banner136
banner191

KORKU PSİKOLOJİSİ

Geçen haftaki makalemde “Nefret Psikolojisi” üzerinde durmuş, nefret duygusunun neden kaynaklandığını ve nasıl ortaya çıktığını analiz ederek birey ve toplum nezdindeki yansımalarını değerlendirmeye çalışmıştım.

Bu makalemde de “Korku Psikolojisi” üzerinde durarak, bu psikolojinin birey ve toplum üzerindeki etkilerini incelemeye çalışacağım.

Diğer duygularda olduğu gibi korku duygusunun kaynağı da fıtrî ve ontolojiktir. Başka bir deyişle yaratıcı daha doğuştan bu duyguyu genetik kodlarımıza potansiyel olarak koymuştur. Dolayısıyla bu duygu, son derece insanî bir duygudur.

Her insan hayatının değişik aşamalarında ve çeşitli sebeplerle korku duygusunu az veya çok, şu veya bu şekilde mutlaka yaşar, yaşamıştır da!..

Ama korku çeşitleri çok farklıdır:

Can korkusu, mal korkusu, aç kalma korkusu, yalnızlık korkusu, hastalanma korkusu, terkedilme korkusu, karanlık korkusu, yükseklik korkusu, hayvan korkusu, işkence korkusu, ölüm korkusu, tâciz ve tecâvüze uğrama korkusu, dinini ve inancını yaşayamama korkusu, düşünce ve fikir hürriyetinin engellenmesi korkusu, başarılı olamama korkusu gibi daha bin bir çeşit korku türleri ve fobiler vardır.

“Ben hiçbir şeyden korkmam!” diyen insan ya yalan söylüyordur ya da konuyu manipüle ederek çarpıtıyordur.

Örnek bir anekdot:

Bir gün, İngiltere’de eğitim gördüğümüz bir üniversitenin yemekhânesinde yemek yerken; hemen yan masada yemek yiyen kadın akademisyenlerin arasında birlikte yemek yiyen genç erkek bir asistan arkadaşımız, sohbet esnasında kadın arkadaşlara hitaben; “- Ben hiçbir şeyden korkmam!” diyerek esip gürlüyordu.

Ben konuşmaya gayr-i ihtiyâri kulak misafiri olduğum için, döndüm ve genç arkadaşımıza ismini zikrederek biraz da şaka yollu şöyle dedim:

“- … o zaman sen insan değilsin!”.

Şaşırdı ve bozuldu!..

Devam ettim:

“- Sen bir meleksin!”.

Düzeldi ve tebessüm etti!..

Yukarıda vurguladığım gibi, aslında her insan korkar. Korkmayan insan yoktur. Çünkü korku duygusu son derece tabiî ve insanî bir duygudur.

Ancak melekler korkmaz. Çünkü melekler insan değildir. Aslında melekler de Rab’lerinden korkarlar. Ama onların korkuları insanî bir korku değildir. Korkularının kaynağı ve mahiyeti çok daha farklıdır.

Korku duygusu ilk etapta insana menfi (olumsuz) bir duygu olarak gelir. İnsanın; “nereden çıktı bu korku duygusu” diye sorası gelir. “Mayamızda, genetik kodlarımızda olmasa olmaz mıydı” diye düşünesi gelir.

Ancak, insanlarda korku duygusu olmasaydı; insanların kendilerini çeşitli tehlikelerden koruması, tehlikelere karşı içgüdüsel olarak koruyucu tedbirler geliştirmesi, ayakta kalması ve hayatiyetini devam ettirmesi mümkün olmazdı.

Buraya kadar anlattıklarım, insan olmanın gereği olarak her insanın tabiatında ve mayasında var olan normal ve tabiî korkulardır.

Ama bir de ârizî ve marazî korkular vardır ki; bunlar psikolojik ve psikiyatrik korkulardır. Bu tür korkular tedaviye muhtaçtır.

Bu tür korkuların oluşumu sonradan olup, sebebi çok çeşitlidir. İç ve dış çevresel faktörler bu tür korkuların kaynağını oluştururlar.

