banner136
banner191



 
Bundan on yıl kadar önce, bir ara Elbistan’ın Malatya’ya bağlanmasına ilişkin bir gündem oluşmuş ve bu da bir tartışmanın fitilini ateşlemişti.
Konu gerek basında, gerekse de sosyal medyada yoğun bir şekilde tartışılmış; wowturkey.com gibi forum sayfaları “Elbistan Malatya’ya bağlanmalı mı?” şeklinde anketler düzenlemiş; yarı şaka-yarı ciddi sözler söylenmiş; Malatya milletvekillerine varıncaya kadar pek çok kişi görüş bildirmişti.
Mesela, Elbistan Ziraat Odası başkanı Mehmet Ali Bulut, Malatya'ya bağlanmak için muhtarlara ve bölge halkına çağrıda bulunarak, “Biz Kahramanmaraş'a değil de Malatya'ya bağlı bir ilçe olsak daha çok hizmet alırız” şeklinde konuşmuştu.
Bu ve buna benzer tartışmaların altında da, hep, Elbistan'ın ve Elbistanlıların ezelî hayali yatmaktadır: Elbistan'ın vilayet olması!..
Peki, bu isteğin yeni bir şey olmayıp, bundan 84 yıl öncesine kadar dayandığını bilenimiz var mıdır?
Tarama imkanlarının çoğalmasıyla erişebildiğimiz bu bilgiyi, Son Posta gazetesinin 21 Haziran 1937 tarihli sayısında yayımlanan (s. 4) “Elbistanlılar, kazanın Malatya'ya bağlanmasını istiyorlar” başlıklı yazıdan öğreniyoruz.
Gazetenin seyyar muhabirinin kaleme aldığı ve Elbistan’ın bir de fotoğrafının bulunduğu bu yazıda, ‘Elbistan’ isminin ilk anda bir Arap memleketini çağrıştırdığı; nüfusu ve etnisitesi; coğrafyası; İçmeler; Pınarbaşı ve Ceyhan; ilçenin yol derdi; kalkınma hareketleri; Elbistan belediyesiyle Elbistan gençliğinde gözlemlenen ilerleme; eğitim durumu ve okulsuzluk ile eczane ve jandarma karakolu komutanı ihtiyacı gibi konular ele alınmakta ve tüccarın, yapılan bütün hamlelere rağmen iktisadi kalkınmanın sağlanamamasının sebebini Elbistan’ın Maraş’a tâbi oluşuna bağlamasından bahisle, “Bütün temenni, kazanın Malatya’ya bağlanmasıdır. Elbistan Malatya’ya tâbi bir kaza haline getirildiği takdirde, iktisadi inkişafa mani bütün engeller ortadan kalkacak ve Elbistan faal ve zengin bir kasaba haline gelecektir” denilmektedir.


 
Elbistanlılar, kazanın Malatya'ya bağlanmasını istiyorlar
Elbistan'da çıkan maden-suyu karaciğer, böbrek, barsak hastalıklarını tedavi ediyor
Elbistan'dan seyyar muhabirimiz yazıyor:
Elbistan ismi duyulunca, insan(ın), ilk anda burasının bir Arap memleketi olduğu hatır(ın)a gelir. Filhakika, Osmanlı devleti teşkilatı arasında Elbistan Haleb’e tâbi bir şehirdi; amma, isminin neden, niçin Elbistan olduğu malum değildir.
Maraş’a tâbi bir kaza merkezi olan Elbistan’ın 84 bin nüfusu, 130 parça köyü vardır. Ve bütün bu köylerde ve kazada yaşayan 84 bin insan öz Türk’tür. Kaza dahilinde başka kandan tek bir insana tesadüf edilmez.
Kasabanın bir kilometre cenubundan (güneyinden) bir kayanın dibinden doğan bir su berrak bir nehir halinde akar ve Elbistan’ı ikiye ayırarak geçer, gider.
Kasabanın yakınında çok şifalı bir maden-suyu da vardır [Cela/Ekinözü içmeleri kastedilmektedir. (ÖHÖ)]. Bu su karaciğer, böbrek, barsak hastalıklarını tedavi etmekte, ölüm derecesindeki hastaları şifalandırmaktadır.
 
Ceyhan’ın suladığı ova
Etraf taze söğüt ve kavak ağaçlarıyla doludur. Nehirde bol olarak tatlı su balığı yaşar. Şehirden sonra her yolcunun önüne geniş bir ova çıkar. Bu ovanın ortasında, sağdan soldan aldığı birkaç dere suyu ile Ceyhan nehri bütün heybetiyle akar. Ceyhan bu suretle bütün ovaya bereket bırakarak cenuba doğru uzanır.
 
