banner67
Sayın KASKİ yetkilileri, YOSUN, SUYUN DİBİNDEKİ MİLDEN, TOPRAKTAN ÜREMİYOR. Üniversiteden alınan bilgiye göre bu durum biliniyor olmalı. Şu anda belediye fen müdürü olan, merhum Hamza Akbaş döneminde de Fen Müdürlüğü yapan Cebrail Çatalbaş şunları söyledi: “Gölün içinde iki aynı dönemde de dozerle çalışmalar yaptırdım, kesin olarak şunu söylüyorum, Pınarbaşı’nın zemini en üstteki köprünün oralar hariç, oralar bataklık, bende kadar tamamen düz kayalıktır. Kayaların çatlaklarından su kaynamaktadır.” Ben de bu noktada tüm Elbistanlıların korkusunu tekrarlayarak sadede geleceğim: Taş serimi bu çatlakları kapatırsa olanlar olur, suyun önemli bölümünü kaçabilir.
 
Ceyhan’ın suyunda yosun (alg) vardır. Elbistan’ın yerli ailelerinden dostumuz Şükrü Salt, yıllar önce suları kontrol etmek için yaptığı deneyi şöyle anlattı:
 
‒ Ben hangi su içmek için daha uygundur düşüncesiyle Pınarbaşı’ndan, Taşburun’dan, Mekân’dan ve Çiçek köyünden (şimdi bilmiyorum; ama o zamanlar Çiçek dâhil birçok köye Ferhatpınarı’ndan su getirilmişti. A.B.) bizzat giderek birer şişe su aldım. Bunları birer kaba aktarıp uygun bir yere bıraktım. Bir zaman sonra önce Pınarbaşı’nın su yosun bağladı, sonra Taşburun’un, sonra Mekân’ın en sonunda az miktarda Çiçek’in suyu yosun bağladı.
 
Sadece bu deney bile sizlere çok şey anlatıyor olmalı. Demek ki Pınarbaşı göledinin dibine taş serimi yaparsanız orada da yosun üreyecek ve zamanla çoğalıp bugünkü halini alacaktır. TAŞLARI SERİNCE BİNLERCE YERDEN KAYNAYAN SUYUN NE KADARI KAÇAR, NE KADARI KAYNAMAZ OLUR; ARTIK ALLAH BİLİR.
 
Yıllar önce TEÜAŞ’taki müdürlerden Şükrü Bey’in yeğeni Kemal Salt, sırf Pınarbaşı’nın yosun problemini çözmek için dört profesör ile irtibat kurar, Elbistan’a davet eder, onlar suyu incelerler, alınması gereken tedbirleri şöyle açıklarlar: “Yosunu engellemek mümkün değildir. Kimyasal ilaçlarla, dibini kazıyarak engelleneme çalışmaları asla doğru değildir, üstelik doğal güzelliğini de bozar. En iyi çare BİR BİÇME MAKİNESİ İLE SUYUN 70-80 CM ALTINDAN YOSUNU BİÇMEK VE TOPLAMLAKTIR.” Kemal Bey durumu aktarmak için o dönemin belediyesi ile görüşmek ve misafirlerini bizzat götürerek onlara anlattırmak ister; ama kabul edilmezler. Buna rağmen Kemal Bey TEÜAŞ’ın katkıları ile bu makineyi yaptırır, belediyeye verir. Bir süre Pınarbaşı’nda çalıştırılır. Büyükşehir olunca 2 yıl kadar önce KASKİ’ye verilir. Onların da bir süre çalıştırdığı biliniyor; sonra daha iyisini yaptıracağız diye götürülür ve bir başka makine getirilir. Hatta üzerinde Büyükşehir Belediye Başkanı da poz vermişti. Bu makine bir türlü biçme-temizleme işi yapamaz. Öylece atıl durmaktadır.

Bu gelişmeleri 4 yıldan beri Pınarbaşı’nda işletmecilik yapan Arif Doğan’dan dinleyelim:
 
Hocam, ben 4 yıldan beri Pınarbaşı’nda işletmeciyim. Daha önce Elbistan Belediyesi’nin delme takma sal gibi temizleme aracı vardı. O araç, 3 günde yosunları biçiyordu; en az 3 ay yosun problemi olmuyordu. Temizlik işi Büyükşehir Belediyesine geçtikten bir süre sonra şatafatlı bir şekilde ve medya önünde 250 milyar (bin olsa gerek) liraya yaptırdıkları ve günde 90 litre mazot yakan temizleme aracı getirdiler. Getirdiler, ancak o makine su üzerindeki pisliği alıyor yosunu biçmiyordu. Kendileri de bunun işe yaramadığını kabul ettiler, ama hala aynı makinede ısrar ediyorlar. Şimdi de taş mı sereceklermiş dibini mi kazıyacaklarmış ne edeceklerse, Pınarbaşı’nı öldürmeselerdi. Valla Hocam suyu kaçırırlar diye korkuyorum. Doğasıyla oynamasınlar. Eski makine bence en birinci çözümdür.”
 
