Milli Mü­ca­de­le­mi­zin 102. Yı­lın­da Maraş Ve El­bis­tan

Kıy­met­li okur­lar, Maraş Mü­ca­de­le­si­nin 102. yıl dö­nü­mün­de, yaz­mış ol­du­ğum iki adet des­ta­nı siz­le­re tak­dim eder­ken, mü­ca­de­le­de emeği geçen; başta Ars­lan To­ğu­za­ta Bey li­der­li­ğin­de Kah­ra­man­ma­raş­lı­lar ve El­bis­tan­lı­lar olmak üzere tüm şehit ve ga­zi­le­ri­mi­zi rah­met ve min­net­le anı­yo­rum.

Maraş Mü­ca­de­le­si­nin Li­de­ri Mir­za­za­de Ars­lan To­ğu­za­ta Bey’in Trab­lus­şam’da çe­kil­miş fo­toğ­ra­fı (otu­ran­lar­dan sağ­dan ikin­ci. Orhan Say­dam Ar­şi­vi)

Maraş Mü­ca­de­le­si­nin sem­bol isim­le­rin­den, Maraş Mü­da­faa-i Hukuk Ce­mi­ye­ti Baş­ka­nı, Güney Cep­he­si Ko­mu­tan­la­rın­dan, Maraş I. Dönem Mil­let­ve­ki­li, El­bis­tan­lı Ser­ko­mi­ser Mir­za­za­de Ars­lan To­ğu­za­ta Bey.

MARAŞ DES­TA­NI

Mond­ros Mü­ta­re­ke­si, im­za­lan­dık­tan sonra,

İngi­liz­ler işgal etti, yer­leş­ti­ler Maraş'a

Sekiz ay gibi müh­let­te, bu­ra­da bu­lun­du­lar,

Sonra tö­ren­le Maraş'ı, Fran­sız’a sun­du­lar

Ki­lik­ya'nın, ve Zey­tun'un, Haçin'in Er­me­ni­si,

Düştü Fran­sız pe­şi­ne, is­yan­cı her bi­ri­si

Düş­le­rin­de; bir "Er­me­ni Dev­le­ti" ha­ya­li var,

Fran­sı­za des­tek verdi, en başta Hır­lak­yan­lar

İşler bu hale gel­me­den, Maraş'tan bir­kaç kişi,

Şeyh Sezai Efen­di'ye, da­nış­tı­lar bu işi

Şeyh ile Dok­tor Mus­ta­fa, gidip sordu bu hali,

Bir takım şey­ler söy­le­di, memur Hasan Rufai

Ara­dan bir­kaç gün geçti, Fran­sız­lar gel­di­ler,

Slo­gan­la kar­şı­la­dı, on­la­rı Er­me­ni­ler

Sa­taş­ma­ya baş­la­dı­lar, İslam­la­ra ta­ma­mı,

Sabrı ta­şı­ran yer oldu; Uzu­no­luk Ha­ma­mı

Duy­du­lar bir­kaç Er­me­ni, as­ke­ri­nin se­si­ni,

Ba­ğı­ra­rak çek­miş­ler­di, ka­dı­nın pe­çe­si­ni

Kel Hacı'nın kah­ve­sin­de, otu­rur­ken bir yiğit,

Ka­dın­la­rın im­da­dı­na, koştu Çak­mak­çı Said

Ateş açtı Er­me­ni­ler, vu­rul­du; Osman, Taha,

Said ise şehit oldu, niyaz ettik Allah'a

O an si­lah­la gör­dü­ler, Sütçü Ali İmam'ı,

İlk kur­şu­na sahne oldu; Uzu­no­luk Ha­ma­mı

Öl­dür­müş­tü kur­şu­nuy­la, Er­me­ni as­ke­ri­ni,

Er­me­ni­ler çok aradı, bu­la­ma­dı ye­ri­ni

Bul­du­lar da­yı­za­de­si, Ti­ye­koğ­lu Kadir'i,

Bur­nu­nu, ku­lak­la­rı­nı, kes­ti­ler diri diri

Bun­lar daha baş­lan­gıç­tı, devam etti olay­lar,

Çok Ma­raş­lı kat­let­ti­ler; o Er­me­ni alay­lar

Fran­sız­lar gön­der­di­ler, mis­yon­la­rı ge­re­ği!

