banner136
banner191

27 Ekim günü Saat 17’de Büyükşehir Belediye otobüsü ile eve dönüyorduk. Bindiğimde otobüste çok sıkışık olmasa da koltuklar ve aralar seyrek de olsa doluydu. Ön bölümün ortalarında ayaktaydım. Az sonra sağ ön taraftaki dörtlü koltuktan birisi inince, benim yanımda duran 17, 18 yaşında, gürbüz yapılı delikanlı, koltuğun yanında duran iki kızın oturmalarına fırsat vermeden “Gençler, oraya bey amca otursun” diyerek dikkatlerini çekti; onlar da bana yol açtılar, oraya vardım, bitişik koltukta oturan genç bayandan izin alarak oturdum. Yüzüm otobüsün arkasına bakıyordu.

Bir durak sonra karşımızda oturan iki kişi inince, yanımdaki bayan oraya geçti. Böylece tam karşımdaki koltuk ile yanım boşalmıştı. Bunu gören az önceki delikanlıGençler, ön tarafta iki yaşlı bayan ayaktalar. Oraya onları oturtabilir miyiz?” dedi. Kimi “Buyursunlar” derken kimi de homurdandı. Yaşlı bayanlar gelmek istemeyince karşıma kızlardan biri, yanıma da orta boşlukta, öğrenci olduklarını sandığım üç dört gençten bize yakın duran bir genci davet ettim. O oturdu. Bu arada yanımızda arada duran kızlar, onlardan yer vermelerini isteyen genci kızmış olmalılar ki “Geri zekâlı! Gençlermiş! Kendisi sanki büyük adam…” gibi sokranırlarken orta boşlukta duran gençlerden bir ikisi kızların bu konuşmaları üzerine “Ne genci lan!”, “Ne karışıyor ki” gibi laf atmaya başladılar. Benim hizamda ama öteki tarafta oturan bir kadın kızlarla konuşmaya başladı:

‒ Kızım neden geri zekâlı diyorsunuz? Kötü bir şey mi yaptı o?

‒ Ama ne karışıyor o? Biz görürsek yaşlılara yer vermez miyiz?

‒ İşte görmediğiniz için size seslendi ya!

Az önceki gençler laf atmaya devam edince sürekli hakarete uğrayan delikanlı cevap verdi:

NE VAR BUNDA. GENÇ DEĞİL MİSİNİZ?

‒ Ne karışıyorsun sen?

‒ Kimsin sen?

‒ Konuşma lan!

‒ SEN KONUŞMA!

‒ Ulan şimdi senin..

‒ NE YAPARSINIZ?

‒ Bittin sen, bittin artık!

‒ ASIL SEN BİTTİN.

‒ Ulan senin ananı …..!

Bu küfür üzerine delikanlı kendini kaybetmişçesine “Adam mısınız siz adam mısınız lan; adam mısınız?” diye bağırarak saldırmak istedi. Araya girenler, özellikle o kadın engelledi. Kavga başlamadan bitecek gibi olmuştu. Yanımda oturan genç ayağa kalkıp, “Ne konuşuyorsun lan sen…” gibi bir şeyler söyleyerek saldırmaya kalkıştı. Engellemeye çalıştımsa da başaramadım. Hücum etti. O da cevap verdi. Ötekiler de kızlara rağmen saldırdı. Kızlar sağa sola devrildiler ve kaçıştılar. Tam benim başımın üstünde patır kütür, vuruşmalar olduğu için ben ayağa kalkamayıp öylece kalakaldım. O sırada ne olupbitti, kim kime vurdu hiç göremedim. Bir ara sakinleşince güç bela araya girdik. Ayırdık. Bu sırada ötekiler yine ağıza alınmayacak küfürlerle saldırdı. Koridor olduğu için ikişer üçer gelemiyorlardı. Öne geçen, ya tekme sallıyordu ya yumruk. Delikanlı da gelene göre tekme ve yumrukla savunuyordu. DelikanlıAdam mısınız siz, adam mısınız?” diye bağırıyor, ötekiler küfür ve tehditkâr laflar söylüyorlardı. Bir sonraki durakta otobüs durunca orta boşluktaki ve benim yanımdaki genç hep birlikte indiler. İçimden “Saldırganlar gitti, kavga bitti” dememe kalmadı “Önden geliyorlar, kapıyı kapat!” diye bir çığlık duyuldu. Meğer gençler kurnaz davranıp, ön kısma daha yakın olan delikanlıya saldırmak için orta kapıdan inip ön kapıdan binmeye başlamışlar. Bunun üzerine yanımda duran kadın atılıp delikanlının önüne geçti. Oradaki birkaç kişi, sanıyorum şoför de gençlerin binmesini engelledi. O kadın da son ineni itekliyordu. Hangisi olduğunu tam görünmüyordu; ama o genç, inerken, tam kapı kapanmak üzereyken o kadının suratına şiddetli bir tokat attı. Kadın da cevap vermek istedi; ama kapı kapanmıştı. Bu nasıl işti? Çocuk denilecek yaştaki bir genç, annesi yaşındaki bir kadına tokat atıyordu. İçim ezildi, adeta kahroldum. Otobüsteki delikanlı çıldırmış gibi saldırmak istedi; ama yine o kadın engelledi. Otobüs devam etti. Polise telefon edenler oldu. Kadın yerine oturunca “Yoksa bu delikanlı sizin oğlunuz mu?” diye sordum. O da “Evet, oğlum. Bana küfrettikleri için bu kadar sinirlendi…” dedi.

