banner136
banner191
            Davullarla, halaylarla yolcu etmiştik ağabeyimi, elinde anamın yaktığı kınası, gözlerde de yaş vardı. Ama gururdandı elbet.
O günden sonra dilimizden eksik olmayan dua daha da arttı. Haberlere bakmaya, hele ki gece çalan telefondan korkak olmuştuk, ya kötü haber alırsak diye. Asker programlarını daha bir merakla izler olduk. Muhabir ücra yerlere gider ailesiyle görüşemeyen erlerle röportaj yapardı. Babam, annem ve ben hiç kaçırmazdık, üniformadan mı bilmem her asker ağabeyimmiş gibi gelirdi bana, hepsine dua eder gururla ve izlerdik.
            Her izlediğimiz asker, dosta güven, düşmana korku veren cümleler kurar, televizyon başında ki bizlerin daha da gururlanmasını sağlardı. Hepimizin eli yüzünde izlerdik, ağladığımızı birbirimize göstermemeye çalışarak, ağlayarak ta izlesek hiç kanal değişmezdi evimizde.
   Ağabeyim sık arayamazdı,  gündüz arar ve kısa konuşurdu. Babam işte olduğu için hiç denk gelemezdi, belli etmemeye çalışsa da için için nasıl üzülürdü, hepimiz bilirdik üzüldüğünü ama ne o itiraf eder, ne de biz yüzüne vururduk.  Babam birkaç dakika süren konuşmayı en az on kez anlattırırdı anneme.
Her yemekte ağabeyimin adı geçerdi, ‘bu yemeği çok severdi’ derdi annem, herkesin boğazına aynı anda takılır hasret denen şey.
   Misafirlikte konu döner dolaşır askerlerimize gelirdi, ağabeyim gibi asker olan kim varsa tek tek nerede oldukları söylenir hepsine dua edilirdi. Nerede olursak olalım dokunsanız ağlayacak haldeydik. Haberlerde sıkıntı yaşandığını duyduğumuz anda, yemeden içmeden kesilirdik. Ancak gelen telefonla bir nebze de olsa rahatlardık.
On yedi ayın bir günü bile adını anmadan, gözlerimizde ki yaş kurumadan geçti de, o son bir ay geçmek bilmedi. Saatlere çok mu baktım acaba? Takvim yapraklarını yırtmak ne zormuş geçmek bilmeyen günlerde. Evde bir telaş, yaz ayının bunaltıcı sıcağında iki dakika oturmuyoruz temizlik yapıyoruz, yemekler yapıp dolaba yerleştiriyoruz. Annem erkenden kalkıyor, ya haber vermeden sürpriz yaparsa diyor, hepimizde sevinç, o anı bekliyoruz.
 Açık olan penceremden toprak kokusuyla uyandım, rüyadayım sandım bu havada gelmez ki o koku. Kapı sesiyle fırladım yataktan. Annem benden daha erken kalktığı için kapıyı o açtı ve çığlık atarak kapattı tekrar. Anlamadım önce,  gelen kim diyemedim, gözlerinde ki korku, hüzün, çaresizlik, yere yığıldı düşmesin diye atıldım tutmak için ama tutamadım, kucakladım daha da ağırlaşan bedenini, ‘açma sakın’ dedi,  açmayınca her şey değişecek gibi,  zor da olsa kenara çekip halıya bıraktım, kendinde olmayan bedenini, kapıyı açtım titreyen ellerimle, kapıda ki komutanla göz göze geldik,  gözleri kıpkırmızı bana bakıyor,  gözlerim saniyesinde doldu bulanıklaştı her yer, düşecek oldum tuttu kollarımdan, dört beş yaş döküldü arka arkaya, kapı eşiğine oturdum, yanımdan geçen hemşireye aldırmadan. Yarı baygın annemi çıkardılar evden, komutan da oturdu yanıma, yere bakan başımı kaldırdı, ‘başını gururla kaldırmalısın, her kula nasip olmaz şehitlik mertebesi’ dedi, avucumu açıp künyeyi bıraktı, sıkıca kavradım, komutanın ellini tuttum buz gibi titreyen ellerini öptüm. Düğümlenen boğazımdan kelime çıkmadı bir türlü, o da konuşamadı, sadece kan çanağı olmuş gözlerimiz konuşabildi.
            Babam geldi başı dik, dilinde “vatan sağolsun” la. En metanetli olanımızdı yine evimizin direği.
On binler yağdı son yolculuğa götürülürken, herkesin dilinde dua, yediden yetmişe, vatan için bir oldu, tek oldu. Ateş sadece bizim eve düşmemiş, bayrağını seven, vatanını seven her eve düşmüş. İçinde kaybolduğum elbisesini giydim, taktım künyeyi, selam verdim resmine.
             Hiç aklıma gelmezdi bu mevsim yağmurun yağması. Ağabeyimin şehadet haberini getirmiş meğer o mis gibi toprak kokusu...
Bir gider bin geliriz yiğidim, sen rahat uyu…
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin 4 yıl önce

Harika bir yazı sevda hanım . Evet vatansagolsun mehmedim sagolsun

Avatar
Hüseyin 4 yıl önce

Kalemine yüregine sağlık. Tüm anaların dıygusuna tercüman olmuşsun.

Avatar
Hacı hüseyin 4 yıl önce

Bu yazı elbistanı aşmış. Ulusal basında okunmalı. Kalemine yüreğine sağllık

Avatar
Sevim 4 yıl önce

Çok duygulu bir o kadar da gerçek bir yazı. Milletçe zor zamanlardan geçerken hissedilenler aynen de böyle.tebrikler....

Avatar
Hilal 4 yıl önce

Tebrik ederim duygularımıza tercüman oldunuz.

Avatar
Mehmet Kartal 4 yıl önce

Tüm askerlerimizin emaneti Allaha. Çok güzel bir yazı olmuş.

Avatar
Dilek coşar 4 yıl önce

Gözyaşları içinde okudum. Rabbim korusun tüm askerlerimizi. Vatanımıza zeval vermesin

Avatar
Serkan 4 yıl önce

Ağlattınız beni