banner67
Gerçek bir dost nasıl olmalı?
Kime dost, kime arkadaş demeli?
Çoğu zaman cevap bile veremeyiz bu sorulara.
Her dost arkadaştır amma, her arkadaş dost olamaz.
Dostluk kalpten kalbe giden bir yoldur.
Mevlana'nın söylediği gibi 
“Dost matematiksel olmalı
Sevinci çarpmalı...
Üzüntüyü bölmeli...
Geçmişi çıkarmalı...
Yarını toplamalı...
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
İşi bitince seni bir tarafa atmamalı...”
“Dost kara günde belli olur”
Atasözümüzden hareketle;
Dostluk bir yoldur.
Gerçek dost yarı yolda koymaz,
Dost, saklayandır, paylaşandır.
Dost, aynı yerde durmak değildir belki.
Dost, aynı yöne bakmak, aynı yöne yönelmek ve yürümektir.
Bu hikâye ortada tokat bile yokken soğan tarlasını satan dostlara gelsin.
Volkan, varlıklı bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya geldi. Yediği önünde, yemediği ise ardındaydı. Yokluk nedir bilmedi. Her istediğine ulaştı. İstediği her yeri gezdi.
Aynı mahallede oturan bir grup arkadaşı vardı. Zamanının çoğunu onlarla geçirirdi. Onlarla ağlar, onlarla güler, onlarla gezer, onlarla yer içerdi. Onlarsız edemezdi. Ona göre can dostlarıydı onlar.
Bir gün babası, bu arkadaşlarını terk etmesini istedi. Onların iyi gün dostları olduklarını üstüne basa basa örneklerle anlattı. Volkan hep arkadaşlarını savundu. Onların can dostları olduklarını belirtti. Onlarsız hayatın anlamsız olduğunu babasına anlattı.
Babası bir gün onların dostluklarını test etmesi için bir koyun kesip torbaya koyduktan sonra, bir cinayet işlediğini öne sürerek kendisine yardım etmeleri için onlara gitmesini tavsiye etti.
Genç delikanlı babasının dediğini yaptı. Bir koyun kesip torbaya koydu. Arabanın bagajına atıp doğruca en samimi arkadaşının kapısına dayandı. Arkadaşına kaza ile bir cinayet işlediğini, bu konuda kendisine yardım etmesi gerektiğini söyledi. Arkadaşı ise:
—    Ben seni tanımıyorum, bilmiyorum, görmedim, diyerek kapıyı suratına kapattı.
Delikanlı yıkılmıştı.
Delikanlı diğer arkadaşlarının kapısına gitse de farklı bir manzara ile karşılaşmadı.
Galiba babası doğru söylüyordu. Ne de olsa gün-görmüş, saçlarını boşa ağartmamıştı. Akşam olup biteni babasına bir bir anlattı. Babası onu dikkatlice dinledikten sonra:
—Benim falan yerde Bekir isminde kadim bir dostum var.
Şimdi de ona git benim selamımı söyle, diyerek oğlunu can dostuna gönderdi.
Genç delikanlı denilen adrese varır. Bekir’i bulur, kendini tanıtır.
Gerçekten bir cinayet işlemiş gibi baba dostundan yardım ister.
Bekir onu dikkatlice dinledikten sonra:
— Evlat! Vakit erken, sen arabanı şu arka tarafa çek.
Akşam olsun hava kararsın senin işini o zaman halledelim, der.
Akşam olduktan, ezan okunduktan, hava karardıktan sonra, içinde güya ölü bulunan torbayı beraberce tarlaya çıkarırlar.
Bekir evden kazma kürek de getirmiştir.
Beraberce bir kuyu kazıp torbayı gömerler.
Bekir:
—Evlat! Bizim buraya insan ölüsü gömdüğümüzü anlarlar.
Sen git manavdan biraz soğan al gel. Buraya soğan ekelim, der.
Delikanlı denileni yapar. Birlikte soğanı da ektikten sonra baba dostundan izin isteyip mutlu bir şekilde evine döner.
Olup bitenleri babasına anlatır. Bir taraftan da sonucu merak eder.
“Dur! Daha bitmedi. Yarın sabah yine git.
Bekir’in ensesine okkalı bir tokat indir!” diye talimat verir.
Ertesi gün delikanlı yine gider ve Bekir’in yanağına okkalı bir tokat vurur.
Bekir, bir taraftan kızaran yanağını tutarken, bir taraftan da delikanlının kulağında ömür boyu yankılanacak olan şu cümleleri haykırır:
“Evlat! Söyle babana biz bir tokada soğan tarlasını satmayız.”
Sahi, böyle kaç dostumuz var bizi bir tokada satmayacak?
Dedikten sonra;
Acaba ne oldu da böyle bir hikâye paylaştın, böyle bir yazı kaleme aldın diyen okurlarım olabilir.
Hemen cevabını vereyim içimde kalmasın:
Olur ya bir gün bizi satmaya kalkan dostlarımız olursa kulaklarına küpe olsun diye!
Bilmem anlatabildim mi?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hacı Ozgen 1 hafta önce

Diline saglik Bekir kardeşim güzel bir yazı anlayana tabi eline ve yüreğine sağlık

Avatar
Elbistan'lı 1 hafta önce

Abi kalemine yüreğine sağlık.Varmı acep şimdi böyle bir tokada soğan tarlası satmayacak bir dost..

Avatar
sevket kara 1 hafta önce

Herkesden dost olmaz bugun dost muttevikimiz dedigimizABD,ALMANYA BRLCİKA,HOLLANDA VS gibi ulkelerden dost olmaz cunku her cesit orgutleri besler ekine silahi tutusturuyor sana dost mermisi olarak kullandiklari teroristlere sıktırıyor bunlari artik biliyoruz ya SU CHP ye veya bu tur medyaya ne diyeceksin iste asil icerden sıkılan dost kursunu vay halimize bekir kardesim kalemine diline saglik selamlar

Avatar
Melek yılmaz 1 hafta önce

Zaman öyle bir zaman haline geldi ki abiciğim satan satana. Çıkar dünyasında yaşıyoruz resmen. Yeter ki ayağın dökezlemesin satan da belli oluyor satmayan da. Rabbim kendinden başka kimselere muhtaç eylemesin bizleri. Kalemine ve ağzına sağlık

Avatar
Emin ARSLAN 1 hafta önce

Soğan tarlasını satmayan Bekir ile adaşlığınız dikkatimi çekti Bekir Abi. Allah bizleri öyle dostlardan eylesin inşAllah.

Avatar
M.s 1 hafta önce

Abi mükemmel olmuş yazınız için teşekür ediyoruz...

Avatar
İLHAN DERELİ 6 gün önce

ELİNE DİLİNE SAĞLIK ABİ GERCEKLERİ AKSETMİŞİN

banner1

banner27

banner57