banner136
banner191
banner162

Kara Rapor açıklandı, hava kirliliğinde ilk 10’dayız
banner167

Türkiye’nin dört yıllık hava kirliliği ve bu kirlilikten kaynaklanan önlenebilir can kayıpları verilerine odaklanan raporda, Afşin-Elbistan bölgesinde 2020 yılında ilinde SO2 seviyelerinde rekor bir düşüş olduğu, fakat santrallerin açıldığı Haziran 2020 itibariyle tekrar yükseldiği bilgisine yer verildi.

Ayrıca Kahramanmaraş ve doğal olarak Elbistan’ın da; son 2 yıldır havası en kirli 10 yerleşim yeri arasında olduğu vurgulandı.

2017 yılından beri her yıl hava kirliliği trafik kazalarının 6 katından fazla ölüme sebep olduğu belirtilen ‘Kara Rapor 2020: Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri’ raporuna göre, 2019 yılında hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü kılavuz değerine indirilseydi tüm ölümlerin yüzde 7,9’u (31.476 ölüm) ve 2018 yılındaki tüm ölümlerin yüzde 12,13’ü (45.398 ölüm) önlenebilirdi.

Temiz Hava Hakkı Platformu üyelerinden Yuva Derneği temsilcisi Dr. Pınar Özfırat “COVID-19 virüsü pandemisi sürecinde, uzun süre kirli hava soluyan kişilerde oluşan kronik hastalıkların enfeksiyonlara zemin hazırlayarak ne kadar büyük bir sağlık tehdidi oluşturduğunu bir kez daha yakından gördük. Bazı illerimizde, 2016’dan beri hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü’nün yıllık sınır değerlerinin 4-6 katına kadar çıkıyor. 2020 yılının ilk altı ayında kapanan kömürlü termik santraller ve karantina nedeniyle azalan trafik sebebiyle bazı illerde hava kalitesi iyileşmiş olsa da, yeterli yapısal önlemler alınmadığı için kirlilik Haziran itibarıyla tekrar artmaya başlamıştır” dedi.

Platform’un Halk Sağlığı Uzmanları Derneği temsilcisi Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, “2019 yılında hava kirliliğinin sağlık etkilerini hesaplamakta çok ciddi veri sıkıntısı yaşadık. Kanserojen bir madde olan ince partikül madde (PM2.5) 60 ilde yeterli (yılda yüzde 90 gün ve üzeri) ölçülmüyor. Örneğin, 2019 yılında asgari düzeyde bile veri olmadığı için her 5 ilden 1’inde hava kirliliğinden kaynaklanan sağlık etkilerini hesaplayamadık. Acil olarak hem PM10 istasyonlarındaki ölçüm yapılan gün sayısı açısından veri kalitesinin iyileştirilmesi, hem de PM2.5 ölçümü yapılan istasyon sayısının artırılması ve mevzuatta PM2.5 için ulusal sınır değer belirlenmesi gerekiyor” dedi.

Raporda, son dört yıl boyunca ölçüm ortalamalarına bakıldığında düzenli olarak yüksek derecede kirli hava soluyan Kahramanmaraş, Iğdır, Düzce, Manisa, Bursa ve Afyon’da hava kirliliği sorununun çözülmeyen kronik bir sorun haline geldiği vurgulandı.

Platform’un Greenpeace Akdeniz temsilcisi İklim ve Enerji Proje Sorumlusu Onur Akgül, “Son dört yıldır hava kirliliği riskli derecede yüksek olan Elbistan’da, iyileştirme yapıldığı söylenerek tekrar çalışmasına izin verilen Afşin-Elbistan A Kömürlü Termik Santrali’nden her gün siyah dumanların yükseldiğini gösteren görüntüler geliyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan, çevre mevzuatına uyabilmesi için gereken yatırımları yapmamış olan bu santrallerin çalışmasına izin vermemesini istiyoruz. Bölgede çalışan iki kömürlü termik santralin çok yakınına altı yeni santralin daha inşa edilmesi planlanıyor ve sağlık etkileri hesaplanmıyor. Planlanan santrallerin yapılması, şehirdeki hava kalitesini daha da düşürecek, mevcut santrallerin neden olduğu hava kirliliğinden kaynaklanan sağlık sorunlarını daha da artıracak” diye konuştu.

Bölgemizdeki yüksek hava kirliliğinin, aynı zamanda tüm yıla yayılan bir sorun olduğunun görüldüğüne değinilen raporda; Kahramanmaraş ve Niğde’nin son 2 yıldır en kirli 10 il arasına girdiği hatırlatıldı.

Raporda; 1984’ten beri bölgede çalışmakta olan kömürlü termik santrallerin yanı sıra yapılması planlanan 6 yeni kömürlü termik santralin ; (Afşin C, Afşin D, Afşin E, Afşin G, Diler Elbistan (Diler Holding) ve Elbistan (Anadolu Enerji)) ekonomik ömürleri boyunca toplam 12 bin 400 erken ölüme neden olacağının da altı çizildi.