banner136

Din sadece ibadet değil de temizliği, doğruluğu, yardımlaşmayı, insan onurunu, canlılara saygıyı, yaratılana sevgiyi emrederken nerelerde ve hangi zamanlarda yitirdik ki bu kavramları bir gözle görülmez, tanımlanamayan ve ismi bile yine aciz insan iradesi ile covid-19 olarak bırakılan bir virüs canlısı bizlere hatırlattı temizlik ve diğer unutulan kavramları.

Yardımlaşma, düşküne kol kanat germe, paylaşma duygularını din emrederken bizler hangi çıkarlar uğruna görmezden geldikçe bunun sonucunda bulaşıcı bir musibet ile can korkusuyla, yakınlarımıza musallat olunca veya bizlere ulaşması korkusuyla başladık kendimizi inzivaya alıp hem kendimizi hem yakınlarımızı koruma davranışlarına.

Evlerimize, çocuklarımıza ve yakınlarımıza televizyonlar, sosyal medya araçları, internet mecrası ve bizzat kendimizle soktuğumuz yanlışlar, ahlaksızlıklar, insan olmanın gereğinden uzak yaşam biçimleri ile haram kazanç, hak edilmeden ulaşılan imkânlar ve çalışmadan kazanılarak getirilen türlü maddi olanakları soktuğumuzun şuurunu ne zaman ve hangi yollarda yitirdik ki bir mikroskobik yaratılmış canlı her şeyi ve herkesi es geçerek hepimizi evlerimize hapsetti.

Yaratılıştan bugüne kadar ulaştığımız zirve noktalar, üst düzey imkân ve olanaklar, teknolojik, fiziki, tıp, zevk ve haz olanaklarının sarhoşluğunda israfa, şuursuz tüketmeye, zevk ve safa içerisinde yüzerek yetimin hakkını, komşunun hakkını, düşkünün ve mazlumun hakkını nasıl görmezden geldikte zengin fakir ayrımı yapmadan hatırlatmaya başladı hepimize korona.

Erdemli insan, güzel ahlaklı insanlar topluluğu, doğruluk, dürüstlük, temizlik, insanlara faydalı olma, iyi insan olma, yardımlaşma, paylaşma, yararlı olma, erdemli toplum ve ideal toplum arayışı yolculuğunda tüm bu kavramları zevk, haz, çıkar, maddi ve manevi şahsi istek, arzu ve ihtiraslar uğruna birer birer ağır geldiği ve yük olduğu için bıraktığımızı nasıl tüm dünyaya anlatıverdi bir virüs.

Yaratanın verdiği akıl ve idraki kullanarak ulaştığımız çağımızdaki imkân ve olanakları insanlığımızdan çakarak insanlığın yok edilmesi, tabiatın ve doğanın katledilmesi, diğer yaratılmış canlıların yok sayılması ve öldürülmesi uğruna fütursuzca kullanırken görünmez bir canlı ah alırcasına nasıl her şeyin anlamsız olduğunu hatırlatmaya başladı tüm insanlığa. Daha birçok insanlık dışı, insanca olmayan eylemlerin tüm dünya genelinde listesini yapacak olsak ömür yetiremeyiz belki ama sadece tüm dünya insanlarının değil tüm dünya canlılarının duyulmaz ahlarının topluca yaratıcıya ulaştığını düşündüğümüzde yaşadığımız sıkıntıların, belaların ve musibetlerin az bile olduğunu algılayabiliriz.

Bir taraftan aciz irademizle, şaşkınlıklarla, şüphelerle, ne yapacağını şaşırmış insan toplulukları halinde temizlik ipine sarılmışken diğer taraftan küresel salgının küresel boyutlarını seyrederken, hala geleceğe yönelik kurgulamaların güç savaşları ortasında bir proje virüsü, bir insanlığa sabotaj teorisi, yaşlı nüfusu azaltma teorisi ve diğer teorilerle birlikte çağımızın yeni yaşam biçimi olacak olan 5G teknolojileri üzerinden komplo teorilerine kafa yorarken, yaratıcının yarattığı aslolan insanlık çizgisine dönmeyi dünya canlıları olarak hiç aklımıza dahi getirmeden, tevekkülden uzaklaşarak başka ufuklar aramaya ve başka umutlara sarılarak başka sanal güç noktalarına tapma psikolojisine doğru yol alıyoruz.

Varlığın ve kâinatın yaratılmış olanaklar tüm canlıların ötesinde tüm insanların ortak hak ve ortak mirası iken belli bir azınlığın dışındakilerden saklanması, ellerinden alınması, ihtiyacı olduğu halde kapitalist dünyanın çıkarcılığında karşılıksız sunulmaması, dünya mazlumlarının, dünya yetimlerinin, dünya çocuklarının ve savaşlardan, açlıktan, susuzluktan, yoksulluktan ve yoksunluktan can veren dünya çocuklarının ahları, vahları, haykırışları, iç sesleri, yaratıcıya havaleleri ile tüm dünyanın nasıl birden bire bir iç muhasebeye girmesine, çaresizce çareler aramasına, acizliğini görmesine sebep oldu insanın üç boyutlu yaratılmış gözüyle görülmeyen duaların, görülmeyen yaratıcısının yarattığı, ortak kâinatın görülmeyen bir canlısı.

İnsanlık olarak attığımız değerleri toplamalı, topladığımız çöpleri atmalı, yolda yitirdiklerimizi bulmalı, aklederek, düşünerek, sorgulayarak ve insanlığımızı yeniden kurgulayarak silkelenmeli ve insanlığımıza dönmeliyiz.

Şairin;

“Yok’a çıkmak değil asla bir alamettir ölüm,

Düşünme toprağa dönmekten ibarettir ölüm.”

Dediği gibi geldiğimiz toprağa dönüş yolculuğumuzda insanlığımızdan evrilmeden, gevşemeden, cıvımadan, cibelmeden, bükülmeden, yumuşamadan, ayrışmadan, öldürmeden, yok etmeden, yaşatarak ve yaşayarak, erdemli insanlar ve nihayetinde erdemli toplum olma yolunda onurluca ve insanca yaşayarak kendi iç dünyalarımızda insanlık miracına yükselerek, fertler olarak kendi iç dünyalarımızda ve yüreklerimizde dirilişi, uyanışı ve baharı filizlendirip çiçeklendirerek ilerlememiz dünyaya iyiliği ve güzelliği, baharı ve insanlığın yüceliğini, miracını getirecektir.

İnsanlığın salgınla, hastalıkla, virüsle savaştığı bugünlerde insanlığın asıl savaşı yaratılıştan bugüne iyiliğe, adamlığa ve yaratılıştaki insanlığımıza özgürlük içindir, insanlığın onuru içindir. İnsanlığa can çekiştiren insancıklara, insanlardan nemalanan ve beslenenlere, ruhunu ve karakterini şeytana teslim edenlere ve karakterini insan siluetindeki şeytanlara satanlara karşıdır bütün insanlığın savaşı.

İnsanlık olarak yaratılış saflığından saptığımız, duruluğumuzu bulandırdığımız, mutasyona uğrayarak başka başka insancıklara dönüştüğümüz, maddiyatı ilahlaştırarak yaratıcı rolüne başka araçları koyduğumuz ve bunun sonucunda türlü musibetlerle cebelleşirken aciz irademizle yokluğun ve yoksunluğun idrakine varmaya çalıştığımız bu günlerde;

Ağaçların çiçeklendiği, toprağın yeşerdiği, bütün varlıklar için uyanış, diriliş ve yaradılışın simgelendiği, yeni gün, bahar bayramı, nevruz bayramı ile insanın yüceldiği, güzel ahlakın tamamlayıcısı peygamberin miraç günü, yaratılanın yaratanla buluştuğu bu kutlu günde, toplum olarak yaratılışımızdaki insanlığımıza, iyiliğimize, tertemiz yaratılmış olan insan yüceliğine erişmemizi, dirilmemizi, arınmamızı ve insanlık miracına yükselmemizi diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Zekeriya 6 ay önce

Sayın yazar, miraç peygamberimizin arşa çıkması değil, gördüğü rüyayı anlatmasıymış.İlahiyatçı Cemil Kılıç söylüyor.Efendimiz bir rüya görüyor ve yakın çevresine anlatıyor.

Avatar
Ahmet 7 ay önce

Ah şu insanlar birde münafikliği terketseler.Yani yüzüne başka arkasindan başka konuşanlar olmasa bak o zaman herşey kendiliğinden düzelir.

Avatar
İbrahim Yılmaz 7 ay önce

Müdür bey, korona sebebi ile eve kapanınca daha fazla okuyor ve düşünüyoruz. Sabırla inşAllah bahsettiğiniz dirilişi yaşarız. Mersin'den

Avatar
Nizamettin 7 ay önce

Diline yüreğine saglık kardeşim seninde mirac kandilin kutlu alsın inşAllah.

Avatar
Bekir D. 7 ay önce

İyiliklerden uzaklaştık, kötü ne varsa yapıştık. Hala akıllanmıyoruz. Düşünmüyoruz idrak etmiyoruz sonuçlarını da çekiyoruz. Kaleminize sağlık

Avatar
Mesut KAYA Malatya 7 ay önce

Ağzına sağlık Sayın Hocam insanlığın uyanışına vesile olur inşaAllah selamlar

Avatar
elbistanlı 7 ay önce

İnsanlığın en büyük sorumluluğudur kişisel rahatlıklar uğruna dünyanın yok edilişine sessiz kalmamak. insan insanlaştıkça dünya düzelecek. saygılar, teşekkürler

Avatar
Bekir D. 7 ay önce

İyiliklerden uzaklaştık, kötü ne varsa yapıştık. Hala akıllanmıyoruz. Düşünmüyoruz idrak etmiyoruz sonuçlarını da çekiyoruz. Kaleminize sağlık