ADI GERÇEK OLSUN…

Her ismin bir hikayesi vardır. Kaderimizdir adlarımız . İsimlere göre karakter tahlilleri yapılır. İsmin içinde geçen sesli harf sayısına göre mizaç belirlenir. Daha neler neler… Bazen bir büyüğümüzü, bazen en sevdiklerini, bazen de inançlarını yaşatmak isterler üzerimizden. Birileri bize, bizde birilerine yaşatırız aynısını…

Annem ve babam, kız kardeşim doğduğunda, ona “Yelda” ismini koymak istiyorlar. Babam, nüfusa gidince koyacakları ismi unutuyor. Nüfus memuruna “Valla hanım sonu “DA” ile biten bir şey dedi ama unuttum” diyor. Nüfus memuru gülüyor “O zaman ‘Selda’ olsun mu? “diyor. Babam “Selda” yazan nüfus kağıdını alıp eve geliyor. Annem nüfus kağıdına uzun uzun bakıp “Buna da alışırız” diyor. Ve herkes tatlı tatlı gülümsüyor babama.

Fakat herkesin isim hikayesi bu kadar tebessüm ettirmiyor maalesef. 42 yaşında ki Melisa anlattı, isminin içimi burkan hikayesini. Ona, yetmişli yıllarda bu kadar modern bir ismin kimin aklına geldiğini sordum, başladı hikayesini anlatmaya :

“ Ben ailenin altıncı çocuğu olarak dünyaya gelmişim. Hasan, Ahmet, Mehmet, Ali, Abdullah’tan sonra ben doğmuşum. Annem yedinci ayında doğum sancısı çekmeye başlayınca acil Malatya Üniversite Hastanesine sevk etmişler. Ben doğduktan sonra iki ay küvezde kalmam gerekmiş. Babam annemin kız doğurduğunu duyunca, olanca öfkesini anneme kusmuş ve annemi de alıp Elbistan’a dönmüş. Dokuz ayı tamamlayana kadar hastanede kalmışım, annem ara ara gelip beni görüp Elbistan’a dönüyormuş. Hemşireler bir adım olmadığı için küvezimin başına ‘Elbistanlı Bebek’ yazmışlar. Hastane çıkış işlemlerim yapılırken doktor adımı sormuş. Hemşireler durumu anlatmış. Doktor demiş ki ‘ Adı Melisa olsun. Nişanlımın adı. Onun gibi şımarık olsun, onun gibi nazlı olsun, onun gibi güzel olsun, hep gülsün, eli sıcak sudan soğuk suya değmesin…’ Köyde yaşıtlarım imrenirlerdi adıma. ‘Çok havalı adın var’ derlerdi. Bilmezlerdi ki sahipsizliğimin hikayesini, erkek doğmadığım için isim koymaya bile tenezzül edilmediğini. Ama doktorum ‘hep gülsün’ dedi ya, içime attım tüm gözyaşlarımı hep gülümsedim. Kendime şımardım hep, kendime nazlandım. Onbeş yaşına kadar babaevinde gülümseyebildim, sonra başka kaderler, başkalarının kaderlerini yaşadım, ama hep güldüm. Eli sıcak sudan soğuk suya değmesin demiş doktorum, sıcak suya değmedi zaten, ben yine güldüm. Sonra bir kızım oldu. ‘Adı Fatma olsun’ dedim. O gerçek gülsün, gerçek şımarsın, bana nazlansın. Onun herşeyi gerçek olsun, ama adı sadece Fatma olsun.”

İçimizi burkan nice gerçek kadın hikayelerinden sadece biriydi. Son olması dileğiyle…Adı gerçek, gülüşü gerçek çocuklarımıza, tertemiz bir dünya bırakmak ümidiyle, yine yeni bir yıla MERHABA…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Meltem Göçer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

11

Mehtap - Kalemi güzel arkadaşım yine herkesin içinde yaşattığı hislerini yaşadıklarını yazmışsın.umarım yeni yıl umut yılı sağlık güzellik insanların birbirlerine sevgiyle baktıkları bir yıl olsun.sende hep böyle yaz yüreğimize dokun

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 08:41
10

EBRU AYTAÇ - Çok anlamlı ve doğru mesaj içeren bir yazı olmuş ablacım. Yazan ellerin dert görmesin ☺️

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 08:41
09

Adnan Güllü - Çok güzel bir yazı Hem Okudum Hem gülümsedim hem de derin derin düşündüm isimler karakterle aynı örtüşmeyen sağlıyor mu bilemiyorum bazılarını var Bazen de yok Herkes ismiyle yaşasın Ben şahsen kendi ismimi çok seviyorum çalışmalarında başarılar dilerim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 08:41
08

Sevda - Yazılarınızı okumak, yaşayarak okumak ayrı bir keyif, yüreğinize, kaleminize sağlık...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 08:41
07

adil yanık - yine sosyal bir yara, ülkemizdeki binlerce maaleseflerden biri.kaleminize sağlık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 08:41
06

Meliha gündeç - Kadın hikayeleri sizinle özdeşleşti meltem hanım. Bir sonraki yazınızı merakla bekliyorum. Çok değerli bir kalemsiniz. Sizi istanbuldan rakip ediyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 08:41
04

Sevim - Çok güzel ve anlamlı bir yazı. Tanıdık bir o kadar da iç acıtan manzaralar maalesef...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 08:41
03

Hüseyin albayram - Kaleminize sağlık çok güzel bir yazı

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 08:41
02

Gocmen zobasi - Oooo yazarlarin hepsi göcerler, bizede köse verseniz bizde yazariz, saka saka:)

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 08:41
01

Aydın ceyhun - Yazınız güzel gerçekten anlamlı bir hikaye

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 08:41