, gelişerek ilerlemeye hep devam edegelir. Zira hiç bir canlıya verilmemiş "akıl" nimetiyle donatılmış bir insan var karşımızda. 

Civciv bebek insana eti ve yumurtasıyla besin( gıda) olmak üzere insanlara gönderilmiş. Fakat bu faydasının hiçbir zaman farkında olamayacaktır. Dünyaya niye geldiğini, yumurtayı niçin yumurtladığını, pilavın üstüne neden konulduğunu hiç bilemeyecek ve kimseden de ôğrenemeyecektir. Onun bildiği tek şey kafasını kaldırmadan akşama dek kursağına yem doldurmaktır. 

Civciv, tavuk ve horoz haline gelince sosyal hayat nedir bilmez. Onu yaşadığı ne geçmiş ne de yaşayacağı gelecek ilgilendirir. Ne çocuk, ne geçim, ne para, ne meslek... derdi vardır. O, bulunduğu anı bilir ve yerdeki çer çöpü eşeleyip kursağına bir şeyler indirmekle meşguldür. 

İnsan, yaratılmışların en şereflisidir. Öyle şerefli ki, Allah ona hitap etmiş, ona kitap indirmiş, ona hiçbir canlıda bulunmayan akıl vermiş, parayla, maddiyatla değer biçilemez organları vücuduna yerleştirmiş, hiçbir canlının tatmadığı çeşit çeşit yiyecekler ikram etmiştir. Yani bu dünyasına misafir ettiği ”eşref" olan insanoğlu için güneş doğup batıyor, hayvan ve bitkiler adeta hizmete koşturuluyor. Kimisi etiyle, kimi sütüyle, kimi balıyla, kimi ipeği ile insana hadim olmakta; kimisi elması, muzu, domatesi, kivisi, hurmasıyla dallarından adeta "   bize elini uzatman yeterli"  der gibidirler.

 Hiç sütünü içen koyun, yumurtasını yiyen tavuk, balını kahvaltısında tüketen arı, kirazını yiyen bir ağaç gördük mü? 

Madem insana akıl verilmiş. Bu yönüyle diğer canlılardan da farklı bir amaç ile dünyaya gönderilmiştir. Aklın yanında ona irade verilmiş. İrade olunca yaptıklarından ve yapmadıklarından sorumlu tutulmuş, böylelikle dünya denen imtihan meydanında ona misyon yüklenmiştir. Bu görev ona " bu dünyaya niye geldim, niçin yaratıldım, beni yaratan madem bana bu kadar kıymet veriyorsa bunun karşılığında benden ne istiyor?" sorularıyla muhataptır gayri. Bundan kaçış yoktur. Hem eşref-i mahlukat ,hem sınav!!! Kul dünya sınavının farkında olursa eğer, yüce yaratıcının kendisinden istediği ve istemediği emirlerin bilincinde olacaktır. Hal böyle olunca yaratanı razı edecek şekilde hayatını dizayn edecek ve bu anlayış da kulu selamete eriştirecektir kuşkusuz. Ancak NİÇİN dünyaya geldiğini, NEDEN  yaratıldığının şuurunda olmayan bahtsızlar, dünya imtihanın bilincinde olmadıkları için hayatı gayesiz, başıboş, sadece yeme içme ve eğlenceden ibaret sanacaklar. Bu sanmanın sonu ahirette hüsrandır.(Tevbe edenler müstesna!)"Eyvah, aldandık, bütün bütün zayi ettik" diyecekler ama iş işten geçince "Allah'ım, bizi tekrar dünyaya gönder de senin bizden istediklerini yerine getirelim" diyeceklerse de son pişmanlık fayda vermeyecektir. 

Aklını kullanabilen, maddi değerlerle ölçülemeyecek vücut azalarına sahip, çeşit çeşit lezzetleri tadabilen, arzu ve hayalleri olan, eşyaya hükmeden insan için yaşamanın, sayısız ve sınırsız nimetlerin bir bedeli olmayacak mı? 

İnsana dil verilmiş, bunun karşılığında sayısız tatlar; göz verilmiş ,gözün görmesi gereken güzellikler yaratılmış; kulak verilmiş, en güzel sesleri işitelim diye.."  Yani verilmiş de verilmiş olan nimetlerin hangi birini sayayım. Yazmaya kalksam anlatmakla bitmez, sayfalar yetmez ki! 

Bunca kıymet verdiği insanı hiç bir şeyden sorumlu tutmasın, yesin, içsin, eğlensin. Manasız ve gayesiz yaşasın. Sonra ölünce toprakta çürüyüp yok olsun, ona verdiği değeri hiçe indirsin öyle mi? Bu kadar değer verdiği insanlardan hiçbir şey istemesin, onu yaptıkları ve yapmadıklarından sorumlu tutmasın. İnsan, ibadetsiz, şükürsüz, duasız yaşasın. Sonra onun için mahkeme kurulmasın, yargılanmasın. Bu yargılama sonunda cennet ve cehennem denilen sonsuz âlem olmasın! Sümme hâşâ!!! 

Allah, bizleri kendini ve yarattıklarını fikreden (tefekkür eden), kendisini zikreden, kulluk bilinciyle hareket eden, sırat-ı müstakimde giden hakiki "insan" ve "halis" Müslümanlardan eylesin. Âmin...!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Yüce - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Emir Ali Şahin - Dilinize, gönlünüze kaleminize sağlık Hamdi hocam.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Mayıs 15:57
06

Hamdi Yuce - @Emir Ali Şahin 05 nolu yoruma cevabı: Eyvallah Emir Ali hocam,çok selamlar saygılar

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 10 Mayıs 11:32
03

Hamdi Yuce - @Ö. Yüce 02 nolu yoruma cevabı: Çok sağol Ömer abi! Selamlar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Nisan 22:23
01

Abdullah Özgişi - Eline, diline ve gönlüne sağlık değerli hocam

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 28 Nisan 22:42
04

Hamdi Yuce - @Abdullah Özgişi 01 nolu yoruma cevabı: Allah razı olsun sizden can hocam.Cok selamlar sevgiler saygılar sunuyorum zatiniza

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 30 Nisan 11:05