banner136
banner191

Önce şiddet vardır.

Erkek için de kadın için de şiddet şiddettir.

Şiddet kadına olursa kötü erkeğe olursa “eh işte” değildir.

Kuvvet erkekte olduğu için kadına da erkeğe de şiddet uygulayan erkekler, evet suçludur.

Öte yandan nüfusa oranlarsak erkeklerden erkeklerin, kadınlardan daha çok şiddet gördükleri anlaşılır.

Demek ki asıl mesele şiddeti görmek, kaynağını bilmek ve engellemektir; ona karşı yasal ve eğitimsel tedbirler almaktır.

Kadınlar, (çocuklar gibi) kaba kuvvet, üstün kuvvet karşısında çaresiz kaldıklarından, kendilerini savunamadıklarından dolayı şiddet gören erkeklere göre daha çok zulme uğruyorlar, daha çok yıpranıyorlar dolayısıyla daha çok yardıma muhtaç görünüyorlar. Bir başka deyişle daha çok acınacak hale düşüyorlar.

Düşünün; bir kadın var, suçlu veya suçsuz; karşısındaki erkeğin gücü ile baş etmesi mümkün değil. Onun şiddetine maruz kalıyor. Tokatlar yiyor cevap veremiyor; tekmelerle dövülüyor, cevap veremiyor; başı duvara çarpılıyor, engel bile olamıyor; bıçakla delik deşik ediliyor, ellerinin de kesilmesi uğruna tutmaya çalışıyor; kurşun yağdırılıyor kalkansız; pencereden, balkondan aşağı atılıyor tutunamıyor bile; suda boğuluyor, o boğan yılana bile sarılamadan yok olup gidiyor…

İçip içip izmarit olan sigarasını yere attıktan sonra üzerini tepeler gibi, asfalta yapıştırıp kazınamaz hale getirir gibi (erkek), kadını yok ediyor.

Tüm bunlara kadın karşı koyamayan kadın eğer fırsat bulursa sadece ağlıyor, yalvarıyor, bağırıyor. O kadar…

Ağlıyor, bağırıyor ve bir izmarit gibi ezilip yok edilip ayrılıyor aramızdan…

Eğer güç kadınlarda olsaydı, bugün KADIN ŞİDDETİNİ tartışıyor olacaktık…

Çünkü onlar da erkekler kadar eğitimsiz. Çünkü onlar da elde edemediği, sözünü geçiremediği veya kendini kaybettiği zamanlarda şiddete başvuracak yapı ve anlayıştadır.

İkisi arasındaki fark, güçtür.

Zalimi ve mazlumu gücün kimde oldu belirliyor…

Devlet, üç beş ay hapis cezası vermekle bunun önüne geçemez. Geçemiyor da… İnsanı kutsal bilmek ve korumak gerek. Tokat bile, hakaret bile pişman edilecek kadar ceza ile mukabele görmeli. Öldüren, bir daha af yüzü göremeden ebediyen mahkûm kalmalı (hatta idam edilmeli).

Zalim, bilmeli ki; hafifletici şu sebepten, infaz yasasının bu maddesinden dolayı bir gün bile cezası inmeden bir daha gün yüzü göremeyecek; bir daha dünyada gezerek, eğlenerek, sevdikleriyle bir araya gelerek, çalışarak, yiyerek, içerek, kahkaha atarak, çocuk severek, nesil yetiştirerek yaşama sansı olmayacak…

Bilmeli… Belki korkar da zulmü içinde tutar…

-Pazartesi günü buluşalım-

● TERK EDEN ELBİSTAN–1

● TERK EDEN ELBİSTAN–2

● TERK EDEN ELBİSTAN–3

(Üç Cilt Toplam 816 Sayfa; 25 TL)

● ELBİSTANCA

(Kahkahalarla okunan sözlük… Büyük Boy, 350 Sayfa; 15 TL)

İSTEME VE İLETİŞİM İÇİN:

İstediğiniz Kitap(lar)ın Bedelini

Arif Bilgin’in;

0199-312 78784-5001 Numaralı Elbistan Ziraat Bankası

ya da 5185615 Numaralı Posta Çeki hesabına Yatırılıp

Adresinizi aşağıdaki e-mail adreslerinden birine bildirmeniz yeterlidir.

[email protected]

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.