İLİŞKİLERDE ÖZEN VE ÖZENSİZLİK

Çocuklara bakınca ebeveynlerini görüyorum. Ve hatta genlerin, yetiştirme şekillerine etkilerini de… Bazı ailelerin çocukları ebeveynler kadar acımasız. Bazı ailelerin çocukları da doğru eğitildiği kadar iyidirler. Özellikle annelerin hayata bakışı, üslubu, disiplini, terbiyesi çocukların zihnine ekim yaparlar, yapıyorlar da. Düzgün eğitirse ilişkileri özenli ve adaletli oluyor. Öz denetimi olanlar, davranışlarını ve düşüncelerini kontrol edebiliyor. Değilse bela oluyor. Sorumsuz, sömürerek yaşamayı seçen ebeveynlerin çocukları da aynı yolu izlerler ve izliyorlar da.

İnsanı tanımak isterseniz, kendisinden zayıf, güçsüz birine nasıl davrandığına bakın, gerçek yüzünü orada görürsünüz. Bir eli yağda bir eli balda olanlar, düşünme zahmetine bile katlanmazlar. Aksine kızgın güçleriyle zarar verirler. Öyleleriyle ilişkilerde sevgi, saygı, özen ve adalet ne gezer. Onların iyilik dedikleri avcının kuşlara yem atması gibidir. Eleştirilerin de suçlama ve hakaret vardır. Esasında eleştiride incelik olmalı, zarafet olmalı, özen olmalı, edep ve adap olmalı.

Demek ki; insan aklını, vicdanını kullanabildiği ve hayvani “özünü” terbiye edebildiği ölçüde insan olabiliyor! Öfkeye teslimiyet, hayvanlığa yakın oluşun belirtisidir.

Ailede, okulda, çevrede ve her yerde iyi niyet beslemek, idare etmek iyidir ama seni suçlayana, sana saldırana, yanlış yapana, asalak yaşayana, umursamaza ve arzularına yenilene nasıl, hangi haline iyi olacaksın!? İyi niyetlilerin “kullan kullan at” şeklinde değerlendirildiği yerde huzur olmaz, olmuyor da. Anlamak yerine yargılamayı seçenler yaralıyor. Hatalara odaklı ilişkiler hep yaralar açar, açıyor da. Sevgisiz çiçek bile açmıyor. Sevdiğimiz, sevmediğimiz, canlı, cansız herkese saygı şarttır. Çünkü tüm ilişkilerin temeli saygıdır.

Herkesin hayatın da kırık fay hatları olabilir. Orada yaşadıklarımız hiç peşimizi bırakmazlar. Anılar bizi saldırılara açık bırakırlar. Acı anılar kötü niyetlilerin, yara açtığı alanlar oluyor. Anlayışlı kaliteli insanlar, kusur aramaz, güzellik ararlar. Demek ki; anlaşıldığın yerde sözler huzur verir, anlaşılmadığın yerde ise sözcükler israftır. Sözün değerini kelimelerden ziyade muhatabın idraki belirliyor.

Anlayacağınız, yemeğin tadı kiminle yediğinize, kahvenin tadı kiminle içtiğinize bağlıdır. Çevrenin özenli veya özensiz halleri yaşam kalitesini belirliyor. Onun için evde ve her yerde iyi niyetlilerin kıymeti bilinmeli, ödüllendirilmeli ki; kötülüğe yer kalmasın. Ve iyiler ilimle yönetilmeli, iyi olmayanlar ise zulümle... Bu hayatta kıymet bilmeyenlerle sınanıyoruz. Onun için değerini bilenin değerini bil ki değerin olsun. Sonuçta başkaları için kendinizi ihmal ederseniz, kendinizi de kaybedersiniz diyorum.

İnsanlar, rızık meselesi deyince hep maddi boyutunu anlıyor. Oysaki sevmek, sevilmek ve iyi insanlara denk gelmekte… Nasip rızık değil mi?

Günün sözü: Suçlamak yaraları açık tutar, sadece affetmek iyileştirir.(Thomas Monson)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M. Emin Elagöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ramazan PAMUK - Sürekli eski muhabbetleri özlüyoruz.Çünkü o muhabbetleri edecek insanları bulamıyoruz.Yada insanlar bireysel hayatı seçiyorlar.

Kaleminiz kavi,ilhamınız daim olsun.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Mart 09:29