banner136
Sorma Gitsin!..
‘’bir gurbet şiiri’’

Anlatamam yurdumu, yok bir yolu yordamı,
Titreyen dudağımı, beyhûde yorma gitsin!
Boğazımda düğümken sinemde taştır gamı.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Çözdüm tasavvurunu; hasret uzun bir dehliz.
Gurbet ceremesi su; sen bir göl ve ben deniz.
Firkatin deryâsında boğulmuşum bendeniz.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Sor bîaman gurbete, ne çok umduk yarını,
Sor, hemşehrilerimin bağrındaki hârını.
Altun olsa istemem yad elin baharını!
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Dimâğıma tebelleş özlem başımı eğer,
Gayrısında yaşamak yaşamamakmış meğer!
Benzetiyse niyetin dârıdünyâdan eğer;
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Unvânı ilçe fakat bir hayli ilden büyük,
Zâtına muhabbetin îzâhı dilden büyük,
Alıp gelmek isterim; hacmi gönülden büyük!
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Fehâmetli bilakis kibirsiz bir vilâyet,
Mehâbeti vurmuştur dağlarına nihâyet.
Tahassür ateşinde yakma beni, kabul et;
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
İnsanlar sâkin ammâ çarşı-pazar pürtelâş
Pınarbaşı’nda dolaş, her dem feraha ulaş …
Sorma! Hangi kelâmla anlatayım arkadaş?
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Bir yandan güneş vurur duyulurken kar sesi,
Üç iklime kesişim, yedi bölge gözdesi.
Bu diyâr tabiatın yeryüzüne müjdesi.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Ufacık çocuklarız dev ova beşiğimiz,
Hududundan çıkınca bundandır paniğimiz.
Ciğerler biraz kirli, kalpler ise tertemiz,
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
 
 
Uzaktakiler kasvetli; vuslatlık yâr gibi.
Şar Dağı ovasına şirin zülfüyâr gibi.
Cennetten kalgımış acuna bir diyâr gibi;
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Top peşinde koşturur al yanak afacanlar,
Hoşbeş eder ihtiyar münevver babacanlar,
Muhabbetle tutuşan dört mevsim soba canlar,
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Bilir misin mânâlı günler birliğimizi,
Yâhut cenazelere koşup geldiğimizi?
Hele bir de düğünde dernekte gör sen bizi!
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Büyüklerim yetişmiş köylerde bucak bucak,
Buğday arpa içinde serpilip başak başak,
Bir naylon üzerinde esmerce kavrularak,
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Kilimlerce dizilmiş sonsuz sayısız tarla,
Zerzevatlar ıslanmış alından düşen terle,
Ciğerleri yalayan pancarlı bukelerle,
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Parmakları nasırlı, cemi mahzun çifçiler,
Öte sene harmandan verimli mahsul diler.
Elde bel, belde kürek; terini yene siler.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Kayısıdan üzüme meyveler vere vere,
Atıfetler bahşetmiş; ağaç-toprak ha bire.
İklimi elverişli; en çok da şâirlere.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Ölümlü bedenleri ölümsüzce yaşarmış,
Ebedi sevdalar bu topraklarda yeşermiş.
Ceyhan’ı âşıkların gözyaşları eşermiş.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Rivâyetim var: ‘’kalem’’ buralıdır buralı,
Şâir eder adamı baş ucunda çıralı.
Karac’oğlan, Karakoç, bahtlarından yaralı.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Şâirlerin yüreği okyanuslardan derin,
Şiirlerde patenti en müessir kederin,
Fabrikası burada mânîdar türkülerin,
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Ulu Câmi asırlar boyudur ezan okur,
Taşları kâffesiyle zamana meydan okur,
Heybetiyle yüreğe ihtişâm nakşı dokur.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Melikler bucaklara ordularını dizdi,
Elbistan’ı mâzînin sahîfeleri çizdi,
Betikler ötelerden bu coğrafyayı yazdı.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Höyük bergüzar edip kaybolmuş gitmiş Hitit,
Moğol duman edilmiş ayak bastığı vakit.
Elbistan’ım tarihe, tarih de o’na şahit,
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Dulkadir’e başkentlik etmiş mûtenâ mülki,
Harplere ev sahibi karayazılı mevki,
Ezilse de sararıp solmayan beren bitki,
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Osmanlı’ya sultanlar gelin verdi Elbistan.
Yavuz’a Gülbahar’dan genin verdi Elbistan.
Mükrime ve devletin beyi Fâtih Mehmet Han.
Bambaşka Memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Belen’de uzun mühlet şehri izler durursun,
Keyfine doyamazsın, hoşça sızlar durursun.
Dolanır manzarana esrârengiz bir füsun…
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Ceyhan’ın kıyısına efkârla kurulurum,
Suyu akar durulmaz ben bakar durulurum.
Kaybettiğim sükûnu tek lahzada bulurum.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Nükteli nazîreler dolanır kahvelerde,
Meczup fotoğrafları durur çerçevelerde.
Latîfe tadı kat’i olmalıdır şekerde.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
 