Os­ma­ni­ye Va­li­siy­di, Yüz­ba­şı Andre'yi

Gel­di­ği gün mi­sa­fir­di, Hır­lak­yan Ko­na­ğı'na,

Dans etmek için yak­laş­tı, He­le­na'nın ya­nı­na

Agop Hır­lak­yan to­ru­nu, He­le­na is­te­me­di,

"Ka­le­de Türk Bay­ra­ğı var, bu iş ola­maz!" dedi

İşte o an emir verdi, bir su­ba­ya Andre;

"Der­hal as­ker­ler gön­de­rin, o bay­ra­ğı in­di­re!"

Bir de baktı ki ka­le­den, bay­rak inmiş nasıl şey;

Hemen ka­le­me sa­rıl­dı, Kı­sa­kü­rek Ali Bey

Bir­kaç sayfa be­yan­na­me, verdi Şahap oğ­lu­na;

"Bunu bir­kaç yere bırak", tem­bih ey­le­di ona

Er­te­si gün cuma idi, namaz için geldi halk,

Gördü ki bay­ra­ğı inmiş, ge­re­ği­ni bildi halk

Halk­tan ses­ler yük­sel­mek­te; "Bay­rak­sız namaz olmaz!"

Ulu Cami'nin imamı: "Caiz değil kı­lın­maz!"

Halk san­ca­ğı alıp koştu, ka­le­nin burç­la­rı­na,

Tek­rar çek­ti­ler bay­ra­ğı, umut oldu ya­rı­na

Er­te­si gün And­rey­le, çık­tı­lar bir tef­ti­şe,

Aşık­lı­oğ­lu Hü­se­yin, ka­rış­tı o an işe

Ko­nuş­tu­lar Hü­se­yin’in, ce­sa­re­ti arş­tay­dı,

Andre o an an­la­dı ki; ce­sa­ret Ma­raş­tay­dı!

Sonra da ça­ğır­dı hal­kın, önde ge­len­le­ri­ni,

Top­lan­tı yeri seç­ti­ler; Ka­ra­bet'in evini

Orda Yüz­ba­şı Andre, bir nevi hesap sordu,

Ali Sezai Efen­di; ko­nuş­tu, dim­dik durdu

Gör­dü­ler ki Ma­raş­lı­lar, bir­lik olma za­ma­nı,

Geldi ka­pı­ya da­yan­dı, mü­ca­de­le­nin anı

Sivas'tan Mus­ta­fa Kemal; ce­mi­yet­ler kur­dur­du,

Maraş'ta da bu şart oldu, yoksa kur­tu­luş zordu

Ma­hal­le­ler top­lan­dı­lar; Şe­ker­li, Ka­ya­ba­şı,

Bir teş­ki­lat ku­ru­la­rak, Ars­lan Bey oldu başı

Daha önce ser­kom­ser­di, Trab­lus­şam orada,

Dedi; "Va­ta­nım iş­gal­ken du­ra­mam ben bu­ra­da"

Döndü ve Maraş'a geldi, gi­riş­ti hemen işe,

Ka­rar­lıy­dı, azim­liy­di, dur dedi bu gi­di­şe

Çok geç­me­di tu­tuk­lan­dı, önde gelen bir grup,

Harbi baş­lat­tı Ars­lan Bey; teş­ki­la­ta du­yu­rup

Bir me­saj­la beyan etti; "Şimdi gay­ret biz­de­dir!

"Tev­fik Allah'tan ge­lecek fe­da­kar­lık siz­de­dir!"

21 Ocak gü­nüy­dü; harp baş­la­dı Maraş'ta,

Düş­ma­na dur di­ye­cek­ti; kadın, çocuk her yaşta

Ars­lan Bey ba­şın­dan sona, yö­net­miş­ti sa­va­şı,

Nice fe­da­kar­lık­lar­la, kur­tar­dı­lar Maraş'ı

Er­me­ni­le­rin evine, ko­nuş­lan­mış­tı düş­man,

Ki­li­se­ler ka­ra­gah­tı, ateş saç­tı­lar her an

So­kak­lar­da, düş­man ile ir­ti­ba­tı kes­me­yi,

Amaç­la­yıp göze aldı, Ma­raş­lı­lar her şeyi

Yeri geldi ev­le­ri­ni, el­le­riy­le yak­tı­lar,

Evsiz kal­mış ol­sa­lar da; bir namus bı­rak­tı­lar!

