BEN SANAT ESERİ

“Sanat sanat” diyip duruyordunuz, işte geldim. Ben Sanat Eseri. Tanıştığımıza memnun oldum. Artık dile gelip konuşmak istiyorum. Yeter artık yahu. Bu içe kapanıklık nereye kadar. Konuşmadım konuşmadım, beni öyle ele alıp durdular ki: her eline alanın neresinde kaldım bilmiyorum. Bana farklı farklı yerden baktılar, okudular, yazdılar doğru mu yaptılar bunu sorgulamak istiyorum. Tabi izniniz varsa? Şurada bir saçmalasam da keyfiniz yerine gelse fena mı olur? İyi olur tabi.

Şuan kendimi çok iyi hissediyorum. Sonunda gün yüzüne çıktım. O ahmak Eprar sonunda saçmaladı da, o bahaneyle dünya yüzü gördüm. Yaşamım rastlantıya bağlı, biliyorum. Yoksa bu akılsızda ne bilinç var ne başka birşey. Beni yaparken sanki oyun oynuyordu. Ben oyuncak mıyım yoksa? Affınıza sığınıyorum. Çok seviyorum zırvalamayı. Tıkandım…

Zırvalamakta kolay şey değil arkadaş. Uygun ortam bekler, bekler ki aka gide, yolunu bula. Derken bulmaya başladı yeniden. Şiir olduğum zamanları hatırlıyorum; onda da böyle oluyordu. Konuşup duruyorsun bir uçtan, dans ettiriyorsun kelimelerle, onu uygun şekilde gediğine koyarken:” illede kafiye illede kafiye” diyip devam ederken bir anda duruyorsun; bir önceki satırda ne demiştim? Evet sonda bu kelimeyle bitiyor, buna uygun ne söylesem acaba? Şunu mu, bunu mu, şunu mu, bunu mu? Kesildim… Bence yeter bu kadar, bir mısra eksik olsa ne olur ki? Koskoca şairim ben, bunu böyle istedikten sonra kim durabilir karşımda. Yeter:

uyduracağım kadar uydurdum,

süslü kelimeleri doldurdum,

kafiyeye de uydurdum,

taşı gediğine koydum.

Göründüğü gibi zırvalamak güzel, ama akışındaysa. Akış yoksa iyi gözle bakmazlar bize, dekoratif derler, ilkokul işi derler, sende kimsin ulan derler. Derler, derler, derler. Onlar desin. Önemli olan benim ne diyor olmam. Ben ne diyorum? Dediğim şu ki:” bana farklı yerden bakılabilir, farklı farklı okuna bilir, yere vurulup iğrenile de bilir, her şeye rağmen ben Sanat Eseri’yim. Yüz yıllar boyu konuşmaya devam edip başınızı şişireceğim…

Biz öyle farklı yapılarda ortaya çıkarız ki; bu zamana kadar şaşıp kaldınız. Konservenin içerisinde b.k olarak bile çıktığımızda alkış topladık. Bu arada onunla geçenlerde sohbet ettim, baktım şimarmış. Sonunda dayanamadım:” ne o lan dün b.ktun bu gün koktun” dedim, bir daha da selam dahi vermedim. Ne o benim bittiğimi filan iddia edip duruyorlar haddini bilsinler, ben burdayım.

(meddahın boğazı kurur, izleyicilerin affına sığınarak su içmek için biraz ara verir.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eprar Meydanaçar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistanın Sesi Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistanın Sesi Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistanın Sesi Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistanın Sesi Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Mustafa doğanay - Kalemine sağlık, Ebrar Meydanaçar Elbistan’ın Nietzchesidir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Temmuz 14:47