banner108
                    Yeni kurulacak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde bürokratik oligarşiye değil, demokratik merkezin hakim olacağı, milletin devletine uyanalım.  Bu yeni sistemde hak edenin hakkını bulduğu bir ülke haline gelmesi için çalışan bürokrasiye ihtiyaç vardır.  Türkiye herkesin Türkiye’si oluncaya kadar mücadeleye devam etmeli.

                    Zor coğrafya da yaşamanın bir faturası vardır.  Burada faturayı kabul edenlerle yola gitmeli. Kim siyasete ahlak, adalet, dürüstlük, şeffaflık katıyorsa, kim ülke çıkarından başka hiçbir menfaat düşünmüyorsa onların yanında yer almalı.  Safımız akıl, ahlak ve hukuk olmalı.

Gençler de ülke ilgili derdi olanı bulmalı, onları dinlemeli. Gelecekte bu dertlerle kendilerinin de karşılaşacaklarını bilmeli. Memleket sevdalısı olanları iyi anlamalı ve ona göre yol almalı gençler.  Her zaman mazluma dost, zalime hasım olmalılar.

Özel sektör; ekseriyetle acımasız, fırsatçı ve çalışma koşulları zor.  Bu nedenle özel sektörde çalışma şartları acımasızların insafına bırakılmamalı. Özelde iş gücü fazlalığı bahane edilerek düşük ücret verilmekte ve iş güvencesi yok edilmektedir. Bu durum özel sektörü güvenilmez kılmaktadır. Onun için özel sektörün çalışma düzeni güvenilir hale getirilmeli. 

Özel sektörde kalitesizliği ve verimsizliği kimse sırtında taşıyamaz ve taşımaz.  

                     Kamu da ise düzenli maaş, gelecek kaygısı yok, iş güvencesi ömür boyu garanti, yıllık izin, yaz tatili, mesai tıkır tıkır.  Tabi ki yatan değil, çalışan, emek veren hakkını almalı.  Konfora, Kurnazlığa yatanlar, deli numarası yapanlar, kasten iş yapmayanlar bedelini ödemeli.  İş yapmıyor, bana sıkıntı getiriyor diye iş verilmeyenin ve beceriksizlerin aşırı iş güvencesi yanlış. Ya yapacaklar yada gidecekler...!  Bu millet bunlara katlanmak zorunda değil.  Böyle bir yapı; çalışmayı ve başarıyı ödüllendirmediği gibi yetenekleri köreltmekte, durağanlığı ve verimsizliği beraberinde getirmektedir. Milyonlarca işsizin olduğu ülkemiz de ve asgari ücretle zor şartlarda geçimini sağlayan milyonların olduğu bir devlette iş yapmadan çok yüksek maaş alan memur ve işçinin olması adaletsizliktir. Bu da ayırımcılıktır, hırsızlıktır, haksızlıktır ve terördür.

Devlette kalitesizlik ve verimsizlik ciddi bir yüktür. Fatura 81 milyona çıktığı için kimse farkına varmıyor.  Ama devlet bu yüklerden kurtulmalı.     

   Yeni sistemde işini layıkıyla yapanlar, kuralları güzel uygulayanlar olmalı.  Kamu da keyfiliğe, ayırımcılığa, kayırmacılığa son verilmeli. Kurumları değersizleştirenler, iş bilmez ama bilir gibi yapanlar, hak diyeni alaya alanlar, maksimum ücret fakat asgari iş yapma kurnazlığı ile sorun oluşturanlar problemleri çözemezler. 

Özel sektörde işletmenin kapısından sokulmayacak birçok kişinin kamu da vazgeçilmez hale getirilmesi yanlıştır.

                     Çalışana aptal diyenle yola gidilmez. İsminin önüne etiket koymaktan başka hüneri olmayanlarla işler yürümez. Yanlış insanlarla doğru işler ve doğru hayat yaşanmaz.

                     Bu kadar genç işsiz varken faydasız, yatarak veya işe gitmeden zaman dolduranların mutlaka  değerlendirilmeli, resen emekli edilmeli ve devlet yükten kurtulmalı. Havuz hikayeleri bitmeli, yararsızsa yararlı hale dönüştürülmeli. 

                     Boş işlerle uğraşanları, slogan atanları, sızlananları, karamsarları bırakıp yeni fikirler üretenlerle, ülkeye faydalı olabileceklerle yola devam etmeli. Nüfuzunu kötüye kullanabileceklere yer verilmemeli.

                     En azından küçük bir rahatsızlığımızda dahi doktor seçiminde gösterdiğimiz titizliği memur ve yönetici seçiminde göstermek zorunda olduğumuzu bilmeliyiz.

                     Eğitimden -ekonomiye, sağlıktan- güvenliğe, yargıdan -askerliğe, tarımdan- maliyeye kadar birçok alanda yeni sistemin, yeni kabinenin iyi bir gelecek sağlayacağına inanıyorum.  Sosyal refahın tüm ülke genelinde tam sağlandığı bir yönetim sisteminin olmasını diliyorum.

                     Bu ülkenin sınırlarında, sokaklarında birileri kan akıtırken, can verirken, şehit düşerken; hepimiz, her birimiz ‘’vatan-millet devlet’’ ekseni ne gerektiriyorsa onu yapmalıyız.  İhtiraslar, hırçınlıklar,  o senin adamın bu benim adamım söylemi bitmeli.

Herkes önce kendini düzeltmeli.

Yeni sistemde devlet kaynaklarını doğru kullanmalı, düzgün çalışmalı. Devlet hazinesi helal yollarla dolmalı, doğru yollarda harcanmalı. Zorbalığa varmayan sertlikte ve zaafa dönüşmeyen yumuşaklıkta yönetilmeli devlet.

Ve sorun oluşturanlarla değil, çözüm üretenlerle yola devam edilmeli... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kemal 5 ay önce

Eskiside ayni yeniside...

banner111

banner124

banner116

banner115