Bir iki durak sonra yolcu indirmek üzere durunca, yolculardan biri “O gençler takip ediyor, sakın kapıyı açmayın” dediler. Şoför de hemen kapattı. Ne ile gelmişlerse kapıda bitivermişlerdi. Bunun üzerin o kadın da telefonunu çıkartıp polisi aradı. İnecekleri yeri söyledi. Delikanlı şoförden kamera kayıtlarını nasıl temin edeceklerini sordu. Şikâyetçi olacaklarını ifade ettiler.

Vay bee ne günlere kalmışız! 17, 18 yaşında bir genç, annesi yaşında ve kavgayı ayırmaya çalışmaktan başka bir şey yapmayan bir kadına tokat atabiliyordu.

-Her pazartesi yeniden buluşalım-

ELBİSTANLI HANIM ŞAİRLER / 1847-2015

(272 Sayfa, 10 TL)

● ELBİSTANCA

(Kahkahalarla okunan sözlük… Büyük Boy, 350 Sayfa; 15 TL)

● TERK EDEN ELBİSTAN–1

● TERK EDEN ELBİSTAN–2

● TERK EDEN ELBİSTAN–3

(Üç Cilt Toplam 816 Sayfa; 25 TL)

İSTEME VE İLETİŞİM İÇİN:

İstediğiniz Kitap(lar)ın Bedelini

Arif Bilgin’in;

0199-312 78784-5001 Numaralı Elbistan Ziraat Bankası

veya 5185615 Numaralı Posta Çeki hesabına Yatırılıp

Adresinizi

aşağıdaki e-mail adresine bildirmeniz yeterlidir.

[email protected]

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet Arkan güzel 6 yıl önce

Hocam bu sizin ak partinin eseri hiç sokranmayın boşuna.14 yıllık eğitimci olarak söylüyorum bunu.... (((Hayret demek 14 yıllık eğitimcisiniz, öyle mi? Ben de 33 yıllık eğitimci olarak soruyorum!)))

Misafir Avatar
şekerci 6 ay önce @Ahmet Arkan güzel

14 yıllık egitimci sen 2 kaz dahi güdemezsin her şeyin sebebini ak parti ye baglaman saçmalık senin o sevdigin partinin masum çocukları ünüversitelerde terör estiriyor işte senin egittigin gençler bu olsa gerek.

Beğenmedim! (0)
Avatar
mustafa kılınç 6 yıl önce

Bu durum eğitim tecribesi veya tek başına popilist bir siyasi söylem değil.. Bahse konu coğrafya geniş bir değişim ve başkalaşım içinde.. buna doyumsuzluk mu dersiniz,kültür erozyonu mu dersiniz isim vermek zor. Bahse konu kuşak biz ana babaları olarak eğitmenlerin eseridir. Bunların öğretim ve toplum içindeki öğrendiklerinin sunumu ise sizlerin eseridir. ister 1 yıllık ister 30 yıllık eğitmen olun.