banner136
banner191

        

              Ülkelerin miras tarihleri gibi insanların da miras tarihleri vardır. Bu mirasta öz ne ise ve nasıl beslenmiş ise o ortaya çıkar ve ona göre herkes kendi yolunu izler. 

                İnsanların hayat hikâyelerine baktığınızda birilerinin açtığı yaralarla veya ödüllerle başladığını, gerçeklerin sizin geçmişinizde ya da kişisel tarihînizde gizli olduğunu görürüz. Yaşadığınız coğrafya, şehir, köy, ev, sülale, aile, anne-baba ve geçmişte yaşadıklarınızın hepsi hayatınızı etkiliyor. Anne ve babanızın varlıklı veya yoksul olması da etkiler.  Ebeveynler sizi sevebildiler mi? yoksa onlar kendi dertleri yüzünden sizi sevmeye fırsat bulamadılar mı.? Aileniz de şiddet var mıydı? Aşırı koruyuculuk var mıydı? Yalan dolan var mıydı? Ebeveynler savurgan mıydı? Anne ayrı baba da ayrı telden mi çalıyor du? Ne varsa hayatınızı etkiliyor. Sonunda bulunduğunuz imkân ve şartlar alışkanlığınızı ve alışkanlıklarınız da sizi oluşturur. Herkes alıştıklarını yaşıyor ve herkes alıştığını arıyor. Zehir taşıyan zehir, tuz taşıyan tuz, bal taşıyan bal verir. Yani herkes kendisinde olandan verir, öyle yetişir ve hayat hikâyeleri ortaya çıkar.  

              Yaşadığımız ülkenin toprağı, suyu, nehirleri, yasaları, kuralları, ayıpları, günahları, gelişme düzeyleri yaşamı etkiler. Onun kaderi doğduğu evde ve kişisel tarihin de gizlidir. Fakirin çocuklarının kaderi; açken zorlu yolları aşarak okula yırtık ayakkabı- yırtık elbisesi ile gitmiş ise onda saklıdır.  Yoksulun kaderi aç ve susuz yatağa girmesinde gizlidir. Ama… Hayat ona kapıları açacak mı? derseniz, o da kırılan ya da kırılmayan umutlarında saklıdır. Bir kısım çocuklar da aileden sonra girmeye çalıştığı toplumun halleri etkiler. O toplum; onu ödüllendirmiş ise ona yönelir, gelişir, güzelleşir. Değilse toplumun açtığı yaralarla büyür; sonunda yaraların götürdüğü yere gider. Çocuklukta ve gençlikte alınan ‘’kalp yaraları’’ kiminizi ihya eder, kiminizi ise imha eder.

 Herkes rahat ve huzurlu bir ömür istiyor ama maalesef bunu isterken sadece kendisi ve yakınları için bu hakkı istiyor. Dışarda kalana da kendisine benzediği oranda hak tanıyor. Toplumda hak mücadelesinden ziyade imtiyaz ve pay mücadelesi var. Ülkemiz siyaseti ve toplumu bu halde. Demek ki; hayatımızı etkileyen olumlu haller olduğu gibi, yara açanlarda vardır.

Hayallerinizi, gülümsemenizi, umutlarınızı ve en güzel yıllarınızı çalanları unutamıyorsunuz, unutamazsınız da... Kurduğun hayallere kavuşamadan, onun hakkını veremeden bazı kapıların kapandığını görecek ve üzüleceksin. Hayat hikâyem öyle deyip gideceksin...

SORMAK İSTERİM

 Sessizliği duyabiliyor musun? Eleştiriden ziyade çözümde ne kadar varsın? Senin hayatında ne kadar ‘’emek ve fayda’’ var? Ne kadar‘’ adaletli iyilik’’ var? Ne kadar ‘’dürüstlük’’ var? Hayatınızın anlamı ne? Hayat hikâyeni neler etkiledi? Hayatınızın suçlusu kim ya da kimler? Kendi aklınla düşünüp yaşayabilme cesareti gösterebildin mi? Bu zor sorulara verdiğin cevaplarda gizli hikâyen.

 Şahsen ben hayatımda ayrıcalıkta istemem, ama mağduriyette istemem. Dallarım kururken başkalarının ağacını sulamak yerine; dalımı kurutmadan başkalarını ağacını sulamaya devam diyorum. Ve adım geçtiğinde insanların’’ iyi bilirdik’’ dediği insan olmayı isterim bu hayatta. Dilim temiz, elim temiz, ruhum temiz olsun isterim.

           Günün sözü: Kim olursan ol, ne olursan ol, alın teriyle kazanıyorsan insansın. Değilse...!!!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.