banner136
banner191
 


Elbistan binlerce yıllık yerleşim alanıdır. Bölgemizde 30’un üzerinde höyük vardır. Bunlardan 1948 yılında, Prof. Dr. Tahsin Özgüç, Prof. Dr. Nimet Özgüç, Prof. Dr. Lemi Merey ve arkadaşları Karahöyük’te, Osten ve arkadaşları Til, İğde ve Izgın höyüklerinde kısmi kazılar yapmışlar ve çıkartılan yüzlerce tarihi eser çeşitli müzelerimize gönderilmiştir.

Kazısı yapılmayan diğer höyüklerimizde olduğu gibi iki bin yıl ve daha öncesinde yaşanıldığı belli olan kalıntılardan anlaşılıyor ki birçok köyümüzde de çıkartılmayı bekleyen eserler sayısızdır. Şu anda bile hemen her köyümüzde şuraya buraya atılmış olarak, bahçe duvarında kullanılarak veya mezar taşı olarak dikilen sayısız taşa rastlamak mümkündür. Şehir içinde de birçoklarının bildiği gibi Bazı evlerin önünde veya bahçesinde tarihi taşlar vardır…

Bunların içinde şimdiye kadar Elbistan ve çevresinde var olduğunu bilmediğimiz Izgın Steller’i önemli bir yer tutmaya adaydır.


“1891 yılında bölgenin antik yollarını araştırmak için Elbistan’a gelen D. G. Hogarth ise İngiltere Kraliyet Coğrafya Topluluğu’nun Tamamlayıcı Makaleler isimli yayınının 1893 tarihli 3. cildinde yer alan “Küçük Asya’nın Doğusunda Modern ve Antik Yollar” başlıklı makalesinde “Izgın’da uzun süredir bir mezarlıkta dikili vaziyette bekleyen, yaklaşık 9 fit (2.74 m) yüksekliğinde dört cephesi yazılı, son dönemlerde keşfedilen en sıradışı Hitit eserlerinden birinin yakın zamanda Elbistan’a getirildiğini” anlatır. Hogarth stelin Elbistan’da bir saray/kervansaray (serai) bahçesinde bulunduğu söyler, arkadaşı Munro fotoğraflarını çeker, kendisi detaylı çizimlerini yapıp, inceler.

Sir Charles Wilson, 1895 yılında yayınladığı “Küçük Asya’da Seyahat Edenler İçin El Kitabı” isimli çalışmasında, “Izgın’da bulunan dört yüzü hiyeroglif yazıtlı dikkate değer bir Hitit eserinin 1891’de Elbistan’a nakledildiğini, oradan da kısa bir süre sonra İstanbul’a gönderildiğini” belirtir.

Alman Oryantalist F.E. Peiser, kendi kurduğu ve uzun süre editörlüğünü yaptığı, Almanca aylık yayın yapan Oryantalist Gazete‘nin 1898 Ocak ayında yayınlanan ilk sayısında “1897 yılında Izgın Steli’ni, Maraş Aslanı ve Maraş Steli ile birlikte İstanbul’da bulunan Osmanlı İmparatorluk Müzesi’nde gördüğünü” belirtir.

“Özellikleri:
Izgın Steli detaylı bir şekilde ilk olarak 1891 yılında Elbistan’da bir avluda görüp inceleyen, fotoğraflarını çeken ve çizimlerini yapan Hogarth tarafından görüldükten iki yıl sonra yayına dönüştürülür. Fransa’nın Kahire Misyonu’nun bülteni olarak 1870’den beri yayınlanan Mısır ve Asur Filolojisi ve Arkeolojisi Çalışmaları isimli yayının 1893 tarihli cildinde, Hogarth ve Ramsay imzalı makaleye göre; Izgın Steli 25 cm x 48 cm genişliğinde yaklaşık 2.74 m yüksekliğinde dikdörtgen prizma formuna sahiptir. Yarma kireçtaşı stelin 4 yüzünde de hiyeroglif yazıtlar bulunur. Hogarth bu makalesinde stelin Izgın’dan İstanbul’a devam eden yolculuğuna ilişkin sıradışı detaylar veriyor. Ayrı bir yazı olacak kadar ilginç bu öyküyü ek kısa sürede burada yayınlayacağım. Meraklı okurlar takibi bırakmasınlar.”

NOT: Geniş bilgi için https://marasavucumda.com/izgin-steli/ sitesine müracaat etmek yeterlidir.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.