Elbistan’da yol derdi
Cenubun zahire ambarı sayılan bu havalinin sakinleri oldukça müreffeh yaşarlar. Bilhassa zahire, yapağı, deri ve tereyağın(ın) bereketi halka refah temin etmiştir. Yalnız köylerden, çiftliklerden ve mezru (ekili) topraklardan kasaba pazarına mal sevki oldukça müşkildir. Çünkü, tek bir yol vardır. Ve bu yol, ihtiyacı karşılamamaktadır. Yazın nisbeten kolaylaşan nakliyat kışın temin olunamayacak bir hadde gelir.
Son senelerde Elbistan gençliği büyük bir inkişaf hareketleri göstermeye başlamıştır. Faaliyet günden güne artmış, birçok eserler vücuda getirilmiş, belediye de aynı şekilde bir kalkınmaya doğru hızla ilerlemeye başlamıştır Bu arada nahiye teşkilatına ehemmiyet verilmiş, birçok köylerde muntazam ve kârgir karakol binaları ve telefonlar yapılmıştır.
 
Köylerde mektepsizlik
Elbistan’da maarif hayatı da canlanmış bulunmaktadır. Kazada bir orta mektep ve dört ilk mektep vardır. 130 köyünde ise ancak 12 mektep bulunmaktadır. Kazada ve bilhassa köylerde mektep ihtiyacı her gün bir kat daha artmaktadır.
 
Elbistan’da iktisadi kalkınma
Burada iktisadi bir kalkınma için yapılan bütün hamlelere rağmen iktisadiyat henüz inkişaf edememiş bulunmaktadır. Tüccar, bunun sebebini de Elbistan’ın Maraş’a tâbi olmasında bulmaktadır. Bütün temenni kazanın Malatya’ya bağlanmasıdır. Elbistan Malatya’ya tâbi bir kaza haline getirildiği takdirde, iktisadi inkişafa mani bütün engeller ortadan kalkacak ve Elbistan faal ve zengin bir kasaba haline gelecektir.
 
Mühim bir noksan
Elbistan’ın çok mühim bir noksanı vardır:
Eczanesizlik...
Kasabada senelerden beri iki doktor bulunmasına rağmen bir tek eczane yoktur.
Halk, doktorlardan aldığı reçeteleri, ancak 24 saatlik bir mesafe kat‘ederek Malatya’da veya Maraş’ta yaptırabilmektedir.
Diğer taraftan, kaza jandarma kumandanlığının bir karakol kumandanı çavuşumuz tarafından idare edilmesi de, halka Elbistan’ın diğer bir ihtiyacını, jandarma komutanı ihtiyacını da hissettirmektedir.
* * *
Bu ilginç yazıyı, aynı tarihlerde yayımlanmış, Elbistan’ın imar işleriyle ilgili bir haberle renklendirmek istiyoruz.
Dönemin siyasi-ideolojik havasını yansıtan ve Milliyet gazetesinin 28 Şubat 1934 tarihli nüshasında neşredilen (s. 6) bu yazıda yeni kaymakamın faaliyetlerinden; ortaokulun açılıp yeni okul binasının yapılmasından; okuldaki ‘kooperatif, spor, yardım ve kütüphane’ gibi faaliyetlerden; Ceyhan'dan yararlanılarak bir un ve elektrik fabrikası yapmak için kurulan şirketten; kadınların kıyafetinden ve gençler-evinin çalışmalarından bahsedilmektedir:


 
Elbistan'da imar işleri
Elektrik fabrikası kurmak için bir şirket yapıldı
Elbistan (Milliyet) – Elbistan, bu kazamız, güzel Ceyhan'ın kaynağı ve daha birçok ırmakların geçtiği geniş bir ova üzerindedir. Feyizli toprağı her mahsulü vermeye müsaittir. Asırlardan beri ihmal edilen bu şehirde, cumhuriyetin her tarafta göze çarpan canlı faaliyetlerinin şahidi oluyoruz. Kazaya Gerede'den naklen yeni gelen kaymakam, cidden yorulmak bilmez bir faaliyetle çalışmaktadır.
Her türlü medeni vasıtalardan mahrum olan bu yerde yeni bir hayat uyandırmaya çalışılıyor. Evvela, orta mektebe bu sene kavuşan şehre bir orta mektep binası yaptırmak için faaliyete başladı. Uyanık ahalisinin bu gibi teşebbüslerde fedakârlıktan geri kalmayacağı şüphesizdi. Nitekim de öyle oldu. Her perşembe günü kaymakamlık odasında içtima eden orta mektep komisyonu, mektebin inşaatı için lüzumu olan malzemeyi şimdiden tedarike çalışıyor. Havaların açılmasını müteakip inşaat başlayacaktır.
Yeni açılan orta mektep muntazam bir surette faaliyetine devam ediyor. Mektepteki teşekküller, ‘kooperatif, spor, yardım ve kütüphane’ heyetleri büyük bir varlık göstermektedir. 60 lira ile işe atılan talebe kooperatifi, talebe tarafından mükemmel bir surette idare edilmektedir. Yardım heyeti birçok fakir talebenin kitap ve sair ihtiyaçlarını gidermiştir. Spor kısmı, burada spor hayatını canlandırmak istiyor.
Ceyhan'ın beyhude yere akıp giderek, yolu üzerinde kerpiçten yapılmış ufak ve adi birkaç değirmeni çevirmekten başka bir fayda vermediğini gören müteşebbis idare âmiri, halkı me’mûrîn (memurlar) kulübünde toplayarak, sermayelerini gizli dehlizlerde saklayacaklarına, önlerinde vâsi (geniş-engin) bir servet menbaı (kaynağı) olan Ceyhan'dan istifade ederek, bir un fabrikası ve elektrik istihsal edecek (üretecek) bir fabrikanın tesisine ait bir şirket teşkiline teşvik etti. Ve bunun neticesi olmak üzere, kazanın zengin halkı, derakap, aralarında 60 bin liralık bir şirketin esasını kurdular. İlk iş olmak üzere, bir su mühendisinin celbine (getirtilmesine) karar verildi. Ve bu mühendisin harcırahı için 250 lira derhal toplandı.
Şehirde kadın hayatı pek geridir. Hala eski itiyatların tesiri altındadırlar. Torba çarşaflarla geziyorlar. Orta mektep binasında bir çay ziyafeti tertip edilerek, ilk evvel memur hanımların, yeni hayatta şehrin hanımlarına rehberlik etmek üzere, adetleri mahdut olan mantolu hanımlara iştirak etmek üzere umumi toplantıya davete karar verildi.
Burada, uyanık gençlerden mürekkep bir gençler-evi var, şuurlu bir surette gençliği ve memleketi ilerletmeye çalışıyor. Hasılı, bir kerpiç yığınından ib(a)ret olan bu yerde, medeni hayatın nurlu izleri üzerinde yürünülüyor. Cumhuriyet idaresinin asırları sene yapan mucizevî faaliyetinin burada parlak eserler yaratması ne saadet, ne bahtiyarlık!..



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Muhammet 4 ay önce

Ne büyük tezat, ne büyük çelişki hem ilçenin il olmasını istiyoruzaman hem Elbistan il olmayacak diyen ve parti programında ilçemizin il olacağına dair hiçbir öngörü olmayan bir partiye %60-65 oranında oy veriyoruz.Perhizde lahana turşusu yemek tabiri tam yerine denk geliyor yani.

Avatar
Abarii 4 ay önce

Mesele oraya ya da buraya bağlı olmak değil. Elbistan 1000 yıldır şehir zaten. Selcukluda (emirlerin)şehzadelerin,dulkadirlide beylerin merkezi. Şuan kendinden ayrılıp ilçe olan yerleri alarak il olmayı bekliyor. Hatta tanir, arıtaş,çoğulhan, çardak da ilçe olmayı bekliyor. Öz be öz Türk topraklarınin makus talihi değişecek inşAllah.

Avatar
Nafiz Yıldırım 4 ay önce

Teşekkürler Hakan Bey Kardeşim güzel bir hizmet! Selam ve dualar...

Avatar
Fahri Kılıç 4 ay önce

Hakan bey, ellerinize sağlık tebrik ederim.

Avatar
Cihat Uğur 4 ay önce

Elbistanımız için güzelbir çalışma
Ellerinize saglık kıymetli Hakan ăbim
Nice güzel çalışmalara inşAllah

Avatar
Orhan Saydam 4 ay önce

Ömer Hakan Hocam çok güzel, kaynak bir çalışma olmuş. Başarılarınızın devamını dilerim. İlgiyle takip ediyorum. Saygılar selamlar

Avatar
Muhammet adlı kullanıcıya... 3 ay önce

İl olmasını istemeyen iktidara oy veriyoruz çünkü CHP Hdp pkk ittifakına verecek kadar alçalmadık. İl olmakla, vatanını satmak arasıda kalırsam, ilçem ilçeyken köy olsun devletim ilelebed âlî, emperyalist Batı'nın uşaklarına Allah'ın izniyle geçit yok...