banner136
banner191

(Pala Dayı/ Şoför Zekeriya’dan, Garnımın eti yırtıldı la Sayfa: 78-79)

Pala Zekeriya 1960’lı yıllarda Elbistan’da görev yapan ve Hanifi Köleli’nin evinde oturan Ziya Bey isimli ağır ceza hâkimi ile komşuydu. Hâkim ile Pala Dayı’nın evinin arası aynın sokak üzerinde ve elli metre ancak vardır. Pala Dayı bir gün kapının önünde eğleşirken omuzundaki tenekenin ağır olduğu belli bir köylü vatandaş sorar:

‒ Gurban Hâkim Beg’in evi buralardaymış?

Pala Dayı bir adama bakar bir yüküne; “Hâkim’e gidiyor, belli içindeki ya bal ya tereyağı” diye düşünür ve dayanamaz:

‒ Burası gardaş. Buyur bir şey mi diyecektin?

Adamcağız, omzundaki tenekeyi yere indirip kapı eşiğine kor ve dönüp giderken cevaplar:

‒ Haa yok yok, bir sözüm vardı da onu getirdiydim. Selam söyle, (…) köyden (…) getirdi de…

‒ Başüstüne!

Adamcağız çekip gider. Pala Dayı tenekeyi açar ki ağzına kadar nefis bir bal ile dolu. Alır içeri…

Bir iki gün sonra yolda Hâkim Bey ile karşılaşınca durumu anlatır. O da biraz bozulsa da belli etmemeye çalışır:

‒ Yahu adam ‘eve bıraktım’ dedi. Akşam hanıma sordum o ‘gelmedi’ deyince adama ‘yalan söyledi’ diye kızmıştım. Bal ne kadardı, bilmem mümkün mü, parasını verecektim. Demek size getirmiş… Hımm neyse, size nasipmiş; helal olsun…

&

HOCAM BENİ DURDURMA

(Ahmet Söyler’den/ Güle Güle Öllldük, Sayfa: 85-86)

Çobanbeyli halkı dindar olmasından, vecibelerini yerine getirmesinden, bilmeyenlerin öğrenme gayretinden dolayı çevrede “Öküzü sofu köy” diye bilinir.

Ahmet Söyler, gençliğinde kıldığı sabah namazı sonrası, camiden çıkmadan, o sıralar caminin fahri imamı Şemsettin Fakoğlu merhum, cemaate bir teklifte bulunur:

‒ Komşular hele biraz oturun, nasıl olsa kış günü, evde işiniz de pek olmaz; okumalarınızı bir kontrol edeyim, varsa eksiklerimizi gideririz, iyi olur.

Bunun üzerine kimse camiden çıkmaz, herkes oturur. Hoca da yoklamaya başlar:

‒ Ali sen Sübhaneke’yi oku.

‒ Hasan sen Tahiyyat’ı oku.

Sıra Muhittin Söyler’e gelir. Ondan da ister:

‒ Muhittin sen de Elemtere’yi oku bakayım.

Muhittin Söyler besmeleyi çekip okumaya başlar; ama Hoca beğenmez; ikaz eder:

‒ Muhittin olmadı, yeniden oku.

Muhittin tekrar okumaya başlar. Kısa süre sonra Hoca bir daha durdurur:

‒ Dur dur olmadı; tekrar baştan oku…

Artık sabrı tükenen Muhittin Söyler dayanamaz, sevimli bir halde cami cemaatini kahkahaya boğan bir şey söyler:

‒ Hocam gurban oluyum beni durdurma, ben durdum mu çamıra çökmüş manda gimi gahamıyom…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.