TEPKİSEL DAVRANIŞLAR VE GERÇEKLER

70’li ve 80’li yıllardan beri değişik mekân ve makamlar da gözlemlerim oldu, oluyor. Oralara gelmeden önce şöyle yaparım, böyle olurum diyenleri izledim. Gelenlere ve gelinen yere baktım. Gücü ele alınca yaldızlarının döküldüğünü ve hatta öncekilerden intikam alırcasına tepkisel davrandıklarını da gördüm. Meğerse her şey oralara erişinceye kadarmış. Devlet imkânlarıyla devleti kullanarak en büyük kötülüğü yaptıklarını... Başkalarının verdiği imkânlarla hava atanları da...(Bu arada temiz ve çalışkanları tenzih eder ve onlara teşekkür ederim. Gerçeklerle yürüyenleri, iftira ve algı yönetimiyle yıprattıklarını ve engellediklerini de gözlemledim.)

Çok şeylerin farkına varmak, bilmek, anlamak güzeldir ama düzeltememek insanı ve insanları yaralıyor! Esasında insan yaptığı şeyle ölçülür, yapacağını söylediği şeyle değil.

Kimlik, duruş, tevazu, üretken ve temiz şahsiyetli bir hayat yerine; apoletle, kibirle, makamla, parayla, köşe kapma yarışıyla dünyanın peşinde koşanlara acıyorum. Kendimiz için yaptığımız şeyler bizimle beraber ölüp gider. Başkaları ve dünya için yaptıklarımız ise ölümsüzdür diyen Don Brown’a kulak vermeli. Edison gibi Mevlana gibi kalıcı olur.

Herkesin prens ve prenses olmasına gerek yok, bu dünyaya adam da lazım, adam.

Yaptıkları ile söyledikleri birbirini tutmayan kişiler toplumu zehirliyor. Doğru sözün destekçisi doğru eylemdir. Yapmadan doğru olunmaz. Yalan ve algılarla olmuyor. Bu durum, kirpikleri takma, saçları boyalı, yüzleri cilalı, dudaklar silikon, dişler protez olan birinin marketten doğal- organik ürün istemesine benziyor. Kanunlar bir ülkenin refahı, huzuru ve asayişi için çıkarılır, ancak uygulandığı sürece amacına ulaşır. Uygulamada zaaflar olunca güven yok olur. Onun için kişisel hırslardan arınmış bir ruhla örülmüş akıllı, dengeli insanlara ve siyasete ihtiyacımız var.

Ülkemizin en büyük sorunu zekâ değil, ahlaktır. Din bile ahlaksızlığın pençesinde... Bunu son günlerdeki olaylardan daha iyi anlıyoruz. Altın, döviz ve borsa yükseliyor, ama insanlık borsası düşüyor. Kalitesiz bencillerin, milletimize getirdiği yük çok fazladır, faturası 84 milyona çıkmaktadır. Memleket fırıldakların oyun alanı olmamalı. Tepkisel davranışlarla değil, gerçeklerle olmalıyız.

Günün sözü: Bir cümle yeter sözden anlayana, destan yazsan fark etmez laftan anlamayana. Hz. Mevlana

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Emin Elagöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

M.Reşit İNANÇ - Elagöz hocam,diline kalemine sağlık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Aralık 10:26
02

M.Ali Bahçeci - Son paragrafta ülkemizdeki sorunu çok güzel ifade etmişsiniz hocam insanın değeri düştükçe eşyanın değeri artıyor sorun ahlak sorunu selam ve saygılar..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Aralık 10:26