banner136
banner191
banner162

15 çevre ve doğa kuruluşundan termik santral deklarasyonu
banner167

Söz konusu 15 çevre ve doğa kuruluşunun çağrısı, Elbistan-Afşin bölgesini de yakından ilgilendiriyor. Halihazırda 2 termik santralin aktif şekilde çalıştığı bölgede EÜAŞ ve özel sektörün de planladığı çok sayıda termik santral projesi bulunuyor.

BM İklim Değişikliği 26. Taraflar Toplantısı’nda (COP26) ilk hafta tamamlanırken sera gazı emisyonlarına en fazla katkı yapan kömür kullanımını bırakmaya yönelik adımlar ardı ardında gelmeye devam ediyor. COP26’ya ev sahipliği yapan Birleşik Krallık’ın toplantıdaki ana hedefi kömürü geçmişte bırakmaktı.  Konferansın ilk haftasında 46 ülke, ‘‘Kömürden Temiz Enerjiye Küresel Geçiş Deklarasyonu’’ yayımlayarak yeni kömür yatırımlarını sonlandırmak, temiz elektrik üretimini hızlandırmak, elektrik üretiminde kömürden çıkmak ve bu dönüşümden etkilenecek kömür işçileri ve bölgelerini gözetmek taahhüdünde bulundu.

Deklarasyona en çok kömür kullanan ülkelerden Güney Kore, Endonezya ve Vietnam da imza atarak ilk kez kömürü kullanımdan kaldırma ve/veya yeni kömür santrali inşa etmeme sözü vermiş oldu. Toplantıda aynı zamanda 25 ülke ve kamu bankası artık fosil yakıt projelerini desteklemeyi bırakıp yenilenebilir enerji projelerine finansman ve destek sağlayacağını açıkladı.

Türkiye’nin ise ne yeni kömürlü termik santral yapmayacağına, ne de kömürden çıkış tarihine dair bir açıklama yapmadığını savunan çevre ve doğa kuruluşları, yayımladıkları ortak deklarasyonla, “Paris İklim Anlaşması’nı onaylayan ve 2053 için net sıfır karbon hedefini açıklayan Türkiye’nin atması gereken en hızlı ve gerçekçi adımın kömürü en geç 2030 yılına kadar elektrik sisteminden çıkarmak olduğu konusunda hemfikiriz” dediler.

İmzası bulunan kuruluşlar, Türkiye’nin COP26 bitmeden yeni kömürlü termik santral yapmayacağını ve kömürden çıkış tarihini açıklamasını talep ederek, “Geçtiğimiz günlerde yayımlanan ‘‘Karbon Nötr Türkiye Yolunda İlk Adım: Kömürden Çıkış 2030’’ raporuna göre mevcut kömür teşviklerinin kaldırılması ve ‘‘kirleten öder’’ ilkesi çerçevesinde karbon emisyonunun fiyatlandırılması ile en geç 2030 yılına kadar kömürden çıkış doğal seyrinde gerçekleşebilecek. Türkiye 2053 net sıfır hedefinde kararlıysa kömürden çıkış tarihi açıklamak zorunda; çünkü söz konusu rapor gösteriyor ki mevcut politikalarla bu hedefi yakalaması imkansız. Türkiye kömürden çıkış tarihini belirleyip küresel işbirliklerine ne kadar erken katılırsa, bu süreç toplumun geneli için o kadar kazançlı olacak” ifadelerinde bulundular.

Ortak açıklamaya imza atan kuruluşlar ise, Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe), Bilim Virüsü İklim Öncüleri, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, EKOSFER, Fridays For Future, Türkiye Greenpeace, Akdeniz İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği, Kömürün Ötesinde Avrupa (Europe Beyond Coal), Sağlık ve Çevre Birliği (HEAL), Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA), WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Yeşil Düşünce Derneği, Youth for Climate, Türkiye Yuva Derneği ve 350.org olarak sıralandı.