Toprağının altı da üstü gibi cömertti.
Künhü gerisin geri kara elmas kökertti,
Fabrikası sebâtla cereyanlar üretti.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Elbistan’ım emsalsiz, canda yeri apayrı,
Ördeği kuşu bir hoş da beşerî apayrı.
Parkı, Millet Bahçesi, caddeleri apayrı,
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Dünyanın en çok huzur nakil eden limanı:
Elbistan’ın Kaynarca adlı lâtif ummânı.
Övünmek gibi olsun, en doğal hakkım yani!
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Yılan gibi kıvrılan çaylar nehirler gümrah;
Kâh yazın sularında yüzerim akşam sabah,
Kâh kışın kıyısında gezerim birkaç fersah,
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Dağları, yaylaları düzengâhının süsü;
Binboğa’nın Berit’in karlar dâim örüsü,
Güney Yılanovası, kuzey Sultan Korusu.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Nisan gelir Söğütlü, Sarsap yırtar göğsünü,
Koyunların kırkılır mayıs sonunda yünü,
Kovalar haziranda günebakanlar günü,
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Kundaktan¹ yetiştirip kundağa² salmış erce,
Ülkeye bahşettiği asker polis binlerce.
Nice şehit ardında feryat figan günlerce…
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Tarih ihtisâsında Mükrimin Halil Yinanç,
Ne yorgunluk bilirmiş ne iki dirhem usanç,
Budur; alkışa mazhar, hürmete şâyân inanç.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Daha nice yetişmiş: kadı, aydın, efendi,
Elbistan esâmîsi pek çok yerde bilindi.
Mevkisi Kafdağı’nın arkasında kalandı.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
 
 
Böler nehir ortadan, kavuşamaz dağ dağa,
Alacalı doğası çeşni sunar dimağa,
Engin coğrafyasında haiz zengin mutfağa,
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Şahit olsan; kengerler yamaca serilince,
Arılar öbek öbek çiçeğe sarılınca,
İnsanları ‘’Oh!’’ deyi çayıra kurulunca…
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Kınalı keklikleri doruklarda süzülür,
Dağlarına keçiler şirin şirin dizilir,
Ördek kaz ve balığı bir arada çizilir,
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Hak cümle letâfeti Elbistan’a sığdırdı,
Meyveli dallar gibi aziz başın eğdirdi,
Dört cenâh dağ arası erişilmez bir sırdı,
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Ambara elek kondu, bağda kazan kaynarken,
Anam ekmek ederdi, ben yolakta oynarken.
Ömür bitmiş, ayrılık ‘’bitti…bitecek’’ derken.
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Elbistan gecesinden koyu gurbet gündüzü,
Gözüm güneşi bekler; güneş günü; gün düzü.
Zâhir olmaz aydınlık göstermedi gün yüzü!
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Lokman Hekim sayrımın sabır değil çâresi,
Sal gideyim evime, doldu yaşam süresi.
Şayet suâl edersen ‘’yerin yurdun neresi?’’
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Başım yere meyilli attım her bir adımı,
Ahvâlimi görenler me’yûs koymuş adımı.
Sükûnetli vâveylâm Elbistan’a vardı mı?
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Zincifre göz aklarım çağlayanlara gebe,
Bizim elden ezgiler çal mızıkacı çal be!
Üfle behey kardeşim, bıçaklar sapla kalbe!
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
Vehleten alazlanıp biteviye pişmişim.
Alnımdadır çetelem, çizik çizik eşmişim.
Kālûbelâdan beri sâkit kalmaktır işim.
Dil yeûs; gönül muğber…üstüme varma gitsin!
Bambaşka memleket ki Elbistan sorma gitsin!..
 
 
 Kundak¹: Yeni doğmuş çocuğun sarmalandığı bez.
Kundak²: Ateşli silahlarda namlunun altında bulunan bölüm. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin Erdoğan 2 hafta önce

Elbistan’a özel şiirinin 46 kıta olması bambaşka bir detay kalemine yüreğine sağlık can kardaşım.

Avatar
Mudavvim 2 hafta önce

Muhtesem .. Şiir alaninda farkli bi lezzet..farkli bi renk heyecanla yeni şiirlerinizi bekliyorum hocam. . Şimdiye kadar nerelerdeydiniz bu kadar güçlü kelimeler ile yeni yeni zihin dünyamıza doğan şiirleriniz neden okuyucu ile gec tanisti ?
Bilinmeyen kelimelerin alt kisma hepsinin yazilmasini temenni ediyorum .. Başarılar diliyorum. Saygilar

Misafir Avatar
Metehan Çağrı 1 hafta önce @Mudavvim

Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Talebinize önem vereceğim.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Yunus Emre KARAKAŞ 2 hafta önce

Değerli amcaoğlum can kardeşim Metehan Çağrı kalemine yüreğine sağlık başarıların devamını dilerim harika ve mükemmel bir şiir olmuş tam anlamıyla memleketimizi yansıtmış.

Avatar
Nida Davdav 2 hafta önce

Bir memleket, memleketteki insanlar, insanlardaki karakter ve tüm bunlara duyulan sevgi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.

Avatar
Melike POLAT 2 hafta önce

Her kıtası güzel ve bir Elbistanlı için çok anlam taşıyor.

Avatar
Ekrem Erdem 2 hafta önce

Her satırını okudukça hem memleketim hem de yazan güzel hakkında gurur duydum.
Ne cevherler varmış sende dostum Çağrı. Elbistan hasreti,sevgisi ancak bu kadar güzel anlatılır.
Yüreğine sağlık ...