Sokak sokak, çete çete, dar eder­ken dün­ya­yı,

Gö­ren­ler hep örnek aldı, ol Şehit Ev­li­ya'yı

Za­iza­de Hacı Meh­met Emin Efen­di Hoca,

Ma­ne­vi bir des­tek verdi, Maraş'a harb bo­yun­ca

Ba­ya­zıt­lı Mu­har­rem ve Zafer Bey­ler cep­he­den,

Maraş Ber­tiz çe­te­le­ri, düş­man pe­şin­den giden

Zül­ka­dir­li Sü­ley­man Bey, büyük çe­te­ler başı

Mıl­lış Nuri gi­bi­le­ri, kur­tar­dı­lar Maraş'ı

Mu­al­lim Hay­rul­lah ile Ec­za­cı Lütfi gibi,

Maraş'tan daha ni­ce­si, bu da­va­nın sa­hi­bi

İşga­lin ba­şın­dan beri, çokça verdi emek­ler,

Har­bin son gü­nü­ne kadar, Şehit Mus­ta­fa Köker

Can­cık Mev­kii'ne geldi, El­bis­tan kuv­vet­ler­le,

Nakib Muin, Sinan Hamit, Güb­lü­ce­li Ta­hir­le

Nakib Meh­met, Ali­ha­fız Peh­li­van Meh­met Ağa;

Ye­tiş­ti­ler El­bis­tan'dan, Maraş'ın im­da­dı­na

Kılıç Ali, Yörük Selim, Paşo Yakup Hamdi'den;

Emir aldı çokça kuv­vet, düş­man pe­ri­şan eden

Senem Ayşe, Hürü Ana; nice isim­siz kadın,

Kah­ra­man­ca sa­va­şa­rak, harp­te geri kal­ma­dın

12 Şubat gü­nün­de, düş­man kaçtı Maraş'tan,

Sak­lan­dı­lar Er­me­ni­ler, kor­ku­dan ve te­laş­tan

Türk çe­te­ler ondan sonra; gitti Antep Urfa'ya,

Bu haklı mü­ca­de­le­yi, du­yur­du­lar dün­ya­ya

Nice isim, nice çete, yaz­ma­ya kağıt yet­mez,

Me­kan­la­rı cen­net olsun, hep­si­ne rah­met bin kez

Top­rak oldu deyip geçme, hür­met eyle atana!

Bir Fa­ti­ha'yı çok görme, o top­rak­ta ya­ta­na

Orhan Say­dam; ke­lâ­mım­ca, yaz­dım yiğit Maraş'ım,

Bu des­ta­nı iyi öğren ve öğret ar­ka­da­şım!

Orhan Say­dam

El­bis­tan

El­bis­tan Mü­da­faa-i Hukuk Ce­mi­ye­ti Baş­kan­la­rı. Sol­dan sağa: Sulh Ha­ki­mi Be­kiş­za­de Ali Rıza Bey, Hakim Kış­lal­za­de Ali Avni Bey, Na­kib­za­de Meh­met Ağa, Şeyh Mus­ta­fa Efen­di

Maraş Mü­ca­de­le­sin­de görev almış El­bis­tan­lı milis kuv­vet ko­mu­tan­la­rı. Sol­dan sağa: Dr. Mus­ta­fa Bey, kar­de­şi Ec­za­cı Lütfi Köker, Na­kib­za­de Muin Ağa, Si­nan­za­de Ab­dül­ha­mit Ağa, Ali­ha­fız­za­de Peh­li­van Meh­met Ağa

ELBİSTAN DES­TA­NI

Göz dik­miş­ti yedi düvel, bu mu­kad­des va­ta­na,

Mond­ros­la eriş­miş­ti, bu işin fır­sa­tı­na

Sonra iş­gal­ler baş­la­dı, düş­man dev­let­le­rin­ce;

Top­rak­la­rı pay­laş­mış­lar, an­laş­ma ge­re­ğin­ce

Cihan Harbi'nden çık­mış­tı, halk düş­müş­tü te­la­şa,

Der­ken Sam­sun'dan gö­rün­dü, Mus­ta­fa Kemal Paşa

Kong­re­ler ter­tip­len­di, bu iş nasıl ola­cak?

