banner136
banner191

İki ortak düşünün, iki sanayici, iki zengin… Elli yıllık ortak olsunlar.

 

Sanayici olmadan önce aç gezecekler, boş gezecekler değildi ya birer meslekleri vardı elbette; birine terzi diyelim diğerine çiftçi.

 

Daha önce birbirini hiç tanımayan, memleketlerinin arasında bin kilometreden fazla olan bu iki insan aynı yerde askerlik yaparken arkadaş olurlar; belki de askerken ellerine geçen “fırsattan” sonra…

 

Hani 6-7 Eylül 1955 olayları vardır. Derinlerin tahriki ve önderliği ile ayaklanan halk, İstanbul’da özellikle Rumlara sonra Ermeni ve Yahudi azınlığa ait iş yeri, ev ve ibadethanelere saldırır. Kapan kapanın elinde, yaptığı yapanın yanında kalır. Ondan fazla insan öldürülür, 4 bini aşkın ev, bini aşkın işyeri, 73 kilise, 26 okul, kısaca aralarında fabrika, bar, otel dâhil 5.300’ün üstünde mekân tahrip edilir; yağmalanır. Onlarca kadına tecavüz edilir(*).

 

Fırsat dediğim, işte bu olaylar sırasında doğar, kafadarlara…

 

Kafadarlar, söylenti bu ya Kapalıçarşı’da asayişi sağlamakla görevlenenler arasındadır. İkisi birlikte bir kuyumcu dükkânının önünden geçerken dükkân sahibi bir Ermeni (belki de Rum) onları içeri çağırır. Korkudan gözleri fal taşı gibi açılmış halde “Çocuklar, bakın bu torbanın içinde kilolarca altınım, mücevherlerim var. Alın bunları saklayın; bu kargaşa bittikten sonra getirin; yarısı size anamın ak sütü gibi helal olsun…” der. Onlar da getireceklerine dair söz verince torbayı teslim eder. İsim alıp verdiler mi bilinmez; kuyumcu çaresizliğinden mi güvenmiş, yoksa “Nasıl olsa hepsi gitti gidecek, belki yarısını kurtarabilirim…” düşüncesiyle mi hareket etmiş o da bilinmez, ama güvenmiş ve nesi varsa teslim etmiş…

 

Anladınız değil mi?

 

Evet, öyle yaparlar ve alıp giderler. Gidiş o gidiş…

 

Bu olaydan yedi sekiz yıl sonra Kafadarlar, birden ortaklaşa kurdukları şirketlerin ve fabrikaların sahibi ve zengin iş adamları olarak ortaya çıkarlar…

 

Ben hasbelkader onları çok iyi tanıyan birileri ile tanıştım. Aynı yerde yıllarca kaldık. Dengine gelince içlerinden biri şöyle bir hikâye anlattı. (Hani kafadarların birine “terzi” dedim ya, bu yüzden anlatılan hikâyeyi terziye ve onun mesleği ile ilgili araçlara uyarlıyorum.)

 

Bir memlekette ekmeğini iğnesi ile kazanan, kendi halinde bir terzi varmış. Bir gün dikiş dikerken makinesinin iğnesi kırılmış. Yedeği de olmadığından çırağını gönderip aratmış, nihayet sadece bir yerde bulmuşlar. Bulmuşlar; ama iğne için istenen fiyat çok pahalı gelmiş. İçi titremiş adeta… Yabancıların tekel oluşturduğunu, böylece kendisi gibi ülkemizin kazıklandığını, artık milli sanayinin kurulması gerektiğini düşünmüş ve hem kendini hem de ülkeyi sömürülmekten kurtarmaya karar vermiş. Birden -evet birden, hemen, en kısa zamanda- dikiş makinesi fabrikası kurmuş…

 

Parayı nireden aldın laa?..

 

Aa bir de ne görsünler, bizim terzi ile çiftçi o fabrikaya, sonra kurulan başka fabrikalara ortak değiller mi?

…………………………………………………………..

(*) Merak edenler Google’a “6-7 Eylül olayları” yazıp aratınca ve/veya http://tr.wikipedia.org/wiki/6-7_Eyl%C3%BCl_Olaylar%C4%B1 adresine ve dipnotlarına bakınca istediğinden çok bilgiye ulaşabilir.)

 

-Pazartesi günü buluşalım-

● TERK EDEN ELBİSTAN–1

● TERK EDEN ELBİSTAN–2

● TERK EDEN ELBİSTAN–3

(Üç Cilt Toplam 816 Sayfa; 25 TL)

●ELBİSTANCA

(Kahkahalarla okunan sözlük… Büyük Boy, 350 Sayfa; 15 TL)

İSTEME VE İLETİŞİM İÇİN:

İstediğiniz Kitap(lar)ın Bedelini

Arif Bilgin’in;

0199-312 78784-5001 Numaralı Elbistan Ziraat Bankası

ya da 5185615 Numaralı Posta Çeki hesabına Yatırılıp

Adresinizi aşağıdaki e-mail adreslerinden birine bildirmeniz yeterlidir.

[email protected]

[email protected]

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
f 8 yıl önce

sonuç: kimmiş bu sonradan olma fabrikatörler?

Avatar
kelebek 8 yıl önce

esas olayın kokenıne ın de altından kımlerın cıktıgını halkımızda ogrensın... (((Sayın Kelebek, işin kökenine inmek isteyenlere ipucu olsun diye yazımın dipnotunda bir iki link verdim. Bakanlar bir hayli bilgi sahibi olacaklardır. Ayrıca Google arama motoruna "6-7 Eylül olayları" yazmak binlerce bilgiye ulaşmak için yetip artacaktır... Selamlar. A.B.)))