Çocuğun doğumdan önce anne rahmindeki iç çevresel faktörlerden tutunuz da doğduktan sonra büyüme evresindeki dışsal faktörlere varıncaya kadar ve devamındaki faktörlerle birlikte çocukta bu tür korku duyguları oluşur, gelişir ve davranışa dönüşür. Bu tür korkular tedavi edilmezse yerleşik bir hâl alır ve gittikçe bireyde fobiye evrilir.

Korku duygusu her insanda olmakla birlikte, korkmanın mahiyeti ve dereceleri insandan insana değişiklik gösterir. Kimi insan şundan bundan korkar, kimi insan da ondan bundan korkar.

Gerçek korku, ahlâkî ve vicdanî korkudur. Bu tür korku şahsiyetli insanların korkusudur. Örneğin bir insan, var olan borcunu elde olmayan sebeplerden dolayı zamanında ödeyemezse; kendisine (haysiyetine ve şerefine) gelecek olumsuz ve onur kırıcı sözlerden dolayı çok utanır ve çok korkar.

Öyle insanlar da vardır ki; ödeyecek güçleri olduğu hâlde zamanında borçlarını ödemekten imtina ederler. Bu tür insanlara alacaklıları her türlü olumsuz ve onur kırıcı sözleri söyledikleri hâlde, en ufak bir şekilde etkilenmezler ve oralı dahi olmazlar. Bu insanların yüzlerine tükürülse (affınıza sığınarak) yağmur yağıyor zannederler.

Çünkü bu tür insanlar şeref, haysiyet, şahsiyet, ahlâk ve vicdan yoksunudur. Ar ve hayâ damarları çatlamıştır. Onun için bu insanların utanma duyguları ve bu tür korkuları dumura uğramıştır.

Türkçemizde çok güzel bir söz vardır: “Kork, Allah’tan korkmayandan!”.

Tabiatıyla bu korku, utanma duygusuyla mecz olmuş bir korkudur. Yoksa iman edenler, Allah’tan korkmayanlardan hiç korkmamalıdırlar!..

Allah’tan gerçek mânada (hakkıyla) korkanlar (havf ve recâ) muttakilerdir.

Bizce; aşağıdaki âyetler bu yargımızı destekler ve teyit eder mahiyettedir:

Ey Âdemoğulları! İçinizden, ayetlerimi size okuyup/anlatan resûller geldiğinde her kim korkup sakınır ve ıslah ederse, onların üzerine korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” (7/A'râf 35).

“Dünya hayatı oyun ve eğlenceden ibarettir. Şüphesiz ahiret yurdu korkup sakınanlar için daha hayırlıdır. Akletmez misiniz?” (6/En'âm 32).

“Kim de Allah’a ve Resûl’üne itaat eder, Allah’tan (saygıyla) korkar ve (azabından) sakınırsa işte bunlar, kazançlı olanların ta kendileridir.” (24/Nûr 52).

“Sonra (Allah’tan) korkup sakınanları kurtarırız. Ve zalimleri orada diz çökmüş vaziyette bırakırız.” (19/Meryem 72).

Rablerinden korkup sakınanlara (gelince), onlar için altından ırmaklar akan ve içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. (Bu kendilerine) Allah’tan bir ikram olarak (verilmiştir). Allah’ın yanında olan, Ebrar olanlar (çokça iyilik yapanlar) için daha hayırlıdır.” (3/Âl-i İmran 198).

“Rablerinden korkup sakınanlar, bölükler hâlinde cennete sevk edilirler. Ona geldiklerinde kapıları açılır ve (cennet) bekçileri onlara der ki: “Selam olsun size, tertemiz olarak geldiniz. Ebedî kalacaklar olarak oraya girin.” (39/Zümer 73). (Not: Âyet meallerinin tamamı “Tevhid Meali” ne aittir).

Son Söz:

Allah’ın bu sözleri üzerine söylenecek hiçbir sözüm yoktur!..

19 Haziran 2021

İlhan AKAR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali osman oğuz 1 ay önce

Çok teşekkür ediyorum kardeşim...Rabbim razı olduğu ve gereği gibi korkanlatdan eylesin inşAllah..selamlar..

Avatar
Hüseyin Çakal 1 ay önce

İlhan Bey Allah razı olsun.

Avatar
İlhan Akar 4 hafta önce

Teşekkür ederim değerli kardeşlerime!..