"Ya halk top­tan sa­va­şa­cak, ya va­tan­sız ka­la­cak! "

Paşa; bunu söy­lü­yor­du, üs­tü­ne basa basa,

Her şe­hir­den de­le­ge­ler, akın etti Sivas' a

Teş­ki­lat­la­nıp sa­vun­mak, ge­rek­mek­tey­di yurdu,

Bu­gün­ler­de, El­bis­tan'da; bir ce­mi­yet ku­rul­du

Ce­mi­yet ba­şın­da; Bekiş Ali Rıza Bey vardı,

Mus­ta­fa Kemal Pa­şay­la, Şam'dan ar­ka­daş­lar­dı

Yar­dım­cı­sı; Kış­lal­za­de Ali Avni Bey idi,

Na­kib­za­de Meh­met Ağa; ben­den de des­tek dedi

Sivas şeyhi El­bis­tan'a, bir mek­tup gön­der­miş­ti;

"Şimdi bir­lik za­ma­nı­dır, des­tek olun" de­miş­ti

Mek­tu­ba cevap ola­rak; "Des­tek olu­ruz" dendi,

Ça­lış­ma­la­ra baş­la­dı, Şeyh Mus­ta­fa Efen­di

Na­kib­za­de Meh­met Ağa, de­le­ge yola çıktı,

Onun ye­ri­ne Sivas'a, kar­de­şi va­ra­cak­tı

Bu sı­ra­da İngi­liz­ler, iş­gal­dey­ken Maraş'ta,

Fran­sız'a dev­ret­miş­ler, halk panik ve te­laş­ta

Çünkü Fran­sız ge­lir­ken, pe­şi­ne tak­mış­lar­dı,

İsyan­cı Er­me­ni­le­ri, şehre bı­rak­mış­lar­dı

Taş­kın­lık­lar baş­la­yın­ca, Ma­raş­lı aradı hak!

Başka çıkar yol kal­ma­dı, şart oldu si­lah­lan­mak

El­bis­tan ise Sivas'ta, pek bir önem­sen­miş­ti,

"Güney Cep­he­si'ni bur­dan, yö­ne­ti­riz" den­miş­ti

Art ar­dı­na ta­li­mat­lar, gön­de­ril­di bu­ra­ya,

Halkı ise görev için, der­hal girdi sı­ra­ya

Ha­ber­leş­me önem­liy­di, du­yur­mak için sesi,

Zira çok­tan zapt edil­di; El­bis­tan Pos­ta­ne­si

Ko­lor­du ku­man­da­nıy­dı, görev ve­ril­di ona;

Albay Se­la­hat­tin Adil, gel­miş­ti El­bis­tan'a

Ar­ka­sın­dan Kılıç Ali ve Yörük Selim geldi,

Biri Pa­zar­cık'ta biri, Gök­sun'da gö­rev­len­di

Ora­lar­da da teş­ki­lat, tam tek­mil vücut oldu,

Harp ka­pı­ya da­yan­mış­tı, savaş tek çıkar yoldu!

Bu sı­ra­da bir Kay­ma­kam, Ker­kük­lü Halis diye,

Mü­ca­de­le­ye mu­ha­lif, ka­rış­mış­tı her şeye

Sonra Sivas'a şi­ka­yet, et­ti­ler bu adamı,

Gece evin­den al­dı­lar, mu­ha­lif kay­ma­ka­mı

Ara­lık'ta El­bis­tan'da, bir mi­ting ter­tip­len­di,

Pro­tes­to edi­le­rek; "İşgal­ler hak­sız!" dendi

Bu şe­kil­de du­yul­muş­tu, yan­kı­lan­dı haklı ses,

Hür­ri­yet için sa­va­şa, ha­zır­lan­mış­tı her­kes

Ar­ka­sın­dan çok geç­me­di, harp baş­la­dı Maraş'ta,

Top­ye­kûn bir mü­ca­de­le, Ars­lan Bey vardı başta

Müf­tü­lü Dok­tor Mus­ta­fa, har­bin ba­şın­dan beri,

Bir azim­le gay­ret etti, yö­net­ti bir­lik­le­ri

Ka­rar­gah­ta, ça­tış­ma­da, her yerde görev aldı,

Har­bin en so­nun­da adı; "Şehit Mus­ta­fa" kaldı

Kar­de­şi Ec­za­cı Lütfi; Ber­tiz Çe­te­ler başı,

Top­la­dı­ğı kuv­vet­ler­le, sa­vun­muş­tu Maraş'ı

Lütfi Köker reis oldu, Maraş'a harp son­ra­sı,

Bu dö­nem­de ve­ril­miş­ti; "İstik­lal Ma­dal­ya­sı"

Sokak sokak, çete çete, mü­ca­de­le ver­di­ler,

Vatan sev­gi­si ne demek, dün­ya­ya gös­ter­di­ler

Belki imkan yoktu belki, sayı düş­man­dan azdı,

Ars­lan Bey li­der­li­ğin­de; Ma­raş­lı des­tan yazdı!

