banner136
banner191

KİBARLIK

Geçen haftaki makalemin konusu “Yobazlık” idi. Bu konuyu işlemiştim. Yobazlık kavramı negatif içerikli bir kavramdır. Her inancın ve her anlayışın yobazları olabilir ama hakiki Müslümanlar asla yobaz olamazlar. Çünkü yobazlık Kur’ân’î ve İslâmî bir kavram değildir!..

Onun için hiç kimse durup dururken yobazlık kavramını sahiplenmesin!.. İllâ da kendilerini tanımlayacaklarsa, Kur’ân’î ve İslâmî kavramlarla tanımlamaları daha uygun ve daha yerinde olur!..

Buna rağmen yobaz görünümlü ve yobaz davranışlı Müslümanlar varsa, onların kendilerini sorgulaması ve nefislerini murakabeye tâbi tutması gerekir. Yoksa onların bu görünüm ve davranışlarını İslâm’a mal etmemek lâzımdır.

Ancak bu konu – son zamanlar hariç - öteden beri ülkemizde ağırlıklı olarak siyâsete âlet edilmiş ve yobazlık kavramı bazı kesimlerin üzerinde âdeta Demokles’in kılıcı gibi sallandırılmıştı.

Bunun yanında bir de karakter olarak kişisel bir yobazlık vardır ki; bu tamamen sosyo-psikolojik bir olgudur ve dahi kültürel bir durumdur.

İşte bugünkü makalemizde karakter olarak kişisel yobazlığın zıddı olan “Kibarlık” konusu üzerinde duracağız ve bunun analizini yapmaya gayret sarf edeceğiz.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye atfedilen bir söz vardır: “Her şey incelikten kırılır, insanlar ise kalınlıktan kırılır!..”

Yobazlık, kalınlık ve kabalık demektir. Onun için insanlar, kalın ve kaba insanlardan, onların kaba söz ve davranışlarından incinirler ve kırılırlar.

Kalın ve kaba davranışlar sosyo-kültürel ve psikolojik bir olgudur. Dünyaya gelen her çocuk İslâm fıtratı üzerine doğar. Fıtrat ontolojik olarak sâfiyeti, mâsumiyeti ve temizliği sembolize eder. Bu bağlamda insan yavrusunun özü ve fıtratı daha başlangıçta tertemizdir.

Yani başka bir deyişle insan daha başlangıçta çok kibar idi. Çünkü insanoğluna yakışan ve yaraşan şey; kibarlıktır, kabalık değil!..

Eğer daha başlangıçta fıtraten insanoğlunun kabalığından söz edilmiş olsaydı; o zaman bu durum Allah’ın yaradılış kanunlarına (Sünnetullah) aykırılık teşkil ederdi ve böylesine bir yaklaşım da Allah’a yapılan bir iftira ve bühtandan başka bir şey olmazdı.

Böyle bir şey olamayacağına göre o zaman kabalık, insanoğlunun kabalığı ve yobazlığı doğuştan değil, sonradandır. Sonradan edinilmiş ve kazanılmış bir özellik ve bir davranış biçimidir. Yani insanın kaba ve yobaz oluşu sosyal çevresiyle çok yakından ilgilidir.

Başka bir ifâde ile çocuğun içinde doğup büyüdüğü aile yapısı ve aile üyelerinin birbirleriyle olan iletişimleri, ferdin içinde yaşadığı toplumun sosyo-kültürel yapısı, medenî ya da bedevî bir yaşam biçimine sahip olup olmadıkları, bunların eğitim ve pedagojiyle olan ilişkileri, kültürel ve antropolojik geçmişlerinin şifâhî bir kültüre mi yoksa kitâbî bir kültüre mi dayalı olduğu, tarıma dayalı kırsal kesimlerde mi yaşandığı yoksa sanayiye dayalı şehir toplumlarında mı yaşandığı, işte bu ve buna benzer unsurlar, bireyin kaba bir kişilik yapısına mı sahip olduğu yoksa kibar bir kişilik yapısına mı sahip olduğunu ya da olacağını doğrudan etkiliyor ve çok önemli derece de belirliyor.

J.J. Rousseau da benzer şeyler söylüyor. O’na göre bu toplum “Emile”i bozdu. “Emile”i tabiatına yani doğasındaki o saflığına ve temizliğine yeniden döndürmekten söz ediyor!..

Ünlü Sosyolog Auguste Comte da bireyin davranışlarını içinde yaşadığı toplum belirler diyor!..

Nurettin Topçu ise, ihtiyaçların zaruretinden dolayı toplumsal dayanışma gereği etkileşimin kaçınılmaz olduğundan bahsediyor!..

Herkesin bildiği gibi, Fizik ve Kimya kanunlarına göre sıvı içinde bulunduğu kabın şeklini alır!..

Atasözlerimize göre; üzüm üzüme baka baka kararır, kıratın yanında duran ya huyuna ya da suyunadır!..

Onun için, bütün bunlardan sonra altını önemle çizerek söylemek gerekir ki;

Kibarlık insanlıktır, insan olmak gerekir!..

Kibarlık adamlıktır, adam olmak gerekir!..

Kibarlık medenîliktir, medenî olmak gerekir!..

Kibarlık anlayıştır, anlayışlı olmak gerekir!..

Kibarlık nezâkettir, nâzik olmak gerekir!..

Kibarlık zerâfettir, zârif olmak gerekir!..

Kibarlık letafettir, latif olmak gerekir!..

Kibarlık nezâhettir, nezih olmak gerekir!..

Kibarlık inceliktir, ince olmak gerekir!..

Kibarlık kelâm-ı kibarlıktır, kibar kelâmlı olmak gerekir!..

Kibarlık hoş sözlülüktür, hoş sözlü olmak gerekir!..

Kibarlık yumuşak sözlülüktür, yumuşak sözlü olmak gerekir!..

Kibarlık tevâzudur, mütevâzi olmak gerekir!..

Kibarlık olgunluktur, olgun olmak gerekir!..

Kibarlık ince ruhluluktur, ince ruhlu olmak gerekir!..

Kibarlık sanattır, sanatkâr olmak gerekir!..

Kibarlık romantik ve lirikliktir, romantik ve lirik olmak gerekir!..

Kibarlık güzelliktir, güzel olmak ve güzel görünmek gerekir!..

Kibarlık ahlâktır, ahlâklı olmak gerekir!..

Kibarlık terbiyedir, terbiyeli olmak gerekir!..

Kibarlık seviyedir, seviyeli olmak gerekir!..

Kibarlık şahsiyettir, şahsiyetli olmak gerekir!..

Kibarlık haysiyettir, haysiyetli olmak gerekir!..

Kibarlık dürüstlüktür, dürüst olmak gerekir!..

Kibarlık adâlettir, âdil olmak gerekir!..

Kibarlık şereftir, şerefli olmak gerekir!..

En nihâyetinde kibarlık inançtır, imandır, inançlı ve imanlı olmak gerekir!..

Yobazlık ise bütün bunların tam tersi olmak demektir!..

Ama kibar olacağım diye kibarlığı Moliére’in “Kibarlık Budalası”na çevirmemek ve Recaizade Mahmut Ekrem’in “Araba Sevdası” romanındaki “Bihruz Bey”’in durumuna da düşmemek lâzımdır, vesselâm!..

17 Temmuz 2021

İlhan AKAR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.