Durumun sancısını çeken hemşehrilerimizden Said Karaman, arkadaşı Zonguldak Karaelmas Üniversitesinde Hidrobiyoloji Prof. Dr. Mustafa Sözen ile temasa geçerek yapılacak taş serimini anlatır. O da hem Said Bey’e, sonra benimle irtibat kurarak bana şunları söyledi:
 
‒ Sucul ortamlarda yosun oluşumu suyun kimyasına ve ortamın ekolojik şartlarına bağlıdır. Suda fazla yosun (doğrusu alg) gelişimi varsa bunun öncelikli nedeni göle fazla organik madde ve en önemlisi de fosfat girişi olmasıdır. Bu olaya terim olarak ötrofikasyon denilir. Gölde ötrofikasyon (organik madde girişi) engellenmeden yosunlarla mücadele mümkün değildir. Bununla mücadele yöntemlerinden birisi dipte biriken organik maddenin çekilmesidir. Ancak bunun yerine dipteki organik madenin üzerine taş sermek bana göre çok geçici bir çözüm olur. Sonra bu taşlar organik madde ile kaplanır ve yine yosunlanma başlar. Ben bugüne kadar gölün tabanına taş sererek yapılmış bir ötrofikasyon mücadelesi okumadım. Bahsedildiği gibi zemin zaten taş ise bunun üzerindeki tortuyu temizlemek aynı işe yarayacaktır. Bir de burası bir doğal su kaynağı. Burada oluşan doğal şartlara adapte olmuş, orada oluşan yosunlarla meydana gelen ortamda yaşaması gereken çok özel türler barındırıyor olabilir. Bir doğal ortama zemini komple taşla kaplamak gibi aşırı ve doğal olmayan bir insan müdahalesi ortamdaki bazı türlere zarar verebilir ve zemindeki pek çok canlının yuvasını bozabilir.
 
Özetle. Öncelikle yosunu 70-80 cm aşağıdan biçen ve toplayan makineyi çalıştırmak şart olmuş. İkincisi tabanda biriken çamur/ mil dediğimiz organik maddelerin temizlenmesi yapılabilir; alttaki kayalık zemin ortaya çıkartılınca olduğu gibi bırakılmalıdır. TAŞ SERİMİ ASLA YAPILMAMALIDIR. İleride yosunlar tekrar bugünkü duruma gelirse eski makine ile 3 günde biçmek ve 3 ay yosunsuz kalmak ve böylece devam etmek.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hilmi MEYDANAÇAR 7 ay önce

Emeği geçen uğraşan her kesi kutluyorum. Yapılması gerekenin dışında ne varsa yapıyorlar. İşin ucunda rant varsa hemen. Taban balçığının temizlenip yağmurdan oluşan sel suyuyla gelen çamu engellense mis gibi olur. Eski su zaten yok birde taş serecekler ruhuna fatiha.

Avatar
Ahmet 7 ay önce

InşAllah bu yazıyı büyük şehir dikkate alırda Ceyhan imizi katletmişti.

Avatar
süleyman koral 7 ay önce

hocam daha önce tv de dinlemiştim yanılmıyorsam beyşehir gölünün tabanını mırıktan temizlemek istemişler suyu kaçırmışlardı Elbistan'daki su zehirlenmesinin sebebi de fason kuyuların çevresindeki balçığı temizleme hevesinden başka bir şey değildir

Avatar
Cumali KARAKOÇ 7 ay önce

Konu aynen anlatıldığı gibi...Yapılması gereken budur. Kaski Elbistanımıza modern bir arıtma tesisi kazandırsın, boş avam projeleriyle, doğa katliyamı yapmasın...

Avatar
muhammmet 7 ay önce

Sesden hızlı giden füzelerle 10 yılda marsa yolculuk yapan ve orada koloni kurmaya uğraşan insan oğlu bilimin doruğuna ulaştığı halde biz neler le uğraşıyoruz. YAZIKLAR OLSUN

banner115