Mec­bur kaldı, hic­ret etti, bir takım aile­ler,

Kur­tar­mak için ca­nı­nı, El­bis­tan'a gel­di­ler

Burda mi­sa­fir ol­du­lar, bir kaç ay müh­le­tin­ce,

Sonra Maraş'a dön­dü­ler, harp ni­ha­yet edin­ce

El­bis­tan'da Nakib Meh­met, haber saldı her yana;

Köy­ler­den kuv­vet is­te­di, hiz­met için va­ta­na

Nakib Nuri; milis güç­ler, için ça­lış­mak­tay­dı,

Ce­mi­yet­te bir def­te­re, tu­tul­du çete kaydı

Şeyh Mus­ta­fa Efen­di'nin, ma­ne­vi des­te­ği var,

El­bis­tan'ın eş­ra­fın­dan, ge­li­yor­du yar­dım­lar

Bütün köy­le­ri gön­der­di; silah, erzak, mü­him­mat,

Maraş'a ye­tiş­ti­ril­di, top­la­nan­lar son sürat

Muin Ağa; Ke­tiz­men'den, baş­la­dı do­laş­ma­ya,

Ar­ka­sı­na er top­la­dı, Maraş'ta sa­vaş­ma­ya

Am­ca­za­de­si Said 'in, aldı fi­lin­ta­sı­nı,

Gös­ter­miş­ti hey­be­tiy­le, ce­sa­re­tin ha­sı­nı

Yar­dım için gön­de­ril­di; Ke­şif­li Ca­mi­si'ne,

Orada işi bi­tin­ce, Can­cık'a döndü yine

Maraş'ın eski ka­dı­sı; Meh­met Fevzi Efen­di,

Daha iş­ga­lin ba­şın­da, Maraş'a gitti kendi

Oğlu, Si­nân­za­de Abdül Hamit Ağa bu­ra­dan,

Milis kuv­vet oluş­tur­du, o da gitti ar­ka­dan

Hamit Ağa büyük harp­te, rüt­be­li bir su­bay­dı,

Irak Cep­he­si'nde ise, bölük ko­mu­ta­nıy­dı

Burda El­bis­tan­lı­lar­dan, oluş­tur­du bir çete,

Maraş'ta çok sa­vaş­tı­lar, dur de­di­ler zil­le­te

Sokak mu­ha­re­be­si­ne, dahil ol­muş­lar­dı ki,

Ka­rar­gah­ta görev aldı, sonra da Can­cık Mevki

Güb­lü­ce'den Tahir Ağa, Ak­pı­nar Zer­de­keş'ten,

Top­la­dı­ğı adam­lar­la, ka­çın­ma­dı zor işten

Ulu Cami kar­şı­sın­da, ka­ra­kol­da bu­lun­du,

Hen­dek­te­ki ça­tış­ma­da, görev ifa olun­du

Ali­ha­fız Meh­met Ağa, namlı yiğit peh­li­van,

En başta Ka­ra­hü­yük'ten, çete kurdu ci­var­dan

Nakib Meh­met Ağa ile, dahil oldu Maraş'a,

Ali­ha­fız kuv­vet­le­ri, karlı dağ aşa aşa

To­ğu­za­ta Ali Ruhi, Bey El­bis­tan­lı idi,

"Ars­lan orda sa­va­şır­ken, ben burda dur­mam" dedi

Çok ağır ya­ra­lan­mış­tı, ça­tış­ma es­na­sın­da,

Sonra yolda şehit oldu, İçme­ler ta­ra­fın­da

Mev­sim kıştı, şart­lar zordu, ama yıl­maz Ma­raş­lı!

