banner136
banner191

(((NOT, aşağıda konu ile ilgili açıklama yapılmıştır, ilgililerin dikkatine. A.B.)))

Hani Kışla Caddesi"nden ayrılıp Taşburun"a doğru giden bir yol vardır. Kavşak"tan ayrıldıktan az sonra sizi dik bir rampa karşılar. Rampanın bitimine doğru güzel bağlarıyla ünlü Taşoluk mevkiine veya Cezaevine dönersiniz…

İşte bu rampanın ortalarında iki elektrik direği var ki, Allah korusun şiddetli bir fırtınada devrilirim diye bas bas bağırıyor…

Biri rampayı çıkarken, sağda Dolunay Apartmanının tam önünde, diğeri de ona bağlı olarak bir aşağısında…

Orada yol ve kaldırım çalışması yapılırken tefsiye etmek amacıyla olsa gerek, direklerin dibindeki toprak alınmış. O kadar alınmış ki, direkleri dikerken, eşilen çukurun içine tutması için doldurulan beton blok bile dışarıda, hatta havada kalmış. Her geçen gün de o havadaki beton blokların altındaki toprağı aşındırıyor ve zayıflatıyor; haberiniz olsun!

Allah göstermesin, o iki direğin de şiddetli bir fırtınaya veya bir yer sarsıntısına dayanacaklarını sanmıyorum.

İşlek, iki tarafı da aralıksız dizilmiş apartmanlarla dolu ve çocukların ister istemez oyun yeri olarak kullandıkları cadde üzerinde olmaları göz önüne alınarak bir an önce ya yeniden dikilmeli, ya da o bölgenin elektrik tellerinin yer altına alınmasına öncelik verilmelidir…

Diğer ikisi

Ümmet Baba Camii"nin yayına gidiniz ve çirkinliği görünüz!

Cami"nin batı tarafına geçip bakınız; biri Caminin cümle kapısına yakın duvarının dibinde, diğeri türbe duvarının dibinde aralarında 12-13 metre olan, iki çirkin, paslı, üzerleri olmadık demir ve tellerle doldurulmuş iki elektrik direği görürsünüz.

 

Ümmet Baba Camii ve iki çirkin elektrik direği; 15 05.2009

Dünyanın hiçbir ülkesinde tarihi eserler bu kadar hor ve bu kadar çirkin durumda bırakılmaz. Türkiye maalesef bu alanda da son asırda sınıfta kalmıştır. Elbistanlıların ise -çok azı hariç- tarihi eserden, ecdat yadigârından, bunların öneminden, nasıl korunacağından neredeyse haberleri bile yok! Bakın etraflarına, çirkinliği, pisliği, rezaleti görün ve ne demek istediğimi anlayın…

Allah rızası için, zaman kaybetmeden, hemen bugün o iki direği sökün.

(Muhterem yetkili; "Nasıl olsa yer altına alınacak.." diyorsanız, ben de size 45 senedir neden bunu görmediniz derim! Yukarıda anlattığım ve devrilme tehlikesinden dolayı öncelik istediğim iki direk gibi buraya da öncelik verin. Günümüz teknolojisiyle bir günde halledilebilecek işlerdendir…)

Aslına bakarsanız, bugüne kadar Ulu Cami"nin de Ümmet Baba Cami"nin de en az otuz metre çevresine inşaat izni verilmemeliydi! Çevresi boşaltılıp tamamen yeşillendirilmeli ve araba trafiğine kapatılmalıydı! Onların sarsıntılarının ne kadar zarar verdiğini, ömürlerini ne kadar azalttığını kimse düşünmüyor bile… 17. Dönem milletvekillerinden H. Avni Güler, Ümmet Baba"nın önündeki binalar yapılırken mahkemeye başvurmuş ve önünün açılmasını sağlamak amacıyla buradaki yapılaşmanın engellenmesini istemişti; ama maalesef başaramadı. Ne kadar güzel olurdu oysa…

Bu bağlamda Ulu Camii"nin önünden geçen yolun araç trafiğine kapatılmasını teklif ediyorum. Yetkililerden rica ediyorum. Orada yatay geçide ille ihtiyaç varsa, bunun için dünyada eşi bulunmayan bu tarihi eserimize kıymayınız; mesela burası kapatılıp Atatürk ilköğretim okulunun arkasındaki yol işler hale getirilebilir…

Hükümet, son beş yıl içinde 3.300"ün üzerinde tarihi eseri restore etmiş veya onarmıştır. Çok şükür bu hizmetten Elbistan da faydalanmış ve Ulu Camii ile birlikte Ümmet Baba ve Kızılcaoba Eski Camii baştan ayağa restore edilerek ömürlerine ömür katılmıştır. Elbistan"daki yöneticilerimize düşen iş de bunları korumak için gerekli her tedbiri gönlümce almaktır…

AÇIKLAMA:

