banner67
Geçen İzmit’ten bir hakim dostumuz gelmişti. Meslekten ve mektepten dolayı bir çok hakim ve savcı tanırım ama bu arkadaşımız farklı. Hukukun insan yönüne çok dikkat eder. Hukuku sadece teknik bir mesele olarak görmez. Hukukun insani cephesini ihmal etmez. Bu nedenle hukuktaki dramları, trajedileri içinde hisseder. Haksızlığa uğramış insanlarla ilgili bir yandan hukukçu olarak adaleti tesis etmeye çalışırken diğer yandan da insan olarak acılarına ortak olur.
Faruk Erem bir Ceza Avukatının Anıları kitabında “Suçluyu kazıyın altından insan çıkar” diyor. Bu arkadaşımız mahkemeye yolu düşen her insana önce insan nazarıyla sonra yargının bir süjesi olarak bakar. Bundan olsa gerek ki yüreğinde biriktirdiği çok adli öykü var.
Bir çayevinde oturduk sohbet ettik. Öyle adli öyküler anlattı ki, hem ibretlik hem de iç burkan öyküler. Bunların içinde yoğunluk kazanan sosyal medya ve sohbet sitelerindeki iletişimle başlayan, sonra bir trajediye dönen öyküler. Sohbet sitesinde arkadaş bulup onunla chatleşirken yakalanan dört çocuk annesi ev hanımının kocası tarafından bıçakla paramparça edilmesi mi dersiniz. Yine internetten tanıştığı kişiyle fantezi gerçekleştiren bir ailenin sonradan şantaja dönüşerek cehenneme çevrilen bir ailenin hayatı mı dersiniz. Sadece filmlerde, romanlarda olacağını sandığım olayların gerçek hayatta olmasına çok şaşırmıştım. Cahillik, gaflet ve hata ile başlayan süreçlerin insanları nasıl akıl almaz acılara sevk ettiğini gözüm dolarak dinledim.
“İnternette herkes istediği kişi olabilir. Asıl zorluk kişiler gerçek dünyada tanıştığında başlar” diye bir söz var. Hayalle, fantaziyle, sanalla başlayan bir öykü trajik bir sonla bitmekte, tatlı bir rüya kara bir kabusa dönmektedir.
Arkadaşım anlattıkları New York Times gazetesinde yayımlanan bir gazete haberini çağrıştırdı.
Nort Carolina Üniversitesindeki bir profesör, kendini Çek asıllı bir fotomodel olarak tanıtan kişiyle internetten sürekli yazışır. Sonra Çek model olduğunu belirten kişi profesörü Bolivya’ya davet eder. Profesör Bolivya’ya gittiğinde onu bulamaz. O kişi profesöre telefon ederek Brüksel’e fotoğraf çekimleri için geldiğini, uçak bileti göndereceğini, bu arada Bolivya’daki valizini de getirmesini rica eder. Profesör Brüksel yolculuğu esnasında yapılan kontrolde valizdeki uyuşturucuyla birlikte yakalanır ve tutuklanır. Gazete haberinde profesörün görüştüğü kişinin bırak fotomodel olmayı kadın bile olmadığını yazar.
Diğer yandan sosyal medya üzerinden kendince eleştiri yapan ama siyasi polemiklerin konusu olan nice kişi disiplin cezaları, memuriyetten atılma, hapse atılma gibi faturası oldukça ağır bedeller ödeyebiliyor.
İnternet, sosyal medya, sohbet sitelerini kullanan kişilerin yazdıkları, paylaştıkları şeylerin bir gün deşifre edilebileceğini, dijital ayak izlerinin hiçbir zaman silinmediğini, gerektiği zaman hemen gündeme gelebileceğini hesaba katmaları gerekir.
Diğer taraftan internet, sosyal medya, sohbet siteleri gibi hayatımıza giren ve sosyal dokuyu, kültürü ve aile düzenini bozan, büyük trajedilere yol açan adli vakalar incelenerek, devletin sanal alemle ilgili gerekli tedbirleri alması gerekir. Kötü niyetli insanlara meydan verilmemesi, saf insanların uyarılması gerekir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Gözükara 4 gün önce

Sayın Hocam, toplumun kanayan yarasına parmak basmışsnız. Maaalesef gerçek bu. Bırak internette yazışmayı, konuşanın da dinleyenin de dikkatli olması gereken bir süreçten geçiyoruz. Güzel yazı için tebrikler hocam.

banner1

banner27

banner57