Sa­vun­muş­tu; kadın, çocuk, genç, ih­ti­yar her yaşlı

Har­bin 6. gü­nün­de; El­bis­tan kuv­vet­le­ri,

Sa­vaş­ma­ya gel­miş­ler­di, ka­rar­lıy­dı her biri

Nakib Muin, Sinân Hamit, Güb­lü­ce­li Tahir' in,

İmdat etti çe­te­le­ri; Can­cık de­ni­len yerin

Topal Salih, Memur Said, Yüz­ba­şı Ahmet Muh­tar,

El­bis­tan'ın kuv­vet­le­ri, harbe kıl­mış­tı karar

Harp bo­yun­ca ara ara, yar­dım gel­miş­ti bur­dan,

Yıl­ma­dı­lar zor şart­lar­dan, çetin kış­tan ve kar­dan

Har­bin 17. günü, işler zor­laş­tı­ğın­da,

Ye­tiş­ti; Nakib Meh­met ve Peh­li­van Meh­met Ağa

Ka­rar­gah­ta, so­kak­lar­da ve Can­cık Mev­ki­in­de,

Sa­vaş­tı­lar kah­ra­man­ca, Maraş'ın her ye­rin­de

Tam bu­gün­ler­de Sivas'tan, bir top yol­la­mış­lar­dı,

El­bis­tan'a ulaş­mış­tı, harp­te ih­ti­yaç vardı

Fakat zaman kı­sıt­lıy­dı, önem­liy­di gi­di­şi,

Maraş'a var­ma­lıy­dı top; kim ya­par­dı bu işi?

O an Ha­mam­cı Hamza'ya, bir haber gön­der­di­ler,

Dağ­lar aş­tı­lar Maraş'a, iki günde er­di­ler

Yurt ge­ne­li çağrı yaptı, Mus­ta­fa Kemal Paşa;

"Yar­dım ile medar olun", dedi Aziz Maraş'a

Albay Se­la­hat­tin Adil Bey'in ida­re­sin­de,

Top­lan­dı; Zi­ra­at Bank'ın, El­bis­tan Şu­be­si'nde

Her­kes elin­den ge­le­ni, ya­pı­yor­du hak için,

Ca­nı­nı or­ta­ya koydu, özgür ya­şa­mak için!

Ne­ti­ce­de bu azim­le, kov­muş­lar­dı düş­ma­nı,

İstik­lâ­li ka­zan­dı­lar, or­ta­ya koyup canı

Maraş kur­tul­duk­tan sonra, El­bis­tan kuv­vet­le­ri;

Antep ve Urfa'ya gidip, sa­vaş­tı­lar her biri

El­bis­tan'dan nice isim, gitti vatan di­ye­rek,

Her bi­ri­nin de­ğe­ri­ni, yü­rek­ten bil­mek gerek

Orhan Say­dam; hür­met ile, yâd ede­rim on­la­rı,

Ata­nı­zı unut­ma­yın, kah­ra­man to­run­la­rı...

Orhan Say­dam

El­bis­tan

9. Kaf­kas Or­du­su Ko­mu­ta­nı Bin­ba­şı Hafız Recep Bey ve ma­iye­ti­nin, El­bis­tan Mü­da­faa-i Hukuk Ce­mi­ye­ti Baş­ka­nı Na­kib­za­de Meh­met Ağa ve diğer üye­le­riy­le bir­lik­te El­bis­tan’da çe­kil­miş fo­toğ­ra­fı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan Saydam - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

09

Adem Bakırcı - Orijinal tarihi belgeler ve fotoğraflar üzerine kaşe vurul(a)maz ! Arşiv düzenlenirken, yayımlanmak üzere sergilenecek suret/kopyaları üzerinde kaşe-arşiv no bulunabilir. Orijinal belgeler, kaşe vurulmak suretiyle " bir nevi " tahrip edilemez ! Bunu, kendinize ait belgelerde kullanmanıza da bir şey demiyorum ama başkasına ait tarihi belgeler, kitaplar üzerine vurulmuş olduğunu, üzüntüyle gördüm. Üstelik, mürekkepli kalemle yanına not ve imza da eklenmişti...!!!

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 09 Şubat 13:46
08

Elbistanlı - Kalemine sağlık Orhan kardeşim. Senden ricam! Diğer yazılarında da bu resimlerdeki büyüklerimizi tek tek veya şecere şecere tanıtıp anlatırsan çok seviniriz bizimde yiğit ve kahramanlık destanı yazan büyüklerimizi yeni nesillere daha iyi anlatmış oluruz şimdiden teşekkürler

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Şubat 13:46
05

ZİYA NAKİBOĞLU - Dedelerimi ve diğer tüm gazilerimizi rahmetle anıyorum. Değerli tarihçi Orhan Saydam kardeşime de yerel tarihçiliğe sunduğu katkılar ve emekleri için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsın.. Elbistan için önemli bir değersin

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Şubat 13:46
03

Ali İhsan YİNANÇ - Belgesel nitelikte şiirsel anlatım olmuş. Destanın yazarı Orhan Sayfam'ı kutluyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Şubat 13:46