TEDAŞ Arıza sorumlularından Cemal AVCI Bey, yazımızı okur okumaz söz konusu ettiğimiz Taşburun’a giderken tırmandığımız rampanın üzerindeki iki direkle ilgili olarak telefonla şunları ifade etti:

— "Direklerin yerde 180 santim saplı kısmı vardır. Şu anda açığa çıkanlar 40-50 santim kadarıdır ve hiç tehlike arz etmemektedir; sadece, belediyenin kaldırım yapmak için çalışmaları sırasında açığa çıkan bölümüyle bir görüntü çirkinliği oluşmuştur. O direkleri, kepçelilerle dozerlerle gönüllü yıkmak veya sökmek istesek bile öyle birkaç saatte olacak iş değildir. Dolayısıyla fırtınayla falan yıkılması söz konusu olamaz…"

Ümmet Baba’nın duvarı dibindeki iki direğe gelince Sayın Avcı, birinci telefon konuşmamızı kapatmadan önce "Hocam şimdi gidip bakacağım, inceledikten sonra cevap vermek üzere size dönerim.." demişti, gerçekten on, on beş dakika kadar sonra yeniden aradı ve şu bilgileri verdi:

— "Hocam, evet o iki direğin kalkması gerek. Bunun için, Foto Renk’in oradan o direklere kadar giden hattı yer altına almamız gerekecek. Ödeneğimiz bugün yarın gelecektir. Gelir gelmez o işe bakılacak ve direkler kaldırılacaktır. Bu şekilde bizleri uyardığınız için teşekkür ederiz.."

Eğer söyledikleriniz gibiyse asıl biz teşekkür ederiz Cemal Bey, iş anlayışınızdan, dakikliğinizden ve medeni tavrınızdan dolayı…

&

● TERK EDEN ELBİSTAN–1 (8 YTL)

● TERK EDEN ELBİSTAN–2 (8 YTL)

● TERK EDEN ELBİSTAN–3 (8 YTL)

Terk Eden Elbistan Takımı(Üç Cilt Toplam 816 Sayfa): 20 YTL

 

● E LB İ S T A N C A - (10 YTL)

(Büyük Boy, 350 Sayfa)

Kör Edilen Serçeler (5 YTL)

İSTEME VE İLETİŞİM ADRESİ:

İstenen Kitap(lar)ın Bedeli

Arif Bilgin"in;

6420 0575196 Numaralı Elbistan İş Bankası

veya

5185615 Numaralı Posta Çeki Hesabına

Yatırılıp

Gönderilmesi İstenen Adres

Aşağıdaki E-Mail Adreslerine

ya da Telefondan Birine Bildirilmesi Yeterlidir.

[email protected]

[email protected]

[email protected]

0 505 498 59 41

0 344 415 22 82

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
M.Mustafa KAR 12 yıl önce

Sayın Hocam; çevre sorunları ilgilendiğin için sonsuz teşekkürler. Zaten sizin gibi bir öğretmene de bu gibi işler yakışır. Bir önceki yazınızdaki "O DULDA YER KALDIRILMALIDIR" başlıklı yazınızla ilgilenen oldu mu İlgilenmedilerse bahsettiğiniz olayın vebalini nasıl ödeyecekler. Bir de Kral Camii diye bildğimiz caminin bahçesi ve içinin tertip düzenin normal olmakla beraber, çevresi (doğusu, batısı ve güneyi)nin durumu içler acısıdır. Doğu tarafta satıcıların özellikle de balıkçıların attığı pis

Avatar
Adil Kaan 12 yıl önce

Sayın Hocam: Bir elektrik direğinin toprağa kaç santim gömüldüğünü dahi bilmediğin halde neden ilgililere telefon bile edip gerekli açıklamayı almadan köşe yazısı yazdınız. Türkiyede her şey yerli yerinde miki, Elbistan'da da olsun.
Bu tip gözlemlerini, muhattablarıylarıyla paylaştıktan sonra netice alamazsan kamuoyuyla paylaşmamanyın daha doğru olacağını düşünüyorum.
İnsanları mahkum etmeden önce, ifadesine baş vurduktan sonra kararımızı açıklasak daha adil davranmış olmaz mıyız.
Hep berabe

Avatar
r maral 12 yıl önce

arif bey toplumların kimlikleşmesinin en önemli bürhanlarından biri de tarihi eserleridir ve bu tarihi eserlere gösterdikleri hürmettir. bizim ülkemiz malesef kasıtlı olarak bu eserlerin bakımsızlıktan ve ilgisizlikten dolayı bugünkü görüntüye ulaşması sağlanmıştır. dar direde baktığımız zaman elbistandaki tüm kimlikleşmemizi sağlayan eserlerin istisnasız hemen hepsinin çevresi çok yakışıksız hiçbir mimari değeri olmayan yapılar topluluğu haline gelmiş ve eserlerimizi adeta boğmuştur. ulu camini