banner136
banner191
NOT: Fevzi Şabik[¹] kardeşimiz ile anlaştık; eski ve iz bırakmış yüzlerce Elbistanlıdan, sayısız adetlerimizden onlarcasını bir şekilde dile getirdiği manzumelerinden birkaçını köşemde yayınlayacağız. Özellikle Elbistan dışında yaşamaya başlamış, orada yıllarını geçirmiş Elbistanlılar ve uzun zamandır gurbette olanlar bunun kıymetini herkesten daha çok bilecek ve her satırını kendine ait nice hatıralarla okuyacaktır. Birincisini takdim ediyorum.(A.B.)

Efkâr bastı memleketi özledim Elbistan’ımı
Hele varayım sılayı rahim, göreyim vatanımı
Bindiğim otobüste bir tane tanıdık olmaz mı?
Şoför yabancı, muavin yabancı, ben yabancı...
 
Dolaştım vatanı, adımladım cadde ve sokak
Tanıdık yüz görmeden bir çayhaneye oturduk
Kirve bir çay demli olsun, moralim çok bozuk
Çay İsmet’in çayı gibi değil, çayın tadı buruk...
 
Yan taburede elli yaşlarında biri süzdü, sordu:
Dayı garibe benziyon kimsin?” ağzına ot koydu
Öylece baktım uzun uzun, gariplik bana koydu
Bin yıldır yerlisiyim, bağırdım eminim ki duydu...
 
Dedi “Kimlerdensin?Şabikliyim Güneşli mahallem
Ben elli yıldır Elbistanlıyım, böyle kabile bilmem
Göşen İmamı, Topal Ali’yi, Baba Hüseyin’i bilin mi;
Karcı Durmuşu, Şabiklioğlu marangoz Durmuş’u,
Şoför tozlu Durmuşu, Corcu Durmuşu? Dedi “Bilmem”
 
Çerkez Mahmut’u, Tapıt Durdu’yu, Şemo’yu bildin mi?
Ha şu Şemo’yu bildim, Fadime bacıyı da bilmem mi
Diğerlerini tanımadım, ben aslen Alışarlıyım ondan
Baktı mahcup olacak, kalktı gitti şöyle usulcadan.
 
Biraz sonra altmış yaşlarında biri daha, “Nerelisin ağam”
Yedi göbek buralıyım, dedi yerlisiyim Şabikleri tanımam.
Kara Kelleyi, Haydaroğlu Kadiri, bilir misin be adam.
Ciğerci Hacı dayıyı, Sünnetçi Nakşi’yi, dedi tanımam.
 
Bunlar yerlisi mi yeni nesil her hal, dedi bilemedim.
Kalaycı Alihsan’ı İdam Ahmet’i, Nizamların İsmet’i
Koboy Feyzi’yi, Taftaf Kadiri.. Sen kimi bilin emmi?
Çitil Hamza’yı, Tırık Hacıyı, Kasap Cuma’yı bildin mi?
 
İlk lokantıcalardan Hacı Bey’i, Ali Arıkan’ı Fethi Bey’i
Hüsamettin Yinanç’ı, Hamido’yu, Koçero’yu bildin mi?
Dedi bilemedim, ben Karahasanuşaklıyım hemşerim
Haklısın gardaş kendi yurdumda öksüz garibim.
 
Bak sana Elbistan’ı anlatayım, zamanın var mı?
Elli sene önce küçük şirin edepli bir şehirdi
Yediden yetmişe herkes birbirini bilir, severdi
Kim Alevi kim Sünni kimsenin umurunda değildi.
 
Sonra aramıza ajan soktular, içimize fitne girdi.
Bir Ehlibeyt gecesinde, gereksiz laflar edildi
Alevi, Sünni, azlık, çokluk laflarla yarışa gidildi 
Pazartesi alevi köylüleri dövüldü talan edildi.
 
Aşiret dükkânları, doğma büyüme Elbistanlı
Olmasına bakılmadan, yıkılıp talan edildi.
Gariplerin bıyıkları saçları yolundu kesildi.
Bu yobazlık bu cahillik, memleketin aklı değildi
 
Kendini bilmez birçok malum köylü bir iki yerli
Bu zulmü, peynirini, yağını getirene reva gördü
Elbistanlı bu utançla yaşayamazdı ayıbını bildi
Aklıselim önder oldu, Alevi Sünni utancı sildi.
 
Sonra ülkemin her yerinde oldu, bizi de buldu
Sağ sol denen, ithal ideoloji bulaşıcı mikrobu
Zemini müsait bulunca olanlar garibe oldu.
Zenginler kaçtı göçtü, fakirler birbirine düştü.
 
Kimi ceza evine girdi okumaya giden de dönmedi
Okumaya giden memur oldu çoğu geri gelmedi
Mersin, Adana, İstanbul, Maraş’a yerlisi göç verdi
Gençler gidince yaşlılarda zamanla acıyla ölüverdi.
 
Elbistan çokça barajlar yapılınca istimlak parası
Birçok nedenden dolayı köylü bulunca parayı
Şehire çok yoğun göç başladı doldurdu burayı
Elbistan koca bir köy oldu, zamanla eritti parayı
 
Yumurtaya, süte, tavuğa, yoğurda, sebzeye para
Garibim düşündü kara kara, bir tarla sat daha
Ne şehirli ne de köylü, ne cahil ne de kültürlü
Bocaladı durdu şehirdeki yerli azınlıkta antika
 
Her şehrin hafızası, anısı hatırası varsa kendince
Sinema tabelası gezdiren Kozanoğlu bir bilmece
Topal Yemliha megafonla “Dilek Sinama’da bu gece
Başrolde Ayhan Işık Belgin Doruk A. Tarık Tekçe...”
 
Şimdi herkes gettosunu oluşturmuş coşuyor
Kültürünü geleneğini âdetini bildiği gibi yaşıyor
Tefecilik, tinercilik, esrar, gayrimeşruluk artıyor
Aklını kullanan vatandaş evlatlarını kolluyor
 
Evladına gücü yetmeyen saçın başını yoluyor.
Oto kontrol yok, ayıp diyen yok, kimse tanımıyor
Hayat pahalı, geçim zor meslek yok, olmuyor.
Köyde mutluydu, şehirden göçek, avrat koymuyor.
 
İki arada bir derede garibim ne kosan dolmuyor
Çare okumakta, okutmakta, kanaatle sabırla oluyor
Köylü milletin efendisi ya unutursan bak olmuyor.
Yerlinin çoğu köylü, sindire sindire şehirli oluyor.
 
İşte böyle gördüm Elbistan’ı söyleyecek lafım çok da
Korkarım zülfü yâre dokunur sonra gelecek hafta
Sala veriliyor, sordum bildin mi kimlerden bu mevta
Bilemedi, ben de bilemedim dedi başka köylü!
.................................................................................................



[¹] Feyzi ŞABİK: 1953 yılında Elbistan’da doğdu. Babası Şabiklilerden Marangoz Durmuş Efendi; annesi Türkköyü’nden Muhacir Hacı Hanefi Eren’in kızı Gamzail Hanımdır. Gamzail Hanım’ın annesi meşhur öğretmenler Ali ve Ömer Arıkan’ın ablası ve Öğretmen Gülten Derinöz’ün teyzesidir. İlkokulu Atatürk İlkokulu’nda, ortaokulu MHL’nde okudu. Liseye devam ederken ikinci sınıfından ayrılıp sınavını kazandığı Jandarma Meslek Yüksek Okuluna kaydoldu ve 1975 yılında mezun oldu. 20 yıl hizmetten sonra Kd. Bş. Çvş. olarak 1995 yılında emekli oldu.
Afşinli Fotoğrafçı Celal Güneş’in kızı Öğretmen Remime Hanım ile evlidir. Gökçe Çiçek ve Alp Kutay isimli iki evlatları, bir de torunları var. Ankara’da ikamet etmektedir. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet DOĞAN 6 ay önce

Elbistan'ın durumunu ne kadar güzel özetlemişsiniz. Maalesef gelinen nokta budur. Elbistan dışında GARİBİZ, Kendi memleketimiz Elbistandada YERLİ GARİP olduk. Elbistan'da ŞİŞMAN BİR KÖY.

Avatar
İlhan Özcan 6 ay önce

Hocam size ve Feyzi beye teşekkür ederim, ne yazıkki gerçek bu yapacak bir şeyde yok Allah sağlık sıhhat versin, bu vesileyle bende hangi kabileden olduğumu yazyımda konseptte uysun, Keluyuplar kabilesindenim herkese selamlar.

Avatar
Kızılcobalı 6 ay önce

Acı gerçekler. 7 göbek Elbistanlıyım ama her seferinde hangi köylüsün diye sorulduğunda köyüm yok demem garipsenir hale geldi. Elbistan artık köylülerden soruluyor. Kızılcobada celalı olman lazım yoksa işin zor

Avatar
murtaza 6 ay önce

ayrımcılık yapmayın.herkes bu memleketin ekmeğini yiyor.size de yaşadığınız şehirde aynı duyguları yaşatıyorlar mı lütfen

Avatar
Ahmet Arzu 6 ay önce

İncitici

Avatar
Salih Kılınç 6 ay önce

Köylü vatandaşlarımız da şehirli vatandaşlarımız da baş tacımızdır. Önemli olan " iyi insan " olabilmektir. Toplum olarak , hemen hemen her alanda 1980 sonrası hızla değişen sosyal ilişkiler-teknolojik dejenerasyon-plansız yapılaşma ve nüfus artışı-taklitçilik-israfçılık-bencillik gibi olumsuzluklar, eski geleneklerimizin ve kültür değerlerimizin etkilenmesine neden oldu...Bu olumsuzlukların yaşanmaması için de milli ve manevi değerlere sahip çıkılarak, eğitimin ciddi şekilde sağlanması gerekir. Ne yazık ki eğitim sistemi de bu düzende " yap-boz " kargaşası ile gerçek niteliğini kaybetmiştir. Atatürk İlkeleri ve Cumhuriyet değerleri çerçevesinde, Köy Enstitüleri ruhuyla, gerçek-samimi değerlerimize sahip çıkma yerine, yapmacık gösterişlerle toplumumuz öz değerlerinden uzaklaşmış durumdadır...Yeni nesil elbette bu dejenerasyonun farkında değil ; eskiler ise yaşadıkları doğru ve güzel değerlerle, şimdiki durumu karşılaştırınca, haklı olarak üzülüyor, büyük özlemle anıyorlar...Saygılar.

Avatar
Serap Şabik Çakmak 6 ay önce

Ağbicim her Elbistan'a geldiğimde aynı hisleri yaşıyorum.Hepimizin duygularının tercümanı oldun kalemine yüreğine sağlık

Avatar
Tahsin şabik 6 ay önce

Ağam yüreğine sağlık gerçek Elbistan ı çok